|
 |
|
|
Operasyon tek başına yeterli değil
Satır Arası / Deniz Sipahi
İnsan böyle zamanlarda ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilemiyor. İçimden bir ses o müthiş öfkeyle askerimizin Kuzey Irak’a girip tüm dünyaya ders vermesi gerektiğini söylüyor, bir diğer ses ise ''soğukkanlı ol'' çağrısı yapıyor.
Türkiye sınır ötesi operasyonu bugüne kadar defalarca denedi.
Sınırları geçen askerler arasında benim de çok yakın arkadaşlarım, dostlarım vardı.
Onlardan dinlediklerim hep aynı sözlerdi.
''Terörü sona erdirmek için operasyon tek başına yeterli değil...''
Yıllar içinde bölgeye defalarca gittim.
Sınırlarımızdaki karakollarda askerlerimizle birlikte sohbet ettik, çay içtik.
Bölge insanıyla konuştuk, tartıştık.
Bu sohbetlerden de çıkan yine aynı sonuçtu.
''Sınır ötesi operasyon yapılır ama terör yine bitmez...''
Çok net ortada ki; PKK Türkiye’nin Kuzey Irak’a müdahalesinden çekinmiyor; aksine bunun gerçekleşmesi için her türlü çabayı gösteriyor.
Böylece Türkiye, Kuzey Irak’ta işgalci bir ülke konumuna düşecek, Talabani ve Barzani’yle karşı karşıya gelecek ve daha da önemlisi Güneydoğu’daki halka mesajlar verilmiş olacak.
22 Temmuz seçimleri için bölgeye gittiğimde bir süreci gözlemlemiş ve bunu da yazmıştım.
Bölge insanı PKK’dan, terörden artık çok sıkılmışlardı.
Ve PKK’ya olan destek giderek azalıyordu.
Daha doğrusu sorgulanıyordu.
* * *
AKP’nin oylarını artıracağı çok net gözüküyordu, DTP adaylarının bağımsız seçimlere girip Meclis’e gitmeleri garanti olmasına rağmen yeterli destek verilmemişti.
Zaten seçimler sonrasında PKK’nın stratejisini değiştirip, toplu saldırılara da yönelmesi bunu çok net açıklıyor.
Dünyada hiçbir hükümet bir ayda 30’un üzerinde kayıp verdiğinde bunu cevapsız bırakamaz.
Ancak gerçekleri de konuşmadan, gerçekler üzerine gitmeden de başarılı bir sonuç alabileceğimize inanmıyorum.
Geçenlerde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, 23 yıldır süren terörle mücadelede, bölücü örgüte katılımların önüne geçilmesinde başarısız olunduğunu söyledi ve ''Başarılı olsaydık, bu mücadele sürecinin bugünlere gelmemesi lazımdı. Bunun için adım atmamız gereken çok konu var'' dedi.
Ben bu tespite çok katılıyorum.
Haziran sonunda Batman’a gittiğimde bir kahveye oturmuş, sohbet ediyorduk.
Bir genç yanımıza geldi.
25 yaşındaydı; 18’inde evlendirilmiş ve üç çocuk sahibi olmuştu. Uzun zamandır işsizdi; PKK onu kandırıp dağa çıkmaya ikna etmiş ama çok kısa süre sonra pişman olup bir yolunu bulup Türk askerine teslim olmuştu.
Pişmanlık yasasından yararlanıp cezaevinden yeni çıktığı günlerde biz de Batman’daydık.
Bana söylediklerini hiç unutmuyorum.
''Çaresizlikten dağa çıktım. Gittiğimde işsizdim, şimdi de işsizim. Yine çaresizim... 150 YTL’lik bir iş bulsam, üç çocuğuma da bakabilirim...''
* * *
Sınır ötesi operasyona karşı değilim; belki de bu karar çok daha önce verilmeliydi.
Ancak Türk askeri Kuzey Irak’a girecekse, uzun süre kalabilecek ve sınırları kontrol altına tutabilecek şartlarda oraya girmeli.
Bu sınır çizgisiyle PKK’nın giriş çıkışlarını kalıcı olarak önlemenin mümkün olmadığı anlaşılmıştır; Türkiye yeni diplomatik atak başlatmalıdır. Hükümet, diğer partilerin desteğini de alarak bölge için yeni bir yatırım hamlesi başlatmalıdır. 150 YTL’ye çalışmaya razı bu gence aksi halde doğrularımızı biz nasıl anlatacağız.
Türkiye sadece askeri değil; siyasi, diplomatik ve ekonomik çözümleri aynı anda düşünmeli ve Türk halkı da bu süreçte çok daha fazla soğukkanlı hareket etmek zorunda.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|