'Muhafazakâr üye' mahkeme başkanı
Anayasa Mahkemesi'nin yeni başkanı seçilen Haşim Kılıç, eşinin türbanlı olması ve tartışmalı kararlar almasıyla tanındı. Kılıç, türbana müdahaleye ve RP ile FP'nin kapatılmasına karşı çıkmıştı
Gökçer Tahincioğlu
Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nin yeni başkanı oldu. Haşim Kılıç, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından mahkemeye üye atandığı 1990'dan bu yana, kararları ve özel yaşantısıyla ilgili yorumlara karşı açtığı davalarla da gündeme geldi.
1950'de Kırşehir Çiçekdağı'nda doğan, Eskişehir Ticari İlimler Akademisi'nden mezun olduktan sonra 1974'te girdiği Sayıştay'da 16 yıl çalışan 4 çocuk babası Kılıç'ın Anayasa Mahkemesi macerası 1990'da başladı.
Özal tarafından Sayıştay kontenjanından atanan Kılıç'ın eşinin çarşaf giydiği, evinde televizyon bile olmadığı iddiaları ortaya atılmıştı. Kılıç, bu haberlere karşı açtığı tazminat davalarını kazandı.
Savaş'tan tazminat
Eşinin türbanlı olmasıyla da gündeme gelen Kılıç'la ilgili olarak kamuoyuna yansıyan bazı olaylar şunlar:Kararlarıyla tartışıldı
Üyeliğe atandıktan 9 yıl sonra, 1999'da başkanvekilliği görevine seçilen Kılıç, son 3 başkan Sezer, Mustafa Bumin ve Tülay Tuğcu'nun seçilmelerinde etkili oldu. Kılıç'ın imzasının bulunduğu bazı kararlar şunlar:Kılıç, çağdaş devlet hedefine, dini sorunları bildirenlerin laiklik karşıtı, kimi sosyal gruplar için çözüm önerisi getirenlerin Marksist diye suçlanmamasıyla ulaşılabileceğini belirtti.
Türbana serbestlik istedi
Anayasa Mahkemesi'ne Başkan seçilen Kılıç'ın imzasının bulunduğu bazı tartışmalı kararlar şöyle: Kılıç, siyasi partilerin toplumsal bir problem olan türban sorununa çözüm üretebileceklerini söyledi. Bunun dinsel istismar olmadığını kaydeden Kılıç, demokratikleşmenin sağlanmaması halinde, insanların iç dünyalarında sürekli devletiyle kavga edeceği hastalıklı bir toplum yaratılacağını kaydetti.
Merve Kavakçı'nın türbanla milletvekili yemini etmek istemesini, "Herhangi bir yasada bunun yasak olduğu belirtilmemiştir" diye yorumlayan Kılıç, türbanlı öğrencilerin üniversiteye girişinin hukukdışı yollarla eylemli olarak engellendiğini öne sürdü.
22 Temmuz genel seçiminden önce Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesini engelleyen 367 kararına da muhalif kalan Kılıç, bunun azınlığın çoğunluğa tahakkümü anlamına geldiğini belirtti. Kılıç, "garabet" olarak nitelendirdiği bu durumun, demokratik hayatın yerini kaosa bırakması gibi düşünülmeyen sonuçlara neden olabileceğini söyledi.
Kılıç, son olarak, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine yönelik anayasa değişikliği paketinin iptali istemini reddetti.

Cafe