|
 |
|
|
"Senden bir şey olmaz lafı içimdeki Akrep'i açığa çıkardı"
24 Ekim'de Akrep burcuna giriyoruz. Akrep mücadeleyi, güçlü olmayı ve sürekli yenilenmeyi anlatan bir burçtur. Sezgileri sayesinde hayatın derinliklerine inen Akrep kimi zaman her şeyi riske atabilir ve yeniden doğabilir. R. Hakan Kırkoğlu'nun bu ayki konuğu Mustafa Denizli de Akrep burcunun pek çok özelliğini yansıtıyor
Mustafa Denizli kariyerinde büyük başarılara imza atmış, ülkemizi uluslararası arenada temsil etmiş bir futbolcu ve teknik direktör. Akrep burcundan olan Denizli ile hayatının düğüm noktalarını, aldığı kararları ve geleceğe yönelik projelerini konuştuk.
Astrolojik haritanızda yetenekleri en üst düzeyde sergileyen Spika adlı yıldız dikkat çekiyor. Bu yıldız yeteneklere dayanan üstün başarıya işaret eder. Güneş'iniz Akrep burcunun ortalarında yer almış, 10'lu yaşlardan sonra Yay etkisini göstermeye başlamış. Bu dönemde dışa dönük, daha iyimser, hareketli ve sportif bir doğa ortaya çıkmış. Haritanızdan anladığım kadarıyla, babanızla ilişkinizin de başarınız üzerinde önemli bir etkisi var. Onunla ilişkiniz bir mücadeleyi de barındırmış olabilir. Biraz gençliğinizden söz eder misiniz?
Babamla çok sevişirdik. Hakikaten değişik, iyi bir babaydı. Onu gördüğüm zaman ben pozitif elektrik yükleniyordum, yani konuşalım ya da konuşmayalım o elektriği veriyordu bana. O günün şartlarında yaptığım işe karşıydı aslında. Futbolcu olmamı istemiyordu, okumamı istiyordu. Okumak salt onun desteğiyle mümkündü. O günkü şartlarda ağır olacaktı çünkü aynı zamanda okuyan bir abim ve ablam vardı.
O zaman genç bir futbolcu olarak Altay'dan bana teklif gelmişti. Okul amaçlı İzmir'e gideceğim, bütün okul masraflarımı Altay üstlenecek, önemli olmayan diğer zamanımı da futbola vereceğim diyerek babamı ikna etmiştim. Gönülden olmasa da, böyle razı olma durumu oldu. O kararından sonra hayatım değişti, eğer o müsaade etmeseydi belki okula da gidemeyecek belki futbolcu da olamayacaktım.
Demek ki babanızın, üzerinizde kadere ilişkin bir etkisi var.
Gayet tabii.
Çünkü Pluton, haritanızda Güneş'inizle açı içerisinde. Güneş doğrudan babayı temsil ediyor ve Pluton da kendisini dönüştürebilen insanın hayatta kalma mücadelesini anlatır. Burada bir çeşit yüzleşme olmuş, yeniden doğmuşsunuz.
Evet, yüzleşme oldu ama bu esas doğuşum değildi. Ondan sonra ikinci bir doğuş daha var bu sürecin içerisinde. Büyük umutlarla gittim ama düşündüğüm şeyi yakalayamadım. Kendi kararımla gittiysem de, karar verici durumda olan yine ben değildim. O senenin sonunda önüme konan tablo şuydu: Senden bir şey olmaz! O zaman babam düşüncesinde haklı çıkacaktı. O şartlarda okuyup okumayacağım da garanti değildi, yani o yükün altından kalkabilir miydi? O sözler benim hayatımın dönüm noktası oldu.
"Risk almak, ötelere gitmek benim yaşam biçimimdir"
Yaşamda kalma mücadelesi gibi...
Akrep'in özelliğini orada açığa çıkardım ben. İzmir'den Çeşme'ye geri döndüm. Bir yıl sonra müthiş bir mücadeleye karar verdim. Arkadaşlarım gezerken, oynarken, ben sabah altıda plaja gidiyor, orada antrenman yapıyordum. Kumdan çıkıyor, ormana gidiyordum. Yaklaşık üç ay böyle geçti.
Zorladım, zorladım, ondan sonra bir fırsat daha istedim. Üç ay önce beni yollayanlar, üç ay sonra genç milli takım formasıyla görünce, "Sen bizim oğlumuzsun, her zaman senin yerin burası" diyerek beni tekrar Altay kulübüne aldılar. Yaklaşık beş-altı ay sonra da profesyonel kadroya soktular. Yani beni genç takımdan attılar, altı ay sonra da profesyonel takıma aldılar. Böylece birinci ligde oynamaya başladım.
Aldığınız tekliflere rağmen uzun yıllar İstanbul'a da gelmemişsiniz.
Hayatımdaki bu kısa dönem değişikliği beni bir unvana da kavuşturdu. 95 yıllık Altay'ın tarihinde en fazla oynayan, en uzun süreli oyuncu yaptı. Kaptan olma şansını yarattı. Tabii İstanbul'a gelmedim.
1983-84'te gelmişsiniz. Demek ki Akrep'in yoğun enerjisi ve kendini yeniden yaratma gücü, haritanızda organizasyon ve detaylara dikkat etme özelliği ile birleşince, güçlü bir kombinasyon oluşturuyor.
Evet, bu özelliğim çok dikkat çekicidir.
Mars'ınız Başak burcunda, Satürn de orada. Başak demek analitik düşünmek, en küçük detaya önem vermek ve onu en mükemmel hale getirmek demek. Bu da başarıda önem taşıyor. Hem Akrep'in sezgileri hem de Başak burcunun zekası ve organizasyonu ile etkinliğe önem veren, titiz, tedbirli bir yapı çıkıyor.
Hisle mantığın birleşimini sağlıyor ve daha güçlü bir yaklaşım oluyor sonuç.
Belirli dönemlerde belirli süreçleri yaşıyoruz. Sizin Güneş'iniz Akrep'in ortalarında yer alıyor. Yaklaşık olarak doğumunuzdan 13 yıl sonra Yay başlamış ve 13 yıl da bizi 60'ların başına götürür. Burada bir çizgi var: Yay burcu ateş elementinden uzaklara gitmek isteyen, yeni ufuklar açmaya çalışan, sabırsız bir görünüm sunuyor.
Akrep tutucu mu?
Evet, Akrep çok tutucudur.
Belki o bahsettiğiniz yılda, içimdeki Akrep "Kal", Yay ise "Git" diyordu. İzmir'e, Altay'a giderken, ağırlıklı karar benim değildi, yani ben gitmek istemiyordum. Çeşme'de oynamak istiyordum. Ondan sonra pek çok cazip teklifi geri çevirdim. Futbol hayatımın sonunda kabul ettim. Yani belki de 15 sene sonra kabul ettim o teklifleri.
Yay haritanızın tepesinde oturuyor, bu bakımdan çok önemli. Yani kendinizi geminizin kaptanı gibi düşünürseniz, Yay geminizin burnunun nereye işaret ettiğini gösteriyor.
Kaptan gibi düşünmüyorum, ben kaptanım. Kaptanlık benimle özdeşleşti. Altay gibi büyük bir camiada 15 yıl görev almam bana kaptan lakabını getirdi.
Demek ki içinizde bir şeyler için risk almak, ötelere gitmek için bir arzu da var.
Evet, bu yaşam biçimimdir.
"Cazip tekliflere karşın sürpriz bir karar verdim"
1960'tan 91'e kadar ayrı bir dönem var, burası uluslararası düzeyde başarılarınızı gösteriyor. 1992'de Güneş bu kez Oğlak burcuna geçmiş. Oğlak yönetici, denetleyen ve uzun vadeli planlar yapan, hırslı bir burç. Burada başka bir dönem daha açılıyor olmalı, hâlâ da bu dönemin içindesiniz.
Bu yine hayatımda önemli kararlar verdiğim bir dönem. 1992'de Galatasaray'ı bırakmaya karar verdim. İki önemli karar vermişim; biri başlarken, diğeri bırakırken.
Büyük bir dönüşüm söz konusu olmalı.
1992'de çok daha cazip teklifleri bir yana bıraktım ve kimsenin beklemediği bir karar verdim: Kocaelispor'u seçtim. O dönemde Beşiktaş ve Fenerbahçe ile devamlı görüşmedeydim. Onları kabul etmedim, çok daha güçlü bir şekilde geleceğime inandığım için Kocaelispor'a geçtim.
Kariyerinizdeki döngülere Satürn'ün konumları açısından baktığım zaman 1987, 1994, 2000 ve 2007 yıllarının önemli köşe taşları olduğu görülüyor. 87'de Galatasaray'a teknik direktör oluyor ve hemen o yıl takımınızı lig şampiyonu yapıyorsunuz. 1994'te yorucu bir dönem başlamış; daha fazla içe dönme, toparlanma ve çabalama var. Bu dönemde Kocaelispor'u çalıştırmışsınız.
Medya ve kamuoyu açısından daha fazla uğraşı var ama çalışma ve tatmin olarak yine iyi. O dönemde yine milli takımdaydım, 1996-2000 dönemini milli takımda geçirdim. 2000'de Türk Milli Takımı tarihinde ilk defa Avrupa'da çeyrek final oynadı.
Kırkoğlu: "Kariyerinizde yukarı doğru dönemeç var"
2000-2001'de Fenerbahçe'yi şampiyon yapmışsınız. Şimdi 2007'den başlamak üzere, yukarıya doğru bir dönemeç var. Kariyer çizginizi 2014'e kadar taşıyabileceğiniz görülüyor. Farklı bir Mustafa Denizli dönemi var...
Aşağı yukarı benim de sezgilerim bu yönde. Daha doğrusu hedefim bu yönde.
2004'te İran'a, Pas takımını çalıştırmaya gittiniz. Persepolis takımını da çalıştırdınız ve geri döndünüz. İran olayı nasıl başlamıştı? Aklınızda böyle bir şey var mıydı?
Hayır, yoktu. Bana daha önce İran Milli Takımı için teklif gelmişti ama burada çalıştığım için görüşme imkanı olmamıştı. Bu ikinci teklif benim dinlendiğim dönemde geldi. İlk anda gitmeyi düşünmüyordum fakat o kadar samimi davrandılar ki... Günde 100 telefon, gece-gündüz buraya geliyorlar...
Sonra "Peki" dedim. "Geleceğim Tahran'a ama kalmak için değil, tekrar o insanları mutlu etmek için." Hatta sabah gidip akşam dönmeyi planlıyordum. Fakat havaalanında sanki Tahran'a değil de İstanbul'a inmişim gibi hissettim. O kadar insanın samimiyetle "Aga Denizli" demeleri, ismimle çağırmaları, el sallamaları inanılır gibi değildi. n
"İlişkilerimde gelgitler oluyor"
Ritimlerle ilgilendiniz mi hiç? Örneğin 23 günlük fiziksel, 28 günlük duygusal ve 33 günlük zihinsel ritimler var.
Takım performansını artırmak için en önemli çalışmalarımdan biri, oyuncuların biyoritimlerinin yüksek olduğu günleri birbirine yaklaştırmaktır. Bizim şimdi sinerji olarak adlandırdığımız olgunun daha geniş bir çalışması oluyor. Hani
o yıldızının yüksek olduğu günleri çalışma metotları ile yaklaştırabiliyorsun ya da en azından birkaç gün uzatabiliyorsun.
Örneğin, kazaya eğilimli günleri bulmak gibi.
Kesinlikle. Tabii bunu hurafeyle karıştırmamak gerekir. Bu son derece yanlış olur.
Haritanızda Oğlak burcundaki gezegenler zevk ve değerlerinizin çalışarak edinilmiş, sağlam ve ciddiyet içinde olduğunu anlatıyor.
Boş bir şey olmamalı, evet.
Bu kimi zaman ikilem de yaratabilir. Çünkü bir yandan aile, yumuşaklık ve merhamet duygusuyla hareket ederken, öbür taraftan da belirli bir otoriteyi de temsil ediyor olmak zor olmalı.
Evet, ilişkilerimde gelgitler oluyor zaten.
"Kasım ayının ortalarında stratejim değişecek"
Transitlere bakıldığında, kariyer açısından belirli soru işaretlerini aşmanız gerekiyor. Bu yönde bir belirsizlik de var. Uranüs transitinde kişiliğinizi daha farklı şekillerde ifade etmeye başladınız ve özgürleşme var. Şimdi Güneş'iniz bu transit altında, bir çeşit reform içindesiniz.
Doğru tarif. 2003'te önemli bir kararım daha var. Fenerbahçe'yi Süper Lig şampiyonu yaptıktan sonra Vestel Manisaspor'a gittim. Teklifleri bir kenara bıraktım, çok radikal bir kararla kendim ve mesleğimle ilgili değişikliklere gittim. Benim için Fenerbahçe'de çalışmakla Vestel Manisa'da çalışmak arasında fark yok.
2003'te bütün baskıları asgariye indirdim, kendi gücümü daha fazla ortaya çıkardım. Bireyselliğime dönüştü bu. Çünkü o yoğun baskı artık senin bireyselliğini yaşamana izin vermiyordu. Aynı çizgide çalışmaya devam etseydim hayatımda değişen bir şey olmayacaktı.
Uranüs'ün etkisi 2008'in ilk yarısına da yayılıyor. Kasım-ocak arasında da yoğun bir dönem gördüğümü söyleyebilirim. Sizi stratejinizi değiştirmeye itecek...
Kasım ortaları doğru tarihtir. Akrep'in en önemli özelliklerinden biri bırakmamacılık ve hırs. Benim çok enteresan bir hırsım vardır. Bu hırsta ikinci bir kişi yoktur, tamamen kendi üzerimedir. Benim başarım bir başkasının başarısızlığı üzerine kurulu olmamalı.
Türkiye Akrep burcunda doğmuş. Akrepler de hep dikkat çekiyor. Demirel, Erbakan, Mesut Yılmaz, Abdullah Gül hep Akrep burcundan. Siz de ileride politikaya atılır mısınız?
Çok teklif aldım ama ilgilenmiyorum.
hkirkoglu@ekolay.net Faks: (0216) 418 54 99
|
|
|

|