23 Ekim 2007 / Salı - 12:50

Şehitlerimizi uğurluyoruz...

      Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde askeri birliğe düzenlenen saldırıda şehit olan 12 askerimizi bugün son yolculuklarına uğurluyoruz. Şehitlerin memleketleri Adıyaman, Afyon, Aydın, Eskişehir, Yozgat, Ordu, Kars, Kırıkkale, Bursa ve Gaziantep'te gözyaşı, keder ve teröre lanet var...
     
Annesi, oğlunun şehit olduğuna kulağındaki beni görünce inandı
     
     Hüseyin TÜCCAR- Bülent CİVANOĞLU- Erdoğan PAÇİN- Nail KAHRAMAN- Serhat TEZCAN- Kemal Mert UZUNSARI/ BURSA (DHA)

     
HAKKARİ’nin Yüksekova İlçesi Dağlıca bölgesinde PKK'nın askeri birliğe saldırısında 11 silah arkadaşıyla şehit düşen er Samet Saraç, memleketi Bursa'da bugün yaklaşık 70 bin kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı. Şehit erin cenaze töreninde vasiyetini yerine getiren, 15 yıl sonra arayıp bulduğu öz annesi Filiz Turan, babası Mustafa Saraç ve üvey annesi Fahriye Saraç ağlamamaya gayret ettilerse de cenazeyi görünce gözyaşlarını tutamadılar. Törene şehit erin babası Mustafa Saraç'ın doğduğu Keles İlçesi'nin Gelemiç Köyü'nden gelenlerin açtığı muhtarlık imzalı, ‘İstiklal Savaşı’nda 90 şehit verdik. Samet bizim son şehidimiz olsun. Vatan sağolsun’ yazılı pankart dikkati çekti.
      Babasıyla boşanmasından sonra ‘öldü’ olarak bildiği öz annesi Filiz Turan’ı 15 yılın ardından geçen yıl arayıp bulan Samet Saraç, izine geldiği Ağustos ayında ona, “Anneciğim senin kokun bana yeter. Ben artık gelmeyeceğim. Şehit olacağım. Sakın ağlamayın. Ağlama sesi duymak istemiyorum'' demişti. Pazar günü Hakkari’de 11 silah arkadaşıyla şehit düşen Samet Saraç’ın cenazesi dün gece Bursa’ya getirildi.
     
     ANNESİ KULAĞINDAKİ BENE BAKTI

      Bu sabah oğlunu Askeri Hastane'de son kez gören Filiz Turan, “Bu belki de Samet’im değildir. Kabul edemiyorum. Emin olmam için kulağının arkasındaki bene bakmak istiyorum'' dedi. Oğlunun kulağının arkasındaki beni görünce gerçeği kabul eden anne Filiz Turan, oğluna verdiği sözü tutup ağlamamak için direndi.
      Şehit er Samet Saraç’ın Türk Bayrağı’na sarılı tabutu bugün saat 11.00’de Askeri Hastane'den alınarak Soğanlı Mahallesi’ndeki babasının ve üvey annesinin evinin önüne getirildi. Burada toplanan 2 bin 500 kişi, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’, ‘Kahrolsun PKK’ sloganı atıldı. Evin önündeki törende oğluna söz veren baba Mustafa Saraç ağlamazken, üvey annesi Fahriye Saraç gözyaşlarını tutamadı.
     
     OĞLUNUN CENAZESİNİ CAMİ AVLUSUNDA BEKLEDİ

      Samet Saraç’ın cenazesi daha sonra kalabalık eşliğinde Heykel Semti'ndeki Ulucami’ye getirildi. Bu sırada oğlunun cenazesini avlu önünde bekleyen anne Filiz Turan’ın yanına gelen bir subay, “Bana dün akşam söz verdin. Ağlamayacaktın'' dedi. Bunun üzerine anne Filiz Turan, “Samet’im geldi. Oğluma söz verdim. Tamam ağlamayacağım. Söz veriyorum komutanım'' dedi.
      Acılı anne Filiz Turan, cenazenin cami avlusuna getirilişinde ağlamamak için kendisini zor tuttu.
     
     KALABALIK İZDİHAMA NEDEN OLDU

      Samet Saraç için Ulucami’de öğle namazından sonra yapılan cenaze törenine, Bursa Valisi Nihat Canpolat, Bölge Okullar Komutanı Tümgeneral Ali Erdinç, Garnizon ve Jandarma Komutanı Tuğgeneral Osman Baykurt ile çevre ilçelerden otobüslerle gelen 70 binden fazla vatandaş katıldı.
      ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’, ‘Kahrolsun PKK’ sloganlarının atıldığı, tekbirlerin getirildiği cenaze töreni sırasında şehit Samet Saraç’ın öz annesi Filiz Turan ile üvey annesi Fahriye Saraç yan yana gelmemesi dikkat çekti.
      Şehit Er Samet Saraç’ın tabutu, askeri araçla taşınırken, öz anne Filiz Turan ile üvey anne Fahriye Saraç, aracın arkasında yakınlarının yardımlarıyla yürüyebildi. Şehit er Samet Saraç'ın tabutu, askeri araç ile Pınarbaşı Mezarlığı’na getirildi.
     
Şehidin nişanlısı: Düğün yapacaktık Zekeriya, nereye gidiyorsun?
     
     KÜÇÜKOĞLU, Mustafa DALGACI, Şakir GÜREL/KUMRU(Ordu), (DHA)

     
HAKKARİ’nin Yüksekova İlçesi Dağlıca Beldesi’nde PKK’lı teröristlerin şehit ettiği askerlerden 20 yaşındaki Zekeriya Yatı, bugün memleketi Ordu’nun Kumru İlçesi’nde düzenlenen askeri törenin ardından gözyaşları arasında toprağa verildi. Şehir Stadı’nda yapılan ve yaklaşık 20 bin kişinin ellerinde Türk bayrakları ile katıldığı törende ‘Meclis'te PKK istemiyoruz’, ‘Ankara uyuma askerine sahip çık’, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganları atıldı. Şehit er Zekeriya Yatı’nın cenaze törenine İzmir’den gelen nişanlısı Aliye Yığınak, “Zekeriya, düğün yapacaktık nereye gidiyorsun'' diyerek gözyaşı döktü.
      Hakkari’nin Yüksekova İlçesi Dağlıca Beldesi’nde PKK’lı teröristler tarafından tabura düzenlenen baskında 11 silah arkadaşıyla şehit düşen Zekeriya Yatı’nın cenazesi dün gece memleketi Ordu’nun Kumru İlçesi’ne getirildi. Devlet Hastanesi Morgu’na kaldırılan şehit erin cenazesi bu sabah askerler tarafından alındı. Türk bayrağına sarılı cenaze, ilk olarak Kumru İlçesi Fizme Beldesi Karapınar Mahallesi’ndeki evinin önüne getirildi. Burada ailesi ve yakınlarıyla son kez buluşan şehit er Yatı, daha sonra uzun kortej eşliğinde cenaze aracıyla birlikte törenin yapılacağı Kumru Şehir Stadı’na götürüldü. 20 bin kişinin Türk bayrakları ile doldurduğu stad, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’, ‘Kahrolsun PKK’ sloganları ile inledi. Binlerce kişi ellerinde Türk bayrakları ile terörü lanetleyerek, ‘Mecliste PKK istemiyoruz’, ‘Ankara uyuma askerine sahip çık’ diye bağırarak tekbir getirdi. Törene katılan öğrencilerin ‘Şehitler vurulduğu zaman değil unutulduğu zaman ölür’ yazılı dövizler taşımaları dikkat çekti.
     



     
     İLÇE BAYRAKLARLA SÜSLENDİ

      Ay-yıldızlı bayraklarla süslenen Kumru İlçesi ve törenin yapıldığı şehir stadında gözyaşı ve öfke hakim oldu. Törene Ordu Valisi Said Vakkas Gözlügöl, Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Halim Tırkaz, AKP Ordu milletvekilleri Eyüp Fatsa, Ayhan Yılmaz ile Mustafa Hamarat, DSP istanbul milletvekili Hasan Macit, DSP’li Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun, Ordu Ünivetsitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Kefelioğlu ve çok sayıda sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
      Güçlükle ayakta durabilen şehit erin annesi Hatice ve babası Hasan Yatı, yakınları tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı. Anne Yatı’yı kadın jandarma astsubay teselli etmeye çalıştı. 6 kardeşin en büyüğü olan şehit er Zekeriya Yatı’nın kız kardeşleri Rukiye ve Nuray Yatı sinir krizi geçirip bayıldı. Törenin yapıldığı alanda hazır bulunan ambulanslarda ilk müdahaleleri yapılan kızkardeşlerin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. Daha sonra tekrar tören alanına gelen Rukiye ve Nuray Yatı, “Ağabey, sana düğün yapacaktık. Düğgününü görmeden nereye gidiyorsun'' diyerek gözyaşlarına boğuldu.
     
     NİŞANLISININ FERYADI YÜREK DAĞLADI

      Şehidin İzmir’de oturan nişanlısı Aliye Yığınak ise dün gece Kumru İlçesi’ne gelerek bugün törene katıldı. Gözyaşlarına boğulan genç kızın feryadı yürekleri dağladı.
      Nişanlısı ile 20 gün önce telefonda konuştuğunda söyleyen Aliye Yığınak, “Zekeriya, düğün yapacaktık, nereye gidiyorsun? Bana ‘6 ay sonra düğünümüz olacak’ demiştin. Şimdi beni bırakıp nasıl gidersin. Düğün yapacaktık seninle. O günleri göremedim Zekeriya'' diyerek ağıt yaktı.
      Genç kız güçlükle sakinleştirilmeye çalışıldı. Anne Hatice Yatı da “Sana kıyan eller kırılsın. Ben senin mürüvvetini göremedim oğlum. Nasıl kıydılar sana'' diyerek ağladı.
     
     ‘BİR MİLLET ŞEHİTLERİYLE VARDIR’

      Törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından şehidin özgeçmişi okundu. Ardından kürsüye gelen Ordu İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Celal Çürek, bir konuşma yaptı.
      Derin üzüntü içerisinde olduklarını söyleyen Albay Çürek, “Şu unutulmamalıdır ki, bir millet ancak değerleri uğruna canını vermeye hazır olan evlatlarıyla vardır. Bu ülkeyi kurmak ve vatan yapıp bizlere emanet etmek için yüzbinlerce vatan evladı canını vermiştir. Hain bölücüler ve destekçileri çok iyi bilsinler ki, biz bu yolda her an canımızı vermeye hazırız. Tek bir terörist kalmayıncaya kadar hem kanımızı hem canımızı vereceğimize söz veriyoruz. Şehitlerimizin intikamlarının alınacağını bir kez daha vurguluyoruz'' diye konuştu.
      Daha sonra cenaze törenine geçildi. Şehir Stadı'nda kılınan cenaze namazının ardından şehit er Zekeriya Yatı’nın Türk bayrağına sarılı tabutu sloganlar eşliğinde Kumru İlçesi'ne bağlı Fizme Beldesi Karapınar Mahallesi’ne götürüldü. Şehit Zekeriya Yatı, burada aile kabristanlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.
     
UŞAK ŞEHİDİNİ UĞURLADI
      Hakkari’deki saldırıda şehit olan Asteğmen Mehmet Bozkuş’un cenazesi, Uşak Yücetepe Camisinde düzenlenen tören ve kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
      Sabah saatlerinde Uşak Devlet Hastanesi morgundan alınan şehit asteğmen Bozkuş’un naaşı, İslice Mahallesi’ndeki evinin önüne getirildi. Burada anne Cennet, baba İsmail Bozkuş, son kez oğullarının tabutuna dokundu.
      Kentin değişik noktalarından ellerindeki Türk bayraklarıyla Bozkuş’un evinin önüne gelen vatandaşlar "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" sloganı attı.
      Öğlen saatlerine doğru Bozkuş’un Türk Bayrağı’na sarılı naaşı, Yücetepe Camisine getirildi.
      Uşak Valisi Kayhan Kavas, Uşak Garnizon Komutanı Kıdemli Albay Ruhi Candan, Uşak Belediye Başkanı Mesut Apaydın, şehit Bozkuş’un annesi Cennet, babası İsmail Bozkuş’a başsağlığı diledi.
      Cenazede anne Cennet ile baba İsmail Bozkuş’un güçlükle ayakta durduğu gözlendi.
      Uşak Valisi Kavas, burada düzenlenen törende, şehit asteğmen Mehmet Bozkuş’u ebedi istirahatgahına uğurlamak için toplandıklarını belirterek, "Dini vecibemizi yerine getirip şehidimizi en güzel şekilde uğurluyoruz. Şehidimiz Mehmet, bu ülkenin bölünmez bütünlüğü ve birliği için en kutsal olan varlığını, canını feda etti. Hepimiz birer Mehmet’iz. Türk ulusu Mehmet’lerin sayesinde bugünlere geldi. Şimdi Mehmet’in bıraktığı bayrağı en yukarıya çıkarmak bizlerin görevi.
      Mehmet’im rahat uyu. Kanın yerde kalmayacak. Uşak ve Türkiye seni unutmayacak. Ruhun şad olsun" diye konuştu.
      Uşak Müftüsü Osman Akdemir ise hiçbir ordunun Türk ordusunun güç ve kudretinde olmadığını, orduya sahip çıkmanın ilk görevleri olduğunu belirtti. Akdemir, "Rabbim Türk ordusuna güç ve kuvvet versin. Şehit haberi alınır alınmaz Uşaklılar tek bir yumruk olup bütünleşti.
      Onbinlerce insan şehidini karşıladı ve şimdi uğurluyoruz. Hakkınızı helal edin. Peygamberimiz Hazreti Muhammed bugün şehidimizi huzuruna alacak ve karşılayacak. Üzülme ey şehit annesi, üzülme ey şehit babası.
      Oğlunuz en büyük rütbeye ulaştı" dedi.
      Şehit asteğmen Bozkuş’un naaşı, kılınan cenaze namazının ardından Denizli’den getirilen top arabasına konuldu. Oluşturulan korteje şehit asteğmen Bozkuş’un anne ve babası ile binlerce Uşaklı katıldı. Anne Cennet baba İsmail Bozkuş, oğullarının naaşına el salladılar.
      Şehit Asteğmen Bozkuş’un naaşı Yeni Mezarlıktaki Garnizon Komutanlığı Şehitliğinde toprağa verildi.
     
     CENAZEDEN NOTLAR

      Cenazeye, Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Asayiş Kolordu Komutanlığı, Uşak milletvekilleri ve çeşitli sivil toplum örgütleri çelenk gönderdi.
      Uşak merkez ve ilçelerinden binlerce vatandaş cenaze törenine katıldı.
      Bazı ilçe belediyeler, cenaze töreni için çok sayıda araç kaldırdı.
      Vatandaşlar, "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez", "Mehmet’im hakkını helal et", "Uşak seninle gurur duyuyor", "Hepimiz Mehmet’iz", "Türk Kürt kardeştir, PKK kalleştir" sloganı attılar. Cami avlusuna ve etrafına sığmayan bazı vatandaşlar sokakta abdest alarak cenaze namazına eşlik etti.
      Cenazeye katılmak isteyen bir grup vatandaş, Ankara-İzmir karayolunu bir süre trafiğe kapattı. Teröre tepki gösteren gruba, bazı vatandaşlar araçlarının kornalarına basarak eşlik etti.
      Kent merkezindeki askeri tören nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatıldı.
      Cenaze namazındaki kalabalık nedeniyle 3 kişi fenalık geçirdi.
      Vatandaşlar, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Törende 300 polis, 200 asker görev yaptı.
      Cenazeye, DSP İzmir Milletvekili Recep Birgün, şehit aileleri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve binlerce vatandaş katıldı.
     
Şehit annesi, elini öpen Tuğgeneral'e sarılıp ağladı
     
     Harun GÖKÇEOĞLU/YOZGAT, (DHA)

     
HAKKARİ'nin Yüksekova İlçesi Dağlıca bölgesinde PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit olan 12 askerden er Lokman Eker, memleketi Yozgat'ta 30 bin kişinin katıldığı cenaze töreninden sonra Buzacıoğlu Köyü'nde gözyaşları arasında toprağa verildi. Ayakta durmakta güçlük çeken şehit annesi Selvinaz Eker ise elini öpen Tuğgeneral Ali Aydın'ın boynuna sarılarak ağladı. Yozgat Valisi Amir Çiçek de törende konuşma yaparken duygulanıp ağladı.
      Şehit er Eker'in naaşı, Yozgat Devlet Hastanesi morgundan alınarak askeri cenaze aracıyla törenin yapılacağı Yozgat Cumhuriyet Meydanı'na getirildi. Burada toplanan şehit yakınlarıyla birlikte yaklaşık 30 bin kişi, ellerinde Türk bayrakları ile teröre lanet yağdırdı. Kalabalık sık sık ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’, ‘Kahrolsun PKK’, ‘Askere uzanan eller kırılsın’, ‘Hepimiz askeriz, PKK'ya yeteriz’ sloganları attı.
      Törene, Yozgat Valisi Amir Çiçek, Kayseri Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Ali Aydın, Amasya Er Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Mustafa Küçükayhan, Yozgat milletvekilleri, daire müdürleri, Yozgat'ta görev yapan subay, astsubay ve polisler tam kadro olarak katıldı. Şehit Lokman Eker'in cenazesi tören alanına getirildikten sonra Kayseri Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Ali Aydın, Yozgat Valisi Amir Çiçek, şehit babası Ali İhsan Eker ve annesi Selvinaz Eker'e başsağlığı diledi.
     
     BABA EKER: VATAN SAĞOLSUN

      İki gündür gözyaşları sel olan ve ağlamaktan bitkin düşen şehit babası Ali İhsan Eker ise Vali Çiçek ile Tuğgeneral Aydın'a, “Vatan sağolsun'' dedi. Ayakta durmakta güçlük çeken ve sakinleştirici ilaç yardımıyla ayakta durmaya çalışan anne Selvinaz Eker ise elini öpen Tuğgeneral Ali Aydın'ın boynuna sarılarak gözyaşları döktü. Cenazede, kardeşlerin en küçüğü olan şehit askerin 3 ağabeyi ile 3 ablası da güçlükle ayakta durabildi.
      Tören, saygı duruşunun ardından şehit asker Eker'in özgeçmişi Yüzbaşı Birol Abbas tarafından okundu. Daha sonra bir konuşma yapan Kayseri Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Ali Aydın, 1984- 1986 yılları arasında İlçe Jandarma Komutanı olarak Şemdinli İlçesi'nde görev yaptığını söyledi. Tuğgeneral Aydın konuşmasında, “Türk milleti ve ordusu birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Türk ordusu, milletin nöbette olan kısmıdır. Hain bölücü örgüt tarafından gerçekleştirilen bu saldırılar, ne Türk milletini, ne de kahraman ordusunu yıldıramaz. Bölücü terör örgütü mensuplarına terörist diyemeyen ve onları kardeşi kabul eden gafillere sesleniyorum. Tek dil, tek vatan, tek devlet, tek bayrak uğruna en küçük rütbesiz erinden, en büyük rütbeli generaline kadar ettiği yemine sadık kalarak, dün olduğu gibi bugün de vatanı için canının seve seve veren yüce bir millet ve güçlü bir ordunun olduğu herkes tarafından bilinmelidir'' dedi.
     
     VALİ AĞLADI

      Vali Çiçek ise konuşmasında, “Mehmetçiklerimiz, makamların en şereflisine erişmişlerdir. Şehidimizin kanı yerde kalmayacaktır. Nitekim silah arkadaşları, olaydan kısa bir süre sonra yapılan operasyonlarla gereğini yerine getirmiştirler, şehitlerimizin aileleri de şehitlerin birer emaneti olarak devletimizin himayesindedir'' dedi. Vali Çiçek bu duygulanıp gözyaşlarını tutamadı.
      Lokman Eker'in ağabeyi Servet Eker ise askerlerin yardımı ile kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Eker, “Dün, Lokmanımın arkadaşı aradı, o da Şırnak'taymış. ‘Ağabey ağlamayın’ dedi. ‘Lokman ölmedi, ağlamayın dedi’ ama kendisi ağlıyordu. ‘Ağabey ağlamayın inşallah ben de burada şehit olurum’ dedi. İnşallah hepimiz şehit oluruz. Kurban olduğum Lokman'ım'' dedi. Bu sırada ağabey Servet Eker fenalık geçirirken, askerler tarafından güçlükle ayakat tutulup, yerine götürüldü.
      Şehit Lokman Eker'in cenazesi daha sonra askeri araca konularak kalabalığın arasından Yozgat Lise Caddesi boyunca Yozgat Otogarı'na kadar götürüldü, ardından binlerce araçlık konvoy eşliğinde doğum yeri olan Buzacıoğlu Köyü'ndeki evinin önüne götürüldü. Şehit Eker, burada yapılan dualardan sonra köy mezarlığında toprağa verildi.
     
Şehit er Abdurrahman Doğan'ı 15 bin kişi uğurladı
     
     Fadıl BİNZET- Muharrem KONTAZ/ADIYAMAN, (DHA)

     
HAKKARİ'nin Yüksekova İlçesi Dağlıca bölgesinde PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit olan 12 askerden er Abdurrahman Doğan, memleketi Adıyaman'da gözyaşları ve sloganlar arasında toprağa verildi. Törene ellerinde Türk bayraklarıyla katılan yaklaşık 15 bin kişi teröre lanet yağdırdı. İl Jandarma Komutanı Albay Dursun Ertuğrul, “Acımız büyük ama kimse bizi yıldıramaz'' dedi.
      Şehit Abdurramah Doğan'ın naaşı, dün akşam Malatya'dan karayoluyla memleketi Adıyaman'a getirilirip Devlet Hastanesi'ne konuldu. Bugün hastane önünde toplanan binlerce Adıyamanlı, şehidin Türk bayrağına sarılı tabutunun konulduğu cenaze aracının ardından ellerinde Türk bayrakları ile terörü protesto ederek cenaze törenin düzenleneceği Valilik önüne kadar yürüdü. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törene Vali Halil Işık, Belediye Başkanı Necip Büyükaslan, milletvekilleri Hüsrev Kutlu, Şevket Gürsoy, Ahmet Aydın, Mehmet Erdoğan, Şevket Köse, Şanlıurfa 20'nci Zırhlı Mekanize Piyade Tugayı Komutanı Tuğgeneral A. Kemal Ermem, Adıyaman İl Jandarma Komutanı Albay Dursun Ertuğrul, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Gündüz, Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam, şehit askerin annesi Fatma, babası Remzi ve yakınları, kamu kurum amirleri, rütbeli çok sayıda subay, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile yaklaşık 15 bin kişi katıldı.
      Törende konuşan Adıyaman Valisi Halil Işık, er Abdurrahman Doğan'ın vatani görevi yaparken yüce Türk milletinin huzur ve güvenliğinin sağlanması ve devletin bölünmez bütünlüğü ve milletin birlik ve beraberliğine kasteden terör örgütün bertaraf edilmesi mücadelesinde şehit olduğunu söyledi. Vali Işık, “Herkes tarafından çok iyi biliniyor ki; Tarihin her döneminde ulusumuzun üzerinde pek çok oyunlar tezgazhlanmış, hatta yakın geçmişte hasta adam ilan edilip, bölüp parçalanmaya çalışılmıştır. Bu dönemde dahi, bir taraftan da cephede mücade verilirken, diğer taraftan da aynı güçlerin boş durmayarak ülke içerisinde çıkardıkları çeşitli kargaşa ve isyanlar ile uğraşılmıştır. Ama hepsi de her zaman olduğu gibi hakketikleri dersi en iyi şekilde almışlardır'' dedi.
      İl Jandarma Komutanı Albay Dursun Ertuğrul, Hakkari'deki hain saldırıda şehit olan kardeşleri Abdurrahman Doğan'a son görevlerini yapmak için toplandıklarını ifade belirterek, şöyle konuştu:
      “Hepimiz vatan ve Cumhuriyet için seve seve canımızı feda etmeye hazırız. Hepimiz gibi şehidimiz de bu yemini etmiş ve son görevini yerine getirmiş şahadet mertebesine erişmiştir. Bu milletin şehitleri Misak-ı Milli ile belirlenmiş, şehitlerimizin tertemiz kanları ile onurlandırılmış bu vatan toprağını bir avuç eşkıya bozuntusuna bırakmamak için sürdürülen iç güvenlik harekatında teröristlerin karşına çelik ve yıkılmaz bir kale olarak çıkan mehmetciklerdir. Bu milletin şehitleri ülkemizin birlik ve bütünlüğün korumak vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla gözlerini bile kırpmadan hayatlarını feda eden kahramanlardır. Acımız büyük ama kimse bizi yıldıramaz.'' Törenin ardından şehit er Abdurahman Doğan'ın cenazesi namazın kılınması için binlerce kişi tarafından Ulu Cami'ye getirildi. Adıyaman'da esnaf da işyerlerini kapatarak İl Müftüsü Mehmet Avcı'nın kaldırdığı cenaze namazına katıldı. Bir süre eller üzerinde taşınan şehit askerin tabutu daha sonra cenaze aracına konularak defnedileceği Çemberlitaş Köyü'ne götürüldü. Köyde cenaze aracı son kez Abdurrahman Doğan'ın evinin önünden geçirilirken, yakınları sinir krizleri geçirdi.
      Cenaze daha sonra köy mezarlığında protokolün de hazır bulunduğu törenle gözyaşları arsında toprağa verildi.
     
Manavgat şehidini sloganlarla uğurladı
     
     Yeşim ERSOY- Teslime TOSUN- Göksel YAPAR- Kamil ATALAY/MANAVGAT (Antalya), (DHA)

     
HAKKARİ'nin Yüksekova İlçesi Dağlıca Köyü yakınlarında şehit düşen 12 askerden Piyade Uzman Çavuş Mustafa Uysal, memleketi Antalya'nın Manavgat İlçesi Taşağıl Beldesi'ne bağlı Çardak Köyü'nde toprağa verildi. Cenaze törenine 20 bin kişi katılırken, binlerce kişi de köyün bağlı olduğu Taşağıl Beldesi'nden itibaren yollarda slogan attı. Şehidin 14 yaşındaki kızı Büşra ile 11 yaşındaki oğlu Hüseyin, ‘hainler sevinmesin’ diye tören boyunca tek damla gözyaşı dökmedi. Şehidin eşi Meral Uysal, çevresindeki subaylara sürekli olarak, “Yalvarıyorum bir kez gösterin'' diye yalvardı.
      Dağlıca Köyü yakınlarında 21 Ekim'de PKK'lı teröristler tarafından şehit edilen 12 askerden biri olan Antalya Manavgatlı Piyade Uzman Çavuş 38 yaşındaki Mustafa Uysal, doğum yeri olan Çardak Köyü'nde defnedildi. Antalyalılar, 15 yılllık asker olan Uysal'ın cenaze törenine katılmak için sabahın erken saatlerinden itibaren Çardak Köyü'ne akın etti. Şehidin fotoğrafları ve bayraklarla donatılmış araçlar ve yürüyerek köye gelenleri, köyün bağlı olduğu Taşağıl Beldesi halkı ve şehidin köylüleri yine bayraklarla karşıladı.
     
     YÜZLERCE ÖĞRENCİ TÖRENE KATILDI

      Şehit Uysal'ın cenazesi, annesi 79 yaşındaki Nefise Uysal, eşi Meral Uysal'ın da aralarında bulunduğu akrabalarının beklediği evinin önüne getirildi. Çardaklılar, şehitlerini alkışlarla karşıladı. Manavgat'ta çeşitli okullarda öğrenim gören ve idari izinli sayılarak cenaze törenine gelen yüzlerce öğrenci, şehidin annesinin elini öptü.
      Cenaze törenine katılmak için Antalya'nın dört bir tarafından gelen vatandaşlar, cenaze namazının kılınacağı alanda toplandı. 2 bin nüfuslu köydeki cenaze törenine yaklaşık 20 bin kişi toplanırken, köyden Taşağıl Beldesi'ne kadar binlerce kişi bayrak açarak yürüyüşünü sürdürdü.
      Mustafa Uysal'ın cenazesinin konulduğu ambulansa binen annesi, eşi ve kardeşleri, cenaze namazının kılınacağı köy mezarlığının bulunduğu alana şehitle birlikte geldi. Şehidin eşi Meral Uysal, çevresindeki subaylara sürekli olarak, “Yalvarıyorum bir kez gösterin, 43 gün oldu kendisini görmedim'' diye yalvardı.
     
     KANADI BAYRAKLI KÜÇÜK UÇAK TUR ATTI

      Tören alanında binlerce kişi, ‘Apo'nun piçleri yldıramaz bizleri’, ‘Barzani şaşırma sabrımızı taşırma’, ‘Amerika şaşırma sabrımızı taşırma’, ‘Hepimiz askeriz silah isteriz’, ‘Şehidim hakkını helal et bizlere’, ‘Ordu Irak'a’, ‘Barzani baksana kaç kişiyiz saysana’ şeklinde slogan attı. Kalabalık zaman zaman da tören alanına konulmuş sandalyelerden birinde oturan şehit anasına, ‘Ana ağlama, biz de senin oğlunuz’ diye seslendi.
      Bu arada bir bayrak denizine dönen tören alanı üzerinde kanatlarına Türk Bayrağı takılmış küçük bir uçak, defalarca tur attı. Topluluk uçağın geçişini alkışlarla karşıladı.
      Tören alanına Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Atakan Altıparmak, Büyükşehir Belediye Başkanı AKP'li Menderes Türel, Kepez Belediye Başkanı AKP'li Erdal Öner, Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan'ın gelmesiyle birlikte binlerce kişi, hep bir ağızdan ‘Mecliste PKK istemiyoruz’ diye slogan attı. Tuğgeneral Altıparmak ve eşi Demet Altıparmak, şehit ailesinin yanına giderek başsağlığı diledi. Demet Altıparmak'ın bu sırada gözyaşlarını tutamadığı görüldü.
     
     ÇOCUKLARI, TEK DAMLA GÖZYAŞI DÖKMEDİ

      Şehidin 14 yaşındaki kızı Büşra ile 11 yaşındaki oğlu Hüseyin, ‘hainler sevinmesin’ diyerek tören boyunca tek bir damla gözyaşı dökmedi. Yakınlarının kolları arasında güçlükle ayakta duran çocuklara, askeri erkan büyük ilgi gösterdi.
      Antalya Müftüsü Mahmut Yeleser'in kıldırdığı cenaze namazının ardından şehit uzman çavuş gözyaşları arasında toprağa verildi. Mustafa Uysal'ın cenazesi, 22 yaşında ölen erkek kardeşi İbrahim ve ninesi Ümmü Uysal'ın mezarlarının yanı başındaki kabre defnedildi.
     
Cenaze törenine katılan Unakıtan'ı bir grup yuhaladı
     
     Kemal ATLAN- Hakan TÜRKTAN- Saadet KEFAL/ESKİŞEHİR, (DHA)

     
HAKKARİ’deki PKK saldırısında 11 silah arkadaşıyla şehit düşen 20 yaşındaki Piyade Astsubay Çavuş Soner Özübek, Eskişehir’de 40 bin kişinin katıldığı cenaze töreninye toprağa verildi. Cenaze törenine katılan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, cami girişinde bir grup tarafından yuhalandı. Törende şehit astsubayın kızkardeşi Gamze Özübek, ağabeyinin astsubay kıyafetini giydi.
      Şehit astsubay çavuş Soner Özübek için Eskişehir Reşadiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Özübek’in Türk Bayrağı’na sarılı tabutu Eskişehir Asker Hastanesi morgundan askeri bir ambulansla törenin yapıldığı cami önüne getirildi. Yakınları tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Şehit astsubayın Hakkari’den gelen silah arkadaşları da tabutun başında sırayla selam durdu.
      Cenaze törenine Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, Vali Kadir Çalışıcı, 1’inci Hava Kuvveti Komutanı Korgeneral Bilgin Balanlı, AKP Milletvekilleri Murat Mercan, Nedim Öztürk, DSP milletvekili Tayfun İçli de katıldı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in il dışında olduğu için cenazeye katılamadığı bildirildi. Cenazede şehit astsubayın babası Tuncer Özübek, annesi Cemile Özübek, Hakkari’de er olarak vatani görevini yapan ve tehrisine 3 ay kala kardeşinin şehit olması nedeniyle erken terhis edilen ağabeyi Serdar Özübek ayakta güçlükle dururken, kızkardeşi Gamze Gözübek'in, şehidin askeri kıyafetiyle törene katılması dikkat çekti. Cenazeye katılanların sayısı, törenin başlamasıyla birlikte 40 bin kişiye ulaştı.
     
     ALMAN BÜYÜKELÇİ DE CENAZEDE

      Cenaze törenine katılan Almanya’nın Ankara Büyükelçi Eckart Cuntz, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Eskişehir’deki bu cenaze töreninde bulunmak benim için çok önemliydi. Ben özellikle asker ailesine taziyelerimi ifade etmek istedim. Şiddetin ve terörün her şekli son bulmalı'' dedi.
      Büyükelçi Cuntz, cenaze namazı kılındığı sırada cami avlusunun arka tarafındaki kalabalığın yanında bekledikten sonra camiden ayrıldı.
     
     KIZKARDEŞTEN ASKER SELAMI

      Şehit astsubay çavuş Soner Özübek’in astsubay kıyafetini giyerek cenazeye katılan kızkardeşi Gamze Özübek, tabutun başına gelerek asker selamı verdi.
      Törene katılan binlerce kişi sık sık ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’, ‘Kahrolsun PKK’, ‘Hepimiz askeriz PKK’ya yeteriz’, "Tayyip oğlunu askere gönder’ diye sloganlar attı. Bazı vatandaşlar bu sırada gözyaşlarını tutamadı.
     
     UNAKITAN YUHALANDI

      Ankara’dan gelerek törene katılan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, cami avlusuna girerken ellerinde Türk Bayrakları bulunan bir grup trafından yuhalandı. Kalabalık ‘Oymuz size haram olsun’ diye bağırdı Kalabılığın arasından geçen Unakıtan, cenaze törenindeki yerini aldı. Unakıtan şehir astsubayın babası Tuncer Özübek’e başsağlığı diledi. Bakan Unakıtan gazetecilere yaptığı açıklamada “Bugün tabii ki Eskişehirimizin en üzüntülü günlerinden birini yaşıyoruz. Bir evladımız şehit oldu. 12 evladımız şehit oldu. Bunların acısını içimize gömdük. Bunun hesabını soracağız. Bu işte kararlıyız. Hükümet sözcümüz, ‘Sözün bittiği yerdeyiz’ dedi. Fazla konuşmak istemiyorum. Hepimizin başı sağolsun'' diye konuştu.
     
     ‘COPLAYIN’ TALİMATINA SUBAYLARDAN TEPKİ

      Cami bahçesinde protokolün geçiş yolunu açmak isteyen Eskişehir Emniyet Müdürü Savaş Yücel'in, görevli polislere ‘koridoru açın, çekilmeyeni coplayın’ diye talimat vermesine subaylar tepki gösterdi. Vatandaşlar da subayları destekledi. Kısa süreli yaşanan tartışma araya yüksek rütbeli subayların girmesiyle yatıştı.
      Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra şehidin tabutu askerlerin omuzlarına alınarak top arabasına konuldu. Top arabasının arkasından şehidin yakınları ve protokol yürüdü. Cenaze daha sonra askeri ambulansa alınıp toprağa verilmek üzere Kanlıpınar Şehitliği’ne götürüldü.
     
     POLİSLERLE ARBEDE

      Bu sırada arkadan gelen binlerce kişi, önlerinde duran çevik kuvvet polisleri tarafından bekletilmek istendi. Kalabalığın yüklenmesiyle çevik kuvet barikatı yarıldı.
      Çıkan kısa süreli arbedede bazı polisler hafif yaralandı. Barikatı aşan kalabalık Atatürk Caddesi’nde slogan atarak yürüdü. Şehit astsubay çavuş Soner Özübek, götürüldüğü Kanlıpınar Şehitliği'nde gözyaşları içinde toprağa verildi.
     
     
Sarıkamış'ta 3 bin kişinin katıldığı cenazede gözyaşları sel oldu
     
     Mukadder YARDIMCIEL/SARIKAMIŞ (Kars), (DHA)

     
HAKKARİ'nin Dağlıca kesiminde PKK'lı teröristlerin askeri birliğe saldırısında şehit düşen 12 askerden er 20 yaşındaki Tarık Emeket için memleketi Kars'ın Sarıkamış İlçesi'nde 3 bin kişinin katıldığı cenaze töreni düzenlendi. Şehit Tarık Emeket'in naaşı, 1914'teki Osmanlı- Rus Savaşı sırasında tek kurşun atmadan donarak şehit olan 90 bin askerin koyun koyuna yattığı Allahuekber Dağları’nın eteğindeki Sarıkamış'a bağlı Aşağı Sallıpınar Köyü'nde toprağa verildi.
      Irak sınırı yakınındaki Dağlıca'da teröristlerle girdiği çatışmada şehit düşen Tarık Emeket'in cenazesi, önce Sarıkamış'a getirildi. Sarıkamış'ın Cumhuriyet Meydanı'ndaki Kazım Karabekir Camisi önünde düzenlenen törende, vatan uğruna şehit düşen Tarık Emeket'in özgeçimişi okundu. Vali Mehmet Ufuk Erden, 9'uncu Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek, Kars Belediye Başkanı AKP'li Naif Alibeyoğlu, AKP Kars Milletvekili Mahmut Esat Güven, Sarıkamış 9'uncu Motorlu Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ferit Güler, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abamüslüm Güven, İl Emniyet Müdürü İbrahim Demirci, kaymakamlar, belediye başkanları, daire müdürleri, şehidin yakınları ve öğrenciler katıldı. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı cenaze töreni öncesi bir grup genç üzerinde ‘Barzani sabrımız taştı’ yazısı bulunan maketle Tugay Komutanlığı'na yürüdü. ‘Kahrolsun PKK’, ‘Bizi de askere alın’, ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ sloganları atttı. GÖsteri yapan grup, daha sonra cenaze töreninin yapıldığı alana geldi. Şehit erin Türk bayrağına sarılı naaşı, cenaze arabasından indirilerek alandaki musalla taşının üzerine konuldu. Bu sırada şehit erin annesi Hasgül ile babası Aslan Emeket ve kardeşlerinin feryatları yürekleri dağladı.
      Fenalaşan anne Hasgül Emeket ile kız kardeşlerine ambulansta tıbbi müdahale yapıldı. Şehir er Tarık Emeket'in cenaze namazı Sarıkamış Müftüsü Necdet Arman tarafından kıldırıldı. Cenaze namazınından sonrası yakınları tabuta sarılarak ağıt yakmaya devam etti. Cenaze arabasına konulan Tarık Emeket'in naaşı, terörü lanetleyen sloganlar ve ağıtlar içerisinde Sarıkamış'ın Allahuekber Dağları eteğindeki Aşağı Sallıpınar Köyü'ne götürüldü. Yaklaşık 5 ay önce vatani görevini yapmak için yakınları ve arkadaşları tarafından davul- zurna eşliğinde uğurlanan Tarık Emeket’in cenazesi Aşağı Sallıpınar Köyü'ne ağıtlar ve gözyaşları içerisinde getirildi.
      Allahuekber Dağları eteklerinde, Sarıkamış ve Selim ilçeleri arasında kalan Aşağı Sallıpınar Köyü'nde, şehit Er Tarık Emeket'in cenazesi toprağa verildi.
     
KORE GAZİSİ DEDESİNİN YANINA DEFNEDİLDİ
      Hakkari’de şehit olan Piyade Er Vedat Kutluca, Keskin’de toprağa verildi.
      Şehir Piyade Er Kutluca’nın cenazesi öğle saatlerinde, Kırıkkale’den bayraklarla süslenmiş araçlardan oluşan konvoy eşliğinde Keskin Çarşı Camii’ne getirildi.
      Bu sırada ailesi, evlerinde, komşularının ve diğer vatandaşların taziyelerini kabul etti.
      Şehit Er Kutluca’nın annesi Gülhan Kutluca, sakinleştirici iğne ile ayakta durabilirken, babası Abidin Kutluca da sağlık görevlilerince kontrol altında tutuldu.
      Keskinli ve Kırıkkaleli vatandaşlar da sabah saatlerinden itibaren Cumhuriyet Meydanı’nda toplandılar.
      Ellerindeki Türk bayraklarıyla terör örgütünü protesto eden vatandaşlar, "Türk-Kürt kardeştir, PKK kalleştir", "Mustafa Kemal’in askerleriyiz", "Askere uzanan eller kırılsın" "Kahrolsun PKK" şeklinde sloganlar attılar.
      Vatandaşlar, "Üzülme Anne, hepimiz senin evladınız", "Hepimiz Mehmetçiğiz, hepimiz Vedat’ız" yazılı dövizler taşıdılar ve terörü protesto ettiler.
      Şehit Piyade Er Kutluca için öğle namazının ardından kılınan cenaze namazına babası Abidin, kardeşi Ali Kutluca ve akrabalarının yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanı Bakanı Zafer Çağlayan, Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Tuncer Aka, Kırıkkale Valisi Mustafa Bahrettin Demirer, Kırıkkale Belediye Başkanı Veli Korkmaz, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ATO Başkanı Sinan Aygün, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz, Keskin Kaymakamı Adem Yazıcı, Keskin Belediye Başkanı Yahya Uca Çelik, Kırıkkale milletvekilleri, askerler ile çok sayıda vatandaş katıldı.
      Şehit Er Kutluca’nın ilköğretim öğrencisi olan kardeşi Kubilay Kutluca, namaz sürecince abisinin cenazesi başında bekledi ve tabutuna sarıldı.
      Şehit askerin annesi Gülhan Kutluca, kız kardeşleri Züleyha, Zehra ve Ceren Kutluca Cumhuriyet Meydanı’nda namazın bitmesini beklerken, vatandaşlarda terörü protesto eden sloganlar attılar.
      Cenaze namazının ardından Şehit Er Kutluca’nın cenazesi, Cumhuriyet Meydanı’na getirildi. Buradaki askeri tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
     
     DEDESİNİN YANINA DEFNEDİLDİ

      Şehit askerin öz geçmişinin okunmasının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri adına Piyade Yüzbaşı Ekrem Yılmaz bir konuşma yaptı.
      Yüzbaşı Yılmaz, Piyade Er Kutluca’nın 21 Ekim günü, Hakkari’nin Dağlıca bölgesinde vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü korumak maksadıyla icra ettiği görev esnasında bölücü terör örgütüne mensup teröristlerle çıkan çatışma sonucu şehit olduğunu hatırlattı.
      Silah arkadaşlarının, ailesinin üzüntüsünün büyük ve sınırsız olduğunu bildiklerini ifade eden Yüzbaşı Yılmaz, Allah’ın herkese nasip etmediği şehitlik mertebesinin her zaman ailesinin haklı gururu olacağını söyledi.
      Aziz Türk milletinin namusu ve şerefi, vatanın bölünmez bütünlüğü için Türk milletinin her bir ferdinin geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de canını feda etmeye seve seve daima hazır olacağını belirten Yüzbaşı Yılmaz, "Çünkü Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, kahraman evlatlarının sayesinde sonsuza dek yaşayacaktır" dedi.
      Aileden, şehitleriyle övünmelerini isteyen Yüzbaşı Yılmaz, "Şehidimizi bundan sonra Yüce Türk milleti bağrına basacaktır. Tanrı size sabırların en güzelini verecektir. İçinize akan gözyaşlarınız içinizi serinletecektir" diye konuştu.
      Daha sonra, Şehit Er Kutluca’nın cenazesi, kortej eşliğinde ilçe mezarlığındaki şehitliğe götürüldü.
      Şehit askerin cenazesi, Kore Savaşı’nda Gazi olan dedesi Bedrettin Kutluca’nın mezarı yanında defnedildi.
      Cenaze töreni nedeniyle ilçedeki evler ve dükkanlar Türk bayraklarıyla donatılırken, bir çok dükkanın da kapalı olduğu görüldü.
      Şehir Er Kutluca’nın en son Ağustos ayında dağıtım izni için ailesinin yanına geldiği ve Ramazan Bayramı’ndan önce ailesini telefon ile arayarak görüştüğü öğrenildi.
      Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, cenaze törenin ardından beraberinde Vali ve garnizon komutanıyla birlikte şehit erin evine taziye ziyaretinde bulundular.
      Öte yandan, Şehit Er Kutluca’nın halasının oğlu Astsubay Şuayip Sakallı’nın da 1996 yılında Gaziantep’in Islahiye ilçesinde şehit olduğu öğrenildi.
     
Tüzmen'i yuhalayanlar ‘O kedileri istiyoruz’ dedi
     
     Ahmet KAYA- Zeki GÜNAY- Mehmet BULUT/MERSİN, (DHA)

     
HAKKARİ’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Dağlıca Beldesi kırsalında, PKK’nın hain saldırısında şehit olan er Mehmet Cücük, memleketi Gaziantep’te 40 bin kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı. Gaziantep, cenazeye katılanların ağıtları ve teröre lanetleriyle inledi.
      Şehit er Mehmet Cücük’ün cenazesi Ulu Cami’ne getirildi. Al bayrağa sarılı tabutu gören yaklaşık 40 bin kişinin feryadı Gaziantep’te yankılandı. Cenaze törenine Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Vali Süleyman Kamçı, Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Asım Güzelbey, 5’inci Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Şendoğan Karakuş ile yaklaşık 40 bin kişi katıldı. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, burada yurttaşların tepkisiyle karşılaştı. Törenin tamamlanmasının ardından ayrılan Tüzmen’e yaklaşan kalabalıktan bazı kişiler, “70 milyon nüfusla arkanızdayız. Teskereyi unutmayın. O kedileri istiyoruz. O kedileri mutlaka alın'' diye bağırdı. Bazı kişiler ise Tüzmen’i yuhaladı. Tören sırasında ‘PKK mecliste’, ‘Kahrolsun PKK’, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’, ‘Mecliste PKK istemiyoruz’ sloganları hiç durmadı.
     
     “BARZANİ'NİN KELLESİNİ GETİRECEĞİM''

      Tabutu taşımak isteyenler izdihama neden olurken, şehit erin babası 55 yaşındaki Cebbar Cücük, cenaze namazı sırasında Bakan Tüzmen’in yanında saf tuttu. Şehidin yakınları sinir krizi geçirdi.
      Şehit er Mehmet Cücük'ün ağabeyi 27 yaşındaki Fatih Cücük ise, “Barzani’nin kellesini ben getireceğim'' diye feryat etti.
      Kılınan namazın ardından şehit Mehmet Cücük’ün cenazesi Şehitkamil İlçesi’ne bağlı Aktoprak Beldesi Göksuncuk Köyü’nde gözyaşları arasında toprağa verildi.
      Bakan Kürşad Tüzmen daha sonra polislerin güvenlik önlemleri arasında törenden ayrıldı. Tüzmen’in tepkiler nedeniyle oldukça sinirlenmesi dikkat çekti.
      Gaziantepliler, 1999’da ölen trafik kazasında ölen Gaziantep Milletvekili ve Susurluk Komisyonu Sözcüsü Mehmet Bedri İncetahtacı’nın cenazesinden sonra ilk defa böyle bir kalabalık gördüklerini söyledi.
     
Törende MHP'li Başkan, Bakan Eroğlu'na ‘Bilal nerede’ diye bağırdı
     
     Ahmet İSTEK- Sezer KÜÇÜKKURT- İbrahim LALELİ- İsmail AKAR- Onur BAYRAM/DİNAR(Afyonkarahisar), (DHA)

     
HAKKARİ’nin Dağlıca Köyü’nde silah arkadaşlarıyla şehit edilen Piyade Uzman Çavuş Selçuk Gürdal ile Piyade Er Yavuz Öztürk için memleketleri Afyonkarahisar’ın Dinar İlçesi’nde tören düzenlendi. Belediye önündeki törende 15 bin kişi teröre lanet yağdırırken, gözyaşları sel oldu. Törene katılan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, “Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak'' derken, Gürdal’ın asker kıyafeti giyen eşi Naciye Gürdal, tören alanındaki askeri yetkililere, “Beni Hakkari'ye gönderin'' dedi. Gürdal’ın kendisi gibi uzman çavuş olan kardeşi Zafer Gürdal da, Bakan Eroğlu’na, “Meclis'te o 20 adamın ne işi var? O bölgede çatışmak istiyorum. Ahmet Türk’e de o soyisim yakışmıyor'' diye bağırdı.
      Teröristlerin pusuya düşürmesi sonucu yaşamlarını yitiren Piyade Uzman Çavuş 29 yaşındaki Selçuk Gürdal ile Piyade Er 20 yaşındaki Yavuz Gürdal’ın cenazeleri dün gece Afyonkarahisar’ın Dinar Devlet Hastanesi morguna getirildi. Sabah saatlerinde şehit yakınları hastaneye gelip, askeri görevlilere şehitlerin yüzlerini görmek istediklerini söyledi. Dinar Belediyesi önündeki tören için çevre ilçe ve kentlerden yüzlerce kişi ilçeye Türk bayraklarıyla akın etti. Dinar Belediyesi önündeki tören ve cenaze namazı için çok sayıda kalabalık erken saatlerde alanda toplanmaya başladı. İşyerlerine şehit askerlerin fotoğrafı asılırken, ‘Hepimiz Mehmet'iz PPK'ya yeteriz’, ‘Irak’a gireriz haritadan sileriz’, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sloganları atıldı.
     
     EŞİ VE ÇOCUĞU ASKER KIYAFETİ GİYDİ

      Belediye bahçesindeki tören için 112 Acil Servisi'ne bağlı 6 ekip hazır bulundu. Asker kıyafeti giyen şehit Selçuk Gürdal’ın eşi Naciye Gürdal, yakınlarının yardımıyla yürüyebildi. Oğlu 4 yaşındaki Samet'e de askeri kıyafet giydiren Naciye Gürdal, “Ben de Hakkari'ye gidip Selçuk'umum intikamını alacağım. Beni de gönderin'' diye bağırdı. Gürdal’ın kendisi gibi uzman çavuş olan ve KKTC'de görev yapan kardeşi 11 yıllık Uzman Çavuş Zafer Gürdal, alana girdiğinde alkışlarla karşılandı. Rütbeli askerlerin bile sakinleştiremediği Gürdal, “Ben onun kaldığı yerden devam ederim. Kardeşimin görev yaptığı yere gideyim'' diye ağladı. Bir binbaşı Gürdal’ı sakinleştirmeye çalıştı. Gürdal, “Buradan Cumhurbaşkanı ve meclise sesleniyorum. Orada o 20 adamın ne işi var?'' diye bağırdı. Şehit uzman çavuşun babası Mehmet Gürdal da torunu Samet'i kucaklayıp, “Benim oğlum yan gelip yatmadı'' diye ağladı. Şehidin oğlu minik Samet ise, “Ben de asker olacağım'' dedi. Anne Zekiye Gürdal sağlık görevlilerinin desteğiyle ayakta dururken, şehit uzman çavuşun ikiz kardeşi Celalettin Gürdal Meclis'teki DTP'lilerin atılmasını istedi.
     
     ÇEVRE VE ORMAN BAKANI EROĞLU; "KANLARI YERDE KALMAYACAK"

      Şehit Piyade Er Yavuz Öztürk'ün 50 yaşındaki annesi Fatma, yine aynı yaştaki babası Şükrü Öztürk ve kardeşleri de sağlık ekibinin kontrolünde alana geldi. Törene ve öğle vakti mütakip cenaze namazına Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Afyonkarahisar Valisi Haluk İmga, Isparta Valisi Şemsettin Uzun, AKP Afyonkarahisar Milletvekilleri Sait Açba, Halil Aydoğan, Zekeriya Aslan ve Ahmet Koca, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan, Tugay Komutanı Tuğgenel Asım Bülent Aker, Afyonkarahisar Belediye Başkanı AKP'li Abdullah Kaptan, Emniyet Müdürü Natık Canca da katıldı. Törende konuşan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, iki şehide cenab-ı Allahtan rahmet dilediklerini söylerken, devletin bu teröristlere gereken cezayı vereceğini vurguladı. “Acımız büyük'' diyen Bakan Eroğlu, “İki kardeşimiz şehit oldu, kanları yerde kalmayacak. Devletimiz, hükümetimiz her türlü tedbiri alıyor, bu kardeşlerimiz vatan için şehit oldu'' diye konuştu.
     
     MHP'Lİ BAŞKAN: BİLAL NEREDE?

      Bakanın konuşması sık sık terör aleyhine atılan sloganlarla kesilirken, Afyonkarahisar eski Belediye Başkanı MHP'li Hayrettin Barut, Eroğlu’nun konuşması sırasında, “Bilal nerede?'', “Yapamıyorsanız istifa edin'' diye bağırdı. Bakan Eroğlu her iki şehit ailesine de başsağlığı diledi. Şehit Gürdal'ın kardeşi ve Uzman Çavuş Zafer Gürdal, Bakan Eroğlu’na, “Ben kardeşimin görev yaptığı yerde çatışmak istiyorum. Ahmet Türk, bu soyisim sana yakışmıyor. Değiştir o soyismi'' dedi. Bakan Eroğlu, acı içindeki kardeşi sakinleştirmeye çalıştı.
     
     İKİSİ DE AİLELERİN 5’NCİ ÇOCUĞUYDU

      Tören sırasında iki şehidin de biyografileri okundu. 29 yaşındaki Selçuk Gürdal’ın 6 çocuklu ailenin 5’inci çocuğu olduğu 2000 ile 2006 yılları arasında İstanbul Hadımköy'de görev yaptıktan sonra geçen yıl bölgeye tayin olduğu açıklandı. 20 yaşındaki Yavuz Öztürk'ün de 5 çocuklu ailenin 5'inci çocuğu olduğu biyografisinde okundu. Törenin ardından cenaze namazını il müftüsü İlhan Kemaloğlu ile ilçe müftüsü Necdet Karabağ birlikte kıldırdı. Bu sırada Naciye Gürdal baygınlık geçirip sedye ile ambulasa götürüldü. Namaz sonrası Müftü Karabağ'ın, “Hakkınızı helal ediyormusunuz?'' sorusunu yaklaşık 15 bin kişi “Hakkımız helal olsun'' diye yanıtladı. Cenazeler daha sonra askerlerin omzunda ambulansa taşınırken, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’, ‘Ya Allah bismillah allahü ekber’ sloganları atıldı. Şehit törenleri nedeniyle ilçede okullar yarım gün tatil edilirken, yüzlerce öğrenci ellerinde Türk bayraklarıyla törene katıldı.
     
     82'LİK DEDE: BENİ DE ASKERE ALIN

      Tören sırasında Dinarlı 82 yaşındaki Hasan Kureş, nüfus cuzdanını göstererek, “Beni de askere alın'' diye bağırdı. 7 çocuk sahibi Kureş, “Alman harbinde ben Ankara'da askerdim. Bana silah verip bu sınıra gönderin'' diye bağırdı. Oğlu Lokman Hakkainanan'ı 1992 yılında Siirt Eruh'ta şehit veren 65 yaşındaki Bekir Hakkainanan da, “Çocuğu 10 aylıkken yetim, karısı dul kaldı. Bana da silah verin savaşayım'' diye ağladı.
      Şehitler ambulanslarla ve binlerce kişinin sloganları arasında köylerine gönderildi. Şehit Uzman Çavuş Selçuk Gürdal, Burunkaya Köyü mezarlığına götürüldü. Anne Zekiye Gürdal, tabuta uzun süre sarılıp ağladı. Anne Gürdal, oğlunun şehit düştüğü Dağlıca Köyü’den getirilen toprağı teslim alıp bir kısmını ağzına alıp çiğnedi. Şehit Uzman Çavuş gözyaşları arasında defnedildi. Şehit Er Yaşar Öztürk de, Göçerli Köyü'nde toprağa verildi.
     
     
Yorumlar (31)

Vatan sağ olsun!!!

EY TÜRK GENCİ. SEN GÖREVİNİ YAPTIN. MEKANIN CENNET OLSUN. ÖCÜN ELBET BİRGÜN ALINACAK.

[12:25 - yusufbesyo]   yazarın tüm yorumları


Gururluyum

çünkü bursalı şehidime gencecik fidanıma kahraman askerime, ölümsüz mehmedime son görevimi yaptım. mekanın cennet olsun şehidim hakkını helal et bize.

[21:19 - ela naz]   yazarın tüm yorumları






© Copyright 2007 Milliyet.