Kaz Dağı'nı bekleyen akıbet
Maden arama inadından vazgeçilmemesi halinde Kaz Dağı'nın akıbetinin, Kütahya'daki gümüş madeni gibi olacağı belirtildi
İSTANBUL Milliyet
Milliyet gökyüzünde/ MURAT ÖZTÜRK
Kütahya'daki ormanlık alan maden sahasına dönüşünce 30 yılda görenlerin içini acıtacak bir manzara ortaya çıktı. Oysa yıllar önce burası, çeşit çeşit hayvanların koşuşturduğu, halkın piknik yaptığı, kuşların cıvıl cıvıl öttüğü, çeşit çeşit ağaçlarıyla şehre oksijen sağlayan doğal bir alandı.
Ama şimdi, tepesi oyulmuş, ormanlık alanları yok edilmiş, binlerce ağacı katledilmiş, biyolojik zenginliği yok edilmiş, içler acısı bir görüntü sergiliyor.
41 milyon dolara satıldı
Kütahya-Eskişehir yolu üzerinde bulunan tepelik alanın doğası, yaklaşık 30 yıldır gümüş çıkarılarak yok ediliyor. Etibank tarafından 2000 yılında Özelleştirme İdaresi'ne devredilen, 2004 yılında da Söğütsen Seramik Sanayii İnşaat, Madencilik, İthalat, İhracat A.Ş.'ye 41 milyon 200 bin dolara satılan gümüş madeni, bölgede 1977 yılından bu yana faaliyet gösteriyor.
Her geçen gün bozuluyor
Buradaki tesisler, ülke gümüş ihtiyacının yüzde 45'ini karşılıyor ama çevrenin de her geçen gün giderek bozulmasına, tahrip olmasına neden oluyor. Eğer maden arama inadından vazgeçilmezse, sadece ülkemizin değil, dünyanın sayılı oksijen depolarından olan Kaz Dağı'nda da yakın gelecekte Kütahya'daki bu çirkin görüntü kaçınılmaz olacak.Sondaj alanında yapışkan madde
ÇANAKKALE AA
Kaz Dağı'nda altın madeni için sondaj çalışmaları yapılan yerlerde kaynağı henüz bilinmeyen bir tür yapışkan madde dikkati çekiyor. Çanakkale'nin Bayramiç ilçesine bağlı Muratlar köyünde üç ayrı noktada sondaj çalışmalarını sürdüren Teckcominco firmasının Halkla İlişkiler Müdürü Özgün Demircan, yapışkan madde hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.
Sondaj çalışmalarının, durdurulmasıyla ilgili olarak herhangi bir karar olmadığını belirten Demircan, "Çalışmaların durdurulması konusunda bize herhangi yazılı ya da sözlü bir bilgi gelmedi" dedi. Maden arama ve sondaj çalışmalarının bir an önce durdurulmasını isteyen Muratlar Köyü Muhtarı Mehmet Aydoğan ise köy halkından bazı vatandaşların Teckcominco firmasında işçi olarak çalıştıklarını, ancak köyün içme sularının bozulması nedeniyle tüm çalışanların işi bıraktığını belirtti. İçtikleri suyun üzerinde kokulu bir yağ tabakası oluştuğunu iddia eden Aydoğan, "Köyümüzün suyunu artık kimse içmiyor. Köy halkı tedirgin. Çalışmaların sona ermesini istiyoruz" diye konuştu. WWF TÜRKİYE'DEN UYARI
'Sondajları durdurmak yetmez
SERHAT OĞUZ İstanbul
Kaz Dağı'ndaki altın arama çalışmalarına bir tepki de WWF Türkiye'den (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) geldi. WWF Türkiye Genel Müdürü Filiz Demirayak, sondaj çalışmalarının durdurulmasıyla sorunun çözülemeyeceğini belirterek, Maden Yasası'nın değiştirilmesi ve koruma alanlarının genişletilmesi gerektiğini söyledi.Maden arama çalışmaları sırasında bugüne kadar, yol açmak amacıyla çok sayıda ağaç kesildiğini hatırlatan Demirayak, "Kaz Dağı Göknarı'nın vatanı olan Kaz Dağı, küresel ölçekte nesli tehlike altındaki bir 'akçaağaç' türünün az rastlanan yayılış alanlarından da biri olup Bern Sözleşmesi'ne göre nesli tehlike altında olan yaşam alanlarını barındırır. Kaz Dağı, 23'ü yalnızca bölgeye özgü ve 68'i ülke çapında nadir, yaklaşık 800 bitki türünün yaşam alanıdır. WWF-Türkiye'nin hazırladığı Türkiye'nin 122 Önemli Bitki Alanı çalışmasına göre, Kaz Dağı yalnız Türkiye'nin değil, tüm Avrupa'nın acil korunması gereken önemli bitki alanlarından biri" dedi.
CHP'den komisyon

Cafe