
|
|
|
 |
|
|
Referandum
Satır Arası / Deniz Sipahi
Son güne kadar vatandaş niçin ''evet'', niçin ''hayır'' dediğini bilemedi.
Bence çoğu kişi oyunu attıktan sonra bile ''evet''in ne işe yarayacağını, ''hayır''la neye karşı çıktığını bilmiyordu.
Televizyonda izledim.
''Evet'' diyen birine soruyorlardı.
''Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesi yönünde ne düşünüyorsunuz?''
Cevap...
''11’inci Cumhurbaşkanımız var. Meclisimiz seçmiş. O zaman seçimler neden yapılıyor, Meclis neden kuruluyor? Büyüklerimiz daha iyi bilirler. Bu işi büyüklerimize bırakmak lazım...''
Muhabir devam ediyor.
''Ama siz evet demişsiniz. Tercihi Meclis yapsın diyorsunuz...''
Adam şaşkın.
''Ben bilmem. Onu büyükler daha iyi bilir...''
Cumhurbaşkanı’nı Meclis’in yani büyüklerinin seçmesini istiyor ama gidip mührü ''evet''e basıyor.
Muhabir referanduma katılan bir kadının yanında.
''Siz nasıl oy kullandınız?''
''Evet dedim...''
''Neden?''
''Bilmem...''
''Bilmeden neden evet dediniz?''
''Çok bilgilendirilmedik, daha fazla konuşulsaydı...''
Kim bilgilendirecek, kim ne yapacak...
Bu referandum öylesine karışık, öylesine anlamsızdı ki...
Gümrüklerde oylar kullanılmaya başlanmış; üç gün kala ''11’inci Cumhurbaşkanı’nı halk seçer'' ibaresi referandumdan kaldırılıyor.
İki gün önce Yüksek Seçim Kurulu referandumun yapılıp yapılmayacağına karar veriyor.
Örneğin Cumhurbaşkanını halkın seçmesini istiyorsunuz ama beş artı beş olmasını istemiyorsunuz.
Ama seçeneğiniz yok.
Örneğin Cumhurbaşkanını halkın seçmesini istiyorsunuz ama 367’nin uzlaşma adına Meclis’te önemli kararların alınması aşamasında dikkate alınması gereken bir kriter olduğunu düşünüyorsunuz.
Yine seçeneğiniz yok.
Şimdi gene seçimler dört yılda bir yapılacağına göre acaba yerel seçimler de dört yılda bir mi yapılacak? Yoksa bu referandum sadece genel seçimlere bir çözüm mü getiriyor?
Aksiyse...
2008’in Mart’ında sandığa gidecek miyiz, gitmeyecek miyiz?
Peki Abdullah Gül’ün Çankaya’daki süresi beş yıl mı, yedi yıl mı?
Buna şimdi mi karar vereceğiz, yoksa beş yıl geldiğinde mi?
Gül bu Cumhurbaşkanlığı yetkileriyle mi görev yapacak, yoksa yeni bir düzenleme yapılacak mı? Yeni bir düzenleme yapılacaksa ve Türkiye yeni bir anayasa sürecindeyse referanduma gerek var mıydı, yok muydu?
Bu soruların cevaplarını kim biliyor?
Siyasilerin bilmediği ortada...
Vatandaşın kafası karışık.
''Evet'' deyip çıkmış ama aslında ''hayır''ın yanıtlarını veriyor.
İnatlaşarak demokrasi savunulmaz.
Dayatmayla uzlaşma sağlanmaz.
Bu referandum da amacına ulaşmaz.
Not: Değerli okurlar... Son yaşananlardan dolayı toplumun çok gergin olduğunu görüyorum. Tepkimizi dile getirelim. Örneğin 21.30’da ışık söndürme eylemine günlerce devam edelim. Sivil toplum örgütleri basın açıklamalarıyla askerimizin, devletimizin yanında olduğunu göstersinler. Ancak bu tavrımızı sergilerken soğukkanlı olalım. Terörün asıl amacının halkı kışkırtmak olduğunu unutmayalım. Askeri operasyonlarla da bu işi kesin olarak çözemeyeceğimizi iyi bilelim. Zaman her zamankinden daha mantıklı, soğukkanlı olma dönemidir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|