Asla yenilmeyene büyük alkışlar
Böyle bir tempoda bir kişi eksik kalırsanız dengeler allak bullak olabilir. Fenerbahçe bu duruma da direndi. Deivid'in atılışının hayatımda gördüğüm en garip kararlardan biri olduğunu söyleyebilirim.Fenerbahçe'nin savunmada zaman zaman kopukluk yaşadığını düşünebilirsiniz. Ama anlayışlı olmalı. Çünkü sezon hazırlığına başladıklarından bu yana böyle bir tempoyu, hatta yarısını bile görmediler. İşte bu yüzden ayakta alkışlamalı genel performanslarını.
Ve böyle bir tempoda bir kişi eksik kalırsanız dengeler allak bullak olabilir. Fenerbahçe bu duruma da direndi. Deivid'in atılışının hayatımda gördüğüm en garip kararlardan biri olduğunu söyleyebilirim. Bu kararı ancak bir İngiliz hakem verebilirdi. Biliyorsunuz Ada söz konusu olduğunda dünyanın her yerinden farklı bir oyun yorumu oluyor. Ancak bu onun da ötesindeydi. Evet karar garip. Ama şunu da söylemek lazım. Dün Deivid ve Vederson bu maçı gereğinden fazla bir oranda vitrin olarak kullandı. 2 pas alternatifiyle gol pozisyonuna koşarken topa böyle yapışmak, illa şut kovalamak olacak şey değil. Üstüne de o faulü yapmak. Sezonun en iyi çıkışını yapan Deivid'den beklenmeyecek bir şahsilik!
Şifre belli
Zico'nun, Gökhan (evet 60'da yoruldu, ama ayakta kaldı) tercihinin beklenmedik katkısının ötesinde, Deivid'in atılışına alışılandan daha çabuk tepki vererek, Kazım'ı Semih'in yerine oyuna alması da başarılı hamlelerdi. Gökhan, Farfan'ı karşı kanada Carlos'un önüne yolladı düşünün. "Bu adamı geçemedi, bir de şansımızı Roberto Carlos'ta deneyelim". Bir hocayı buna zorlamak bir kariyer başarısıdır. CV'ye yazılır.Ama işte bir takım Alex zekasına alışmışken, bir de eksik kalırsa bayağı yoksunlaşıyor. PSV eksik kaldığında İstanbul'da neler olmuştu hatırlayın.
Fenerbahçe bir grup lideri gibi oynadı 90 dakikayı. En zekiyi, en iyi çıkış yapanı kaybetti. Kabul edelim ki deli saçması gereksiz sarı kartlar gördü, ama oyun açısından geri düşmedi.
Maç dengede giderken Semih yaptığı onca işin yanında biraz şanslı/becerikli/esnek/rahat, artık ne derseniz olsaydı 3 puanla rahatlamış bir Fenerbahçe inecekti yarın İstanbul'a.
Bugün yine de 3 net pozisyon bulmuş ve bu tempoyu yapan bir takımdan sadece 1 pozisyon görmüş bir takım olarak dönüyor. Zaten şifreyi biliyorsunuz. "Ne olursa olsun asla yenilme"
Ayakta alkışlamayalım da ne yapalım.
mdemirkol@milliyet.com.tr

Cafe