
Nail GÜRELİ
Onuncu ses
Zaman sağduyu ve fakat onur zamanı
Elbet acımız büyük. (Bu kaçıncı acı?) Türkiye'nin başı sağ olsun.
Mutlaka zaman, ulusal bütünlük ve kararlılık zamanı.
Ve zaman, demokrasiyi sürdürmenin önem kazandığı zaman.
Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın Millet Meclisi'nde tartışmalarla birlikte sürdürüldüğünü unutmayalım.
Kimilerine aykırı gelen düşünceleri vatan hainliği ya da kişisel düşmanlıkla suçlamadan tartışmalıyız.
Üç gündür konuşulanları, yazılanları izliyoruz. Lütfen kızmayın, şöyle bir ortalama yaptık; söylenip yazılanların yüzde 35'i "sağduyu" öneriyor, yüzde 30'u "sükûnet" ile davranalım diyor, yüzde 30'u "itidal" tavsiye ediyor. "Onur" sözcüğünü kullananların oranının yüzde 5'i bile bulduğundan emin değiliz.
Bu saptamadan sonra gelelim çözüme.
PKK terörünün sadece askeri yoldan önlenemeyeceğini (asker de dahil) hemen herkes söylüyor. Yine hemen herkes kalıcı çözümün siyasal, sosyal ve ekonomik araçlarla sağlanabileceği görüşünde birleşiyor. Biz de böyle düşünenlerdeniz. Özetle: Askeri alanda elbet temkinli davranmalı, siyasal alanda ise dış odaklara etkin yaptırım uygulanmalı.
Bir eleştiri
Sosyal ve ekonomik yön bir yana, siyasete değinelim.
Siyasette doğruyu bulmak için, bugüne kadar neyin yanlış olduğunu görüp onlardan kaçınmalıyız.
Bizce bugüne kadar, özellikle son 5 yıl içinde Türkiye'nin tarihine, gücüne önemine uygun "onurlu" siyaset izlenmemiştir. İşlerin bu noktaya gelmesinde bu zafiyetin payı büyüktür.
Bir baştan, bir sondan iki örnek verelim, fazlasına yerimiz yok.
Türkiye Başbakan'ı için o Başbakan'ın danışmanı Amerika'ya gidip "Onu deliğe süpürmeyin, kullanın" derse...
Ekim ayı başında 13 şehit verdikten sonra Başbakan:"5 Kasım'da Amerika'ya gidince Bush'la bu konuyu konuşacağım" derse...
Meclis'ten sınır ötesi tezkeresi çıktıktan sonra, Başbakan: "Tezkerenin çıkması mutlaka kullanılması anlamına gelmez" derse...
O hale gelinir ki, Talabani: "Bir kediyi bile Türkiye'ye vermeyiz" demek saygısızlığını gösterir.
İnsanlar ve toplumlar saygınlıklarını kendi onurlarına sahip çıkarak korur.
Devlet yönetiminin, ABD'nin koltuğunun altında din üzerinden siyaset yapmakla yürümeyeceği giderek daha yaygın biçimde anlaşılıyor.
Kızmayın. Eleştiriye tahammül edin.
Ve siyaseten demokratik bir çözüm bulun.
Bir şiir
Bu haftaki dizelerimiz Nâzım Hikmet'in Kuvayi Milliye Destanı'ndan:
"Dörtnala gelip uzak Asya'dan/ Akdeniz'de bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim./
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak/ ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim.
nailgureli@milliyet.com.tr

Cafe