Zaman gerek
Türkler'in katkısını yukarı çekmedikçe Efes'in arkadan kovaladığı çok maç izleriz bu sene...Görünen o ki, yeni sezona "savunmacı" damgasını sırtından kazıyıp, David Blatt ve onun getirdiği "hücumcu" kimliğiyle giren Efes Pilsen için bu "köklü kabuk değişimi" hiç de kolay olmayacak...
Dün, yıllardır şansı tutmayan "belalısı" Cibona Zagreb ile giriştiği mücadelede "dalgalı döviz kuru" gibi bir inip, bir çıkan lacivert - beyazlılar, bu geçiş sürecinin kısa sürmeyeceğinin sinyallerini verdiler.
Şu bir gerçek ki Efes için "hücumcu" kimliğini kazanırken, savunmada verilen "ödün" belirleyici olacak. Cibona karşısında üç çeyrekte yenen ortalama 25 sayı, Euroleague'de ne kadar çok skor üretirseniz üretin, "maç kazanmaya" yetecek bir oranı yansıtmıyor...
Kısıtlı katkı
Dünkü maçta, yabancı oyuncuların ürettiği skora baktığınızda, hücum gücünün Efes lehine olumlu yönde farklılığından söz edebiliriz. Ancak iş, "yerlilerin" randımanına gelince Cibona'nın, bu anlamda Efes'i ikiye katladığını (56'ya 28) görüyoruz. Dolayısıyla savunmadaki sıkıntının yanında, 14 sayı yapan Serkan'ı bir kenara koyarsak, Türk oyuncuların, skora bu kadar "kısıtlı" katkı yaptığı bir oyunda galibiyetten söz etmek olanaksızdı. Savunmayı toparlayıp, Türkler'in katkısını yukarı çekmedikçe de rakibin kaçtığı, Efes'in de arkadan kovaladığı çok maç izleriz bu sene...gtüre@milliyet.com.tr

Cafe