
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Savaşçı kimlik
PKK saldırılarının ardından Türkiye'yi Kuzey Irak'ı işgaline yönlendirme çabasıyla Barzani'yi hedef göstererek F-16 pilotluğuna soyunan kalemlerin, şehit cenazelerindeki gözyaşı ve öfkeyi sömürme biçimleri toplumun hiç istemediği bir kutuplaşmayı, tehlikeli bir "kimlik" çatışmasını körükler niteliktedir.
Nobel ödüllü düşünür Amartya Sen, "Kimlik ve Şiddet" adlı yapıtında 11 Eylül'de doruğa çıkan küresel şiddetin, insanların din ve kültür temelinde bölünebildikleri yeni çatışma alanlarının temelindeki kışkırtmaya dikkat çeker:
"İnsanların düşünceleri başkalarına ait kanaatlerdir. (Oscar Wilde) Nitekim kendimizi özdeşleştirdiğimiz insanlardan şaşırtıcı ölçüde çok etkileniriz. Aktif olarak öne çıkarılan sekter nefretler azgın bir yangın gibi her yanı sarabilir, tıpkı Kosova'da, Bosna'da, Ruanda'da, Timor'da, İsrail'de, Filistin'de, Sudan'da ve dünyanın daha birçok yerinde tanık olduğumuz gibi. Bir grup insanla kurulan özdeşlik duygusu, uygun bir kışkırtmayla, başka bir gruba gaddarca davranmanın güçlü bir silahı haline getirilebilir.
Nitekim dünyadaki çatışma ve barbarlıkların çoğu kendine özgü ve seçeneksiz bir kimlik yanılsaması sayesinde sürdürülebilmiştir.
Nefret tohumları ekme sanatı diğer aidiyetleri boğan, egemen kimliğin büyüleyici gücünü harekete geçirme biçimini alır ve buna uygun bir savaşçı kimliğe dönüştüğünde de, insanlara karşı normal olarak besleyeceğimiz sempatiyi ve doğal iyilikseverliği bastırabilir. Sonuç, ilkel bir yerel şiddet ya da ustalıklı bir kültürel şiddet ve terörizm olabilir."
Hint kökenli Amartya Sen, kimliğin bazen kendinden geçme derecesinde "öldürücü" olabileceği konusunda uyarıyor:
"Bize sadece Ruandalı olmadığımız, ya da sadece Yugoslav olmadığımız, Sırp olduğumuz (Müslümanlardan hoşlanmadığımız) aniden hatırlatılabilir. 1940'lı yıllardaki bölünme politikalarıyla bağlantılı Hindu-Müslüman ayaklanmalarına ilişkin çocukluk anılarımda, ocak ayındaki geniş yürekli insan yığınlarının nasıl bir anda temmuz ayının acımasız Hintlileri ve azgın Müslümanları haline geldiği yer alıyor. "Kendi halkı" adına başkalarını öldüren ve başını kan dökücülerin çektiği kişilerin elinde, yüz binlerce insan yok olup gitti.
Şiddet, terör ustalarının şampiyonluğunu yaptığı tekil ve savaşçı kimliklerin saf insanlara dayatılmasıyla kışkırtılır."
Madem kimlik temelli düşünce bu tür acımasız manipülasyonlara neden olabiliyor, o zaman bunun çaresi nedir?
Savaşçı bir kimliğin karşısına ortak insanlığımızın barışçı değerlerini çıkarmak.
Yarın devam edeceğiz.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe