|
 |
|
|
EBSO özüne dönüyor
Satır Arası / Deniz Sipahi
Ege Bölgesi Sanayi Odası, kuruluş günlerine geri dönüyor. Bildiğiniz gibi uzun süredir odadan kopmalar devam ediyor.
Milas şubesinin, Milas Ticaret ve Sanayi Odası’na bağlanmasıyla, EBSO da bölge odası olma özelliğini kaybedecek.
Aydın şubesinin ayrı bir oda kurmak üzere başvurusunun kabul edilip, işlemlerine başlanmasının ardından, Milas’ın ayrılık işlemlerinin de kasım ayı sonunda tamamlanması bekleniyor. EBSO’nun yeni yıla İzmir Sanayi Odası olarak girmesi artık kaçınılmaz gözüküyor.
İzmir Sanayi Birliği’nden EBSO’ya kısa bir özet yapalım. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından kısa süre önce 1922’de İzmir’de birinci İktisat Kongresi yapıldı.
Bir kaç yıl sonra 1927’de İzmirli sanayicilerin isteği üzerine ''İzmir Sanayi Birliği'' kuruldu.
10 yıl boyunca, yani 1937’ye kadar İzmir Sanayi Birliği, zamanın çok ağır ekonomik koşullarına rağmen faaliyetlerini sürdürdü.
İkinci Dünya Savaşı’nın etkilerinden dolayı oda kayıtları arasında 1937-1945 dönemine ait hiçbir yazılı belge bulunamıyor.
Aslında İzmirli tarihçilerin bu döneme biraz odaklanıp kentin sanayi tarihinin en önemli adımlarının atıldığı, fikirsel hazırlıkların yapıldığı bu dönemi yazmaları gerekiyor.
1945 yılı aralık ayında, birliğin toplantıları yeniden başladı ve 1951’e kadar faaliyetler yürütüldü.
Birlik, 1951 yılında İzmir Sanayi Odası’na dönüştü.
1954 yılında Sanayi Bakanlığı’nın özel izniyle Aydın, Muğla, Manisa, Denizli ve Balıkesir illerini de kapsayarak, ''Ege Bölgesi Sanayi Odası'' unvanına dönüştü.
Bölge imalat sanayindeki gelişmeler sonucunda, Denizli ve Balıkesir illeri, 1972 ve 1982 yıllarında kendi sanayi odalarını kurdular. 1995 yılı başlarında da Manisa Ticaret ve Sanayi Odası kuruldu. Milas ile birlikte EBSO’nun bu misyonu da bitmiş olacak. Ben bunu dezavantaj olarak görmüyorum.
Çünkü konular ve olaylar üzerine odaklanılmaması gereken bir dönemdeyiz.
Ege kendine özgü özellikleri olan bir bölge...
Bireysel çıkışlar, performanslar göz kamaştırsa da ortak hareket etme konusunda ciddi zaaflarımız var. Herkesin kucaklayabileceği ortak projeler üretmek yerine, hep özgürlüğümüzü savunma ve anlatma çabasına giriyoruz.
EBSO, 2008’de İzmir Sanayi Odası olacak.
Dileğimiz 1927’deki ''İzmir Sanayi Birliği'' ruhunun yeniden canlanması.
Cumhuriyet tarihinin en borçlu dönemi
Katıldığım toplantıların çoğunda ekonomideki riskler konuşuluyor. Risk iyi yönetilemezse gerçekten büyük sorunlar çıkaracak gibi gözüküyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başkanlığında kurulan 58. ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başında bulunduğu 59. ve 60. AKP hükümetleri, Cumhuriyet döneminin borçlanma rekorunu kırdı.
AKP hükümetleri, yaklaşık beş yıllık icraat döneminde, kendinden önceki tüm Cumhuriyet hükümetlerin yüzde 127’si kadar iç borçlanmaya gitmiş; dış borçlarla birlikte toplam merkezi yönetim borcu ise bir kata yakın artmış.
Başbakan Recep Tayip Erdoğan, yaptığı bir konuşmada ''Borç yiğidin kamçısıdır derler, ama yiğitsen kamçıdır, değilsen felakettir'' demişti.
Türkiye’nin küresel bir oyuncu olması güzel de küresel bir dalgalanmada en fazla etkilenen ülke olmasını da asla unutmayalım. Küçük bir sallantıda bile yangın yerine dönen Türkiye’de esnaf, uzun zamandır sıkıntılarını dile getiriyor. Şimdi de KOBİ’lerde benzer yakınmalar yükseliyor.
İki ay geç kurulan hükümet, biraz da bu seslere kulak verse çok yerinde olur.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|