
Melih AŞIK
Açık Pencere
Bombardımannn...
Gazetelerde kocaman başlıklar: "PKK yuvalarına ateş yağıyor"
"Bombalayıp dönüyorlar"
"İnlerinde vuruyoruz"
Yabancı internet sitelerini dolaşıyoruz. Irak sınırını geçtiğimize ilişkin bir haber yok. Zaten hükümetten orduya sınır ötesi operasyon emri de henüz verilmedi. Peki biz sınır ötesine geçmiyorsak nerede, kimi vuruyoruz?
Sisler arasında yol almaya çalışan bir gemi gibiyiz.
Toz duman arasında göz gözü görmüyor. Basın fırsat bu fırsat askerlere vurup duruyor...
Onlar da TSK'ya karşı kendi kirli savaşlarını yürütüyorlar!
Bu arada bazı meslektaşlar tutturdu, "Barzani'yi vuralım, yılanın başı o" demeye...
PKK çeteleri sınırımızdan içeri girip vuruyor. 12 erimizi şehit edip 8 askeri teslim alıp gidiyor. Takip edemiyorsunuz. Sonra da gidip Erbil üzerinde F-16 uçuracak ve Amerika'nın has adamı Barzani'yi vuracaksınız... Ne proje! Bu emri ABD'nin izni olmadan ağzını bile açamayan AKP verecek öyle mi?
Fırsat ayağımıza geldi... Dağlıca baskınının hemen ertesinde meşru müdafaaya dayalı sıcak takip hakkını kullanacaktık. Kullanamadık... Artık boş hayallerle avunmaya gerek yok.
Son günlerde ABD'nin PKK'yı aktif olarak desteklediği, buna AKP'nin Hamas'ı davetinin ve İran'a yaklaşmasının yol açtığı yolunda yorumlar yapılıyor. Çok yönlü dış politika iyidir. Ama böyle bir politikayı yürütme beceriniz yoksa hiç girişmeyeceksiniz.
Bugün ABD'ye tam bağımlı ve beceriksiz bir iktidarın sebep olduğu şokları yaşıyoruz. Toplum hesaplayamadı işlerin buraya geleceğini...
Yeni Ticaret Kanunu'na göre kamyonların arkalarındaki yazılar yasaklanıyormuş.
Orada da muhalefet sezdiler galiba...
Haldun Ertem
Ne zaman açıklanacağı da bildirilmiyor. Anlaşılan bir hadise var. Ama ne?
- Belediyelerin görevi toplu taşımacılığı teşvik etmektir. Oysa İstanbul Anakent Belediyesi bunun tersini yapıyor...
Almanya'daki okurumuz Dr. Seda Türköz'den o ülkedeki bilet fiyatlarını istedik... Okurumuz otobüs, tramvay, metro, tren dahil aylık abonman biletine 43 euro (75 YTL) ödediğini söylüyor. İstanbul'da aylık bilet ise (ayda 200 seferle sınırlı) 100 YTL... Üstelik orada yolcu tertemiz araçta, oturarak seyahat eder. Bizim otobüs yolcuları hem çile çeker hem Almanlardan pahalı yolculuk eder...
Son günlerde televizyonlarda sıkça izlenen bir reklam var. Turkcell ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin işbirliğiyle yürütülen "Kardelenler" projesi çevresinde burslu olarak okuyup öğretmen olan Elif İmenç'in hikâyesi anlatılıyor reklamda...
Elif İmenç, Gazi Üniversitesi'ni bitirmiş, halen Mardin'in Yeşilli ilçesindeki Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda "ücretli İngilizce öğretmenliği" yapıyor.
Elif'le ilgili reklamda gösterilmeyen kimi gerçekler de var tabii...
Türkiye'ye örnek olarak sunulan "Kardelen Elif", aslında Sosyal Bilgiler öğretmeni olmasına rağmen İngilizce dersine girmekte. Saati 5 YTL'den ayda ortalama 300 YTL kazanmakta... Yani.. Günde 10 YTL'ye çalışıyor.
Aynı durumda bir başka öğretmen okurumuz yazıyor:
- İki ayrı okulda haftada 30 saat derse giriyorum. Ayda elime 550 YTL geçiyor. Kasımda atamalar var, belki bu sıkıntıdan kurtulurum diyordum. Atamalar aralık ayına ertelenmiş. İktidar bizlere verdiği sözleri tutmuyor... On binlerce öğretmen ya işsiz ya sefalet ücretine talim ediyor...
Öğretmenine amele ücreti bile ödeyemeyen bir toplumun hangi geleceği olabilir...
"Tabii ki öyle olmak gerekir. Bilindiği üzere bu eski Danıştay Başkanı Sayın Nuri Alan'ın görüşüdür. Kendisinin öne sürdüğü gerekçelerine katılmasam da, halkoylamasından 40 gün sonra cumhurbaşkanı seçimine gidilmesi gerektiği görüşüne katılıyorum. Bilindiği gibi kamu ve statü hukukunda, yapılacak herhangi bir değişiklikte özel geçiş hükümleri yoksa... Geçici bir maddeyle düzenleme yapılmamışsa getirilen yeni hükümler geçerlidir. Söz konusu anayasa değişikliğinde ise böyle özel geçiş hükümlerine yer verilmemiştir. Paketten '11. Cumhurbaşkanı' lafının kaldırılmış olması sonucu değiştirmiyor. Ancak bu seçimin yapılabilmesi ya Meclis'in o yönde bir karar alması ya da konunun Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesiyle mümkündür..."
m.asik@milliyet.com.tr

Cafe