
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
ABD gölgesi
Başbakan Erdoğan Türkiye'nin Kuzey Irak'taki PKK kamplarına yönelik operasyonuna "yeşil ışık" yakmayan ABD'nin tutumundan yakınmış:
"İnsana sormazlar mı, ABD on binlerce kilometre öteden Irak'a niye geldi? Benim rahatsızlığım var. ABD'nin Irak'ta ne rahatsızlığı var? Stratejik müttefik olarak ABD bizimle hareket etmek durumundadır. Biz onlarla Afganistan'da beraber hareket ediyoruz."
Tayyip Bey de biliyor sorunun yanıtını. Üstelik bu soruyu sormak için beş yıl geç kaldığını... 2002'de AKP seçimi kazandığında, Erdoğan'ın, henüz yasaklıyken ABD'ye davet edilmesi, Bush yönetimince Beyaz Saray'da ağırlanması, hepsi 11 Eylül sonrasında Afganistan ve Irak'ı işgal stratejisinin ve Türkiye'den beklentilerin sonucu değil miydi? Erdoğan, bugün sorduğu, "On binlerce kilometre öteden niye geliyorsunuz?" sorusunu ABD Başkanı Bush'a o zaman yöneltmeliydi.
Ne diyecekti Erdoğan'a Bush? ABD televizyonlarında "talk showcular"ın alay konusu yaptığı gibi terörden, kitle imha silahlarından, Irak'taki tiranlığın hür dünya için oluşturduğu tehditlerden söz edecekti. Zaten bunları anlattı ve AKP liderinden istediği desteği aldığını düşündü.
1 Mart 2003'teki tezkere Beyaz Saray'da edilen sözler üzerine hazırlandı.
Ancak tezkere TBMM'den dönünce işler sarpa sardı. Kuzey Iraklı Kürtler, ABD'nin yeni müttefiki oldu. Bush yönetimi şimdi, Talabani-Barzani yönetiminin istemediği bir harekete destek vermekten kaçınıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Rice, Türkiye ziyareti öncesinde Ankara'yı oyalıyor. Başbakan Erdoğan ise, 5 Kasım'da Washington'da Bush ile yapacağı görüşmeye kadar, ABD'yi "stratejik ortaklığın gereğini yapmaya" çağırıyor.
Oysa ortaklık 1 Mart'ta fiilen son bulmadı mı?
"Terör" petrol ve enerji yollarını güvenceye almak, Ortadoğu'ya yerleşmek için sarıldığı bir silahtı. ABD, Sovyetler'in dağılması, 1990'da Saddam'ın Kuveyt'i işgaliyle bölgeye adım atmıştı. 11 Eylül, yeni bir çağın başında ABD'ye dünya egemenliğini ilan etme fırsatını verdi.
Türkiye, "soğuk savaş"tan çıkılırken enerjisini içeride asker-sivil dengesini kuramadığı için, Özal döneminde Birinci Körfez Savaşı'nda, Gül-Erdoğan yönetiminde ABD'nin Irak işgalinde Kuzey Irak'tan kaynaklanacak sorunlarla ilgili pozisyon alamadı. Evet, ABD bugün Türkiye'ye haksızlık ediyor.
1988'de Halepçe katliamından kaçan 1 milyon Kürde sınırı açan Türkiye'nin insancıllığı unutuluyor. Kuzey Irak'ta üslenen PKK terörüne seyirci kalınıyor. Erdoğan "Günah bizden gitti" diyor ama Bush'u ikna edemezse ne yapacak?! ABD'ye "Gölge etmeyin" diyebilecek mi?
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe