'Kaz Dağları ağlar!'
Çevreciler ve sivil toplum örgütleri Kaz Dağı'ndaki maden arama çalışmalarını dün kitlesel bir eylemle protesto etti. Çevreciler, Bakan Hilmi Güler'i de katıldığı panelde "Kaz Dağları ağlar Hilmi Güler" pankartıyla eleştirdi
Önay Yılmaz
Kaz Dağı'nda sürdürülen altın arama çalışmalarına karşı çıkan sivil toplum örgütleri dün Çanakkale'de yaklaşık bin kişinin katıldığı miting gibi bir kitlesel basın açıklaması düzenledi. Bu sırada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler de madencilerle birlikte Çanakkale'de Kolin Otel'de düzenlenen "Kaz Dağları'nda Madencilik, Turizm ve Çevre" konulu paneldeydi. Güler'e tepki, açılan "Kaz Dağları ağlar Hilmi Güler" pankartıyla dile getirildi.
Çanakkale Cumhuriyet Meydanı'nda dün bir araya gelen çevreciler, sivil toplum örgütleri ve yöre halkı, 47 türü endemik olan zengin bitki örtüsüyle, Türkiye'nin akciğerleri ve turizm cenneti Kaz Dağı ve çevresinin altın, bakır, çinko ve kurşun arama çalışmalarıyla talan edilmesine karşı çıktı.
Çevreciler, Kaz Dağı'nın 258 bin hektarlık bir alana yayılmasına rağmen sadece Balıkesir sınırları içinde kalan 21 bin 542 hektarlık alanın milli park statüsü altına alındığını vurguladı. Protestolar şarkı, türkü ve halaylar eşliğinde sürerken, Bakan Güler Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nın Kolin Otel'de düzenlediği "Kaz Dağları'nda Madencilik, Turizm ve Çevre" konulu toplantıya katıldı. Protestocular Güler'e tepkilerini açtıkları, "Kaz Dağları ağlar Hilmi Güler", "Yeni Bergama'lara hayır", "Ferman madenciler ve Hilmi Güler'inse Kaz Dağları bizimdir" yazılı pankartlarla ve "Altını işletme, Kaz Dağı'nı kirletme", "Kaz Dağı'nın yolları çetelere kapalı", "Bakan şaşırma, sabrımızı taşırma" sloganlarıyla dile getirdi.
İşbirlikçilere hamilik
Çanakkale Çevre Platformu Sözcüsü ve Çanakkale Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hilmi Nalbant, yürürlükte olan Maden Yasası ile 159 bin kilometrekarelik alanda çoğunluğu yabancılara olmak üzere maden arama ruhsatı verildiğini belirtti. Nalbant, Bakan Güler'i işbirlikçilerin hamiliğine soyunmakla suçladı. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise Kaz Dağları'nın üstü altı som altından bile olsa daha değerlidir" diye konuştu. Bergama Temsilcisi Oktay Konyar da cumhuriyetin bütün kazanımlarının yok edildiğini vurgulayarak, "Kaz Dağları Türkiye'nin yurttaşlık, onur sınavıdır. Bergama talanı herkese örnek olsun" dedi.Meyveli eylem
Öte yandan İzmir'deki Ege Çevre ve Kültür Platformu'na (EGEÇEP) üye yaklaşık 50 kişi, Kaz Dağı'nda altın madeni açılmasına yönelik faaliyetleri Konak'ta düzenledikleri eylemle protesto etti. Eylemciler, gösterinin ardından, altın madeni kurulursa bölgede yok olacağını söyledikleri meyvelerden, vatandaşa ve gazetecilere ikram etti.
Güler: Abartılıyor
Güler, toplantı sonrasında gazetecilerin soruları üzerine şöyle konuştu: "Maden Yasası'nda değişiklik yapılması zaten düşünülüyor. Bununla ilgili çalışmaları diğer bakan arkadaşlarla birlikte yapacağız. Çünkü Maden Kanunu sadece Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nı ilgilendirmiyor. Sekiz bakanlık ve 16 kurumu ilgilendiriyor.Kaz Dağı konusunda bazı abartılar ve bilgi kirliği var. Ruhsatlar arasındaki uygulamayla ilgili bazı gerçekler bilinmiyor. Burada mevcut yasaya göre herhangi bir yanlışlık yok. Yalnız burada madencilerimizin de daha düzenli, özenli çalışması lazım."
Havadan inceledi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, dün tepkilere neden altın arama çalışmalarının yapıldığı Kaz Dağı'nı helikopterle havadan inceledi. Güler, incelemesinin ardından özetle şöyle konuştu:
"Kendi gözümüzle görelim istedik. Çünkü gözler yalan söylemez. Aslında en büyük kirlilik bilgi kirliliğidir. Biz bu bilgi kirliliğini gidermek için buradayız. Geldik, değerlendirmemizi yaptık ve bunun sonucunda da Ankara'da görüşmemizi yapacağız. Buna göre alacağımız önlemleri tespit edeceğiz."


Kabazlı köylüleri otel önünde eylem yaptı
Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Kabazlı köyünden 50 kişilik grup, çevrecilere destek olmak için Çanakkale'ye geldi. Daha önce Bergamalı çevrecilere de liderlik yapan Oktay Konyar öncülüğündeki grup, Kolin Otel'de düzenlenen panelin başlamasına kısa süre kala, otel önüne gelerek protesto eylemi yaptı. Yarı çıplak erkekler, ellerinde süpürge olan kadınlar, otobüsten inip otel bahçesine girmek isteyince polis tarafından engellendi.
Bunun üzerine Konyar, yanında getirdiği kelepçeyi göstererek, "Yolsuzluklar nedeniyle Enerji Bakanlığı'nda herkes kelepçeyle yargıç karşısına çıkıyor. Ben de Hilmi Güler'e kelepçe getirdim. Bir gün ona lazım olacak. Her yeri sattılar, yağma ettiler ve bizim çocuklarımıza bir şey kalmadı" dedi.
Konyar, sırtında taşıdığı ilaçlama makinesini de 'kirlendiğini' öne sürdüğü Güler'i dezenfekte etmek için getirdiğini söyledi. Yaklaşık 20 dakikalık protestonun ardından grup, otobüse binerek otelin önünden ayrıldı. Kabazlı köyü halkı, bir yıldır, köylerine kurulmak istenen katı atık bertaraf tesisine karşı eylemler yapıyor. Köylüler, genel seçimde ve referandumda oy kullanmamıştı.


Cafe