
Kadri GÜRSEL
Batı medyası PKK'ya neden terörist demiyor?
PKK'nın Gabar ve Dağlıca saldırılarından sonra Batı basınının haberlerde PKK'lılardan bahsederken çoğunlukla "gerillalar", "asiler" veya "savaşçılar" gibi ifadeler kullanıp "teröristler" dememesi Türkiye'de rahatsızlık yarattı. İslamcı militanların saldırılarını haberlerinde genellikle "terör eylemi" olarak niteleyen Batı medyasının, sıra PKK'nın son saldırılarını tanımlamaya gelince bunlar için "terörist saldırı" ifadesini kullanmaması "çifte standartlılık" suçlamalarına neden oluyor.
Terörizmin tanımı eksik
BM üyelerinin bir terörizm tarifi üzerinde anlaşmamış olmaları ciddi bir hukuki eksikliktir. Anlaşmazlığın en önemli nedeni bazı devletlerin terörist yöntemlere meşruiyet atfetmesidir. Ancak, bazı devletlerin veya devlet topluluklarının terörizm tanımları mevcut. Örneğin Avrupa Birliği Konseyi'nin 13 Haziran 2002 tarihli çerçeve kararında terör şöyle tanımlanıyor:
"Bir birey veya grup tarafından bir veya daha fazla ülkenin kurumlarına veya halkına karşı, onların gözünü korkutmak veya bir ülkenin siyasi, ekonomik veya sosyal yapısını ciddi biçimde değiştirmek veya tahrip etmek amacıyla bilinçli olarak düzenlenen saldırılar..."
Asker-sivil ayrımı
AB, güvenlik güçlerine karşı düzenlenen şiddet eylemlerini de terörizm olarak görürken, ABD, sadece sivillere yönelik eylemleri bu kapsamda değerlendiriyor. ABD'nin "yabancı terör örgütleri" listesine alınma kriteri olarak terörizm; "Savaşçı olmayan hedeflere karşı, bir ülkedeki gruplar veya yasadışı unsurlar tarafından önceden tasarlanmış, politik amaçlı şiddet eylemleri düzenlemek" diye tanımlanıyor.
Her iki tanıma göre de PKK, nesnel olarak teröristtir. Her koşulda kınanması gereken terörizm, siyasi mücadelenin en ahlaksız ve rezil biçimiyse, PKK iki kere ahlaksızdır; çünkü sivillere karşı düzenlediği bombalı saldırıları kendi adıyla üstlenecek cesaretten yoksundur.
Terörün 'meşruiyeti'
El Kaide'den önce, Batı medyasının terörist oldukları hususunda üzerinde genelde anlaştığı örgütler arasında hemen akla gelenler, Almanya'daki Kızıl Ordu Fraksiyonu, İtalya'daki Kızıl Tugaylar ve Fransa'daki Doğrudan Eylem gibi 70'lerde ve 80'lerin başında aktif olan silahlı aşırı sol grupçuklardı.
Batı medyası hoşgörüyor
İslamcılarla aşırı solcuların şiddetini haberlerinin dilinde "terörizm" olarak nitelemekte sakınca görmeyen Batı medyası, PKK'nın etnik şiddetini neden aynı sözcükle tanımlamıyor?
Bunun birden çok nedeni var. Bizce en önemlisi, Kızıl Tugaylar'ın veya El Kaide'nin amaçlarını kabul edilemez buldukları aşikar olan bu Batılı meslektaşlarımızın, PKK'nın politik projesi olan, Türkiye topraklarının bir kısmı üzerinde bağımsız bir Kürt devleti kurma hedefini meşru görmeleri, Kürt ayrılıkçılığını anlayışla karşılamalarıdır.
Batı basını PKK'nın terörizmini rasyonelleştiriyor. PKK terörizmini adeta aklarken yürüttükleri yüzeysel mantık şudur: "Türkiye'deki Kürtlerin hakları inkar ediliyor ve onlar bu yüzden acı çekiyorlarsa, Kürtleri temsil etme iddiasında olan PKK'nın terörizmi de Kürtlerin acılarının mantıki sonucudur".
Kitle desteğinin etkisi
PKK'nın ardında ciddiye alınması gereken bir kitle desteğinin bulunması, Batı medyasının PKK terörüne anlayış göstermesini kolaylaştıran bir faktördür.
Bütün bunların sonucu, PKK terörizminin Batılı gazetecinin duygu dünyasında uyandırdığı "gerilla romantizmi"dir.
Oysa dünyada acı çeken her grup silaha sarılmadığı gibi, etnik milliyetçi hedefler peşinde terörizme sapmak için mutlaka acı çekiyor olmak da gerekmiyor. DTP milletvekili Ahmet Türk'ün "Anayasasını getirin siyaseti bırakalım" diyerek övdüğü ülke olan İspanya'daki ayrılıkçı Bask terör örgütü ETA buna en iyi örnektir. Baskların, sahip oldukları geniş haklar sayesinde acı çektikleri söylenemez. Ama ETA teröristtir ve Batı basını ETA'ya yeri geldiğinde "terörist" diyebilmektedir. Demek ki ETA'nın politik hedefini meşru bulmuyor, yöntemlerini anlayışla karşılamıyorlar.
Neden?
Sorunun cevabı "daha fazla demokrasi"de ve terör örgütünün kitle desteğinin azaltılmasında yatıyor. 2003'te yasaklandığında ETA'nın siyasi kolu Batasuna partisinin Bask'taki seçmen tabanı yüzde 15 gibi düşük bir seviyede idi. Gerilla romantizmini dağıtıp, teröristin müstehcenliğini göstermek için demokrasiden başka bir yol göremiyoruz.
kgursel@milliyet.com.tr

Cafe