29 Ekim 2007 / Pazartesi - 14:35
Jet sosyetenin internetteki gizli odası
Nilay Örnek
''Kendinize özel bir ada satın almak ister misiniz? Fiji’deki adam satılık.'' ya da ''İsviçre’de 6 Eylül’de yapılacak bir etkinlik için 20 adet çok lüks otomobile ihtiyacım var. Kiralayacağım otomobiller sadece Maserati, Ferrari, Lamborghini, Aston Martin olmalı... '' Gecenin bir yarısı taksiciyle gündüz tarifesi açması için pazarlık eden ya da hangi markette ne ucuzdur ezbere bilen biriyseniz bu gibi sorular size biraz uçuk gelebilir ancak The New York Times’da yayımlanan iki örnekten de anlaşılacağı üzere ''www.asmallworld. net'' adresli siteden ulaşılan sanal dünyanın üyeleri için normal, hatta sıradan.
Peki ''Small World'' Türkçe karşılığıyla ''küçük dünya'' ne mi?
Kısaca bir tür ''jet set'' facebook’u; herkese açık olmayan, ''seçilmişlere'' mahsus bir tür internet ortamı; iyi eğitimli, güvenilir, sık sık gezen, az/çok/ultra zengin ve ünlü insanların sanal ortamdaki buluşma noktası.
Ne işe yarar?
''Small World'' daha çok ''şehir rehberi'' olarak kullanılıyor. Üyeler ''Hafta sonunda LA’de -Los Angeles- olacağım hangi kulüplere gideyim?'', ''Çarşamba 30 yaş partim için St. Tropez’deyim, orada birileri olacak mı?'', ''Tokyo’da en iyi sushi nerede yenir?'', ''Rémy Martin kanyak tadacağız var mı gelen?'' gibi soru ve de yanıtlarıyla sosyalleşiyor ve de tecrübelerini paylaşıyorlar.
Başka bir ülkeye gittiğinizde, bir Small World üyesi sizin için limuzin kiralayıp, sizi şehrin en popüler gece kulübünde eğlendirebiliyor; sanatçı ve politikacılarla tanıştırıp iş bağlantıları kurmanıza yardımcı olabiliyor (Gerçek hikâye!).
Sadece davetliler!
Peki siz bu sanal ortama üye olabilir misiniz? Sizi tanımıyorum ancak en azından kendi adıma şunu söyleyebilirim ki, birden bire top model olmadığım, Türkiye’nin köklü ailelerinden birine gelin gitmediğim, İngiltere Kraliçesi’nin kankası olmadığım sürece zor gibi...
Siteye ancak ''seçilen'' kişiler ''davetiyeyle'' alınıyor. Kimse yanlĞş bilgiyle üye olamĞyor. Davetiye ise ancak sitenin bir başka üyesinden gelebiliyor ama üye olan herkese davetiye gönderme yetkisi verilmiyor. Davetiye alan herkesin ortama alĞnacağĞ garanti edilmiyor!
2004’te kurulan Small World’ün yüzde 95’i üniversite mezunu (2 binin üzerinde Harvard’lı), yüzde 55’inin master derecesi var. Üyelerinin yüzde 60’ı 30 yaşın üzerinde olan sitede yatırımcılar, medya patronları, moda, reklam, hukuk, sanat ve eğlence dünyasından ''güçlü isimler'' var. Yüzde 20’si ABD’den, yüzde 65’i Avrupa ülkelerinden…
Beni bu siteden haberdar eden arkadaşĞma ''Türklerden kimler var?'' diyorum ''Koç Ailesi, Deniz Akkaya gibi isimler'' diyor… MerakĞmĞn arkadaşlĞktan gazeteciliğe yöneldiğini görünce de ağzĞndaki baklayĞ çĞkarĞyor: ''Konuşmam, beni BigWorld’e atarlar.''
Ceza: Büyük Dünya
Şaka gibi ama bu sanal dünyanĞn kontrolörleri içerideki güvenliği zedeleyip dĞşarĞ bilgi sĞzdĞranlarĞ ya da üyelik isteği reddedilen davetlileri onlarĞn haberleri bile olmadan ''Big World'' adlĞ ortama atabiliyor! OnlarĞn küçük dünyaya erişimleri limitli bir oranda oluyor, limit ''suçlarĞnĞn büyüklüğüne'' göre değişiyor.
Naomi Campbell, Marcus Schenkenberg, Ivanka Trump gibi modeller, James Blunt ve Josh Groban gibi müzisyenler, Quentin Tarantino gibi yönetmenler, golfçü Tiger Woods ya da Paris Hilton gibi isimler sitenin en bilindik üyelerinden.
''Türk üyeler kimler?'' diyorum, arkadaşlarım sır vermiyor. Hürriyet yazarĞ Cengiz Semercioğlu, bir yazısında şu isimleri veriyor:
Hande Ataizi, Serdar Bilgili, Mustafa Sandal, Ömer Karacan, Selin Denizli, Burcu Esmersoy, Verda Penso, Nurettin Hasman, Eda TaşpĞnar, Melissa Eliyeşil, Emre Ergani, Yağmur Ünal, Ralf Tezman, Tansa Mermerci, Aylin Livaneli.
Sophia Loren’in göğüsleri kadar!
Kimi 30, kimi 20, kimi 10 yıl sonra aldı diplomasını, sevimli bir törenle; Nişantaşı’ndaki kampusta... Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunları, geçen cumartesi günü mezuniyet heyecanını yeniden yaşadı. Diplomalarını almayan öğrencilere Marmara İletişim Mezunları Derneği’nin çabasıyla kepli-cüppeli bir tören yapıldı. ''Kep'' pek bir değerliydi. Çünkü ''zamanında yapılan'' mezuniyet törenlerinde okulun Fransız ekolünden geldiği iddia edilmiş ve de kep atılması uygun görülmemişti!
Bugün değişmiş de olsa ''o ünlü merdivenlerde'' eski dostlarla hasret giderildi, ifadeler alındı...
Ama tüm kahkahalar, tören sonunda gidilen mekânlar, edilen danslar şu soruyu geçiştiremedi: ''Kaçımız okuduğumuz okulla ilgili işlerde çalışıyoruz?'' Cumartesi gecesinin sohbetinden çıkan sonuç ''Çok çok azımız''dı.
Ben de istiyorum ki yanında çalıştığım kişiler müzik, hukuk, siyaset ne bileyim başka alanlarda okumuş olsun, renk doğsun... Ancak merak da ediyorum, her sene yüzlerce kişiyle mezun olan genç iletişimciler nerelere gidiyor?
Törende de kulakları çok çınlatılan okulun efsane öğretmen- lerinden Ünsal Oskay’ın değimiyle ''Buradaki sorun Sophia Loren’in göğüslerinden bile büyük'' galiba...