Rica ederim, buyrun siz kazanın...
Kalli, Hakan Şükür ve Lincoln gibi iki hücum silahı yokken, Türkiye'nin en yetenekli hücumcula-rından birini, belki de en yeteneklisini sağ kulvara hapsettiÇok enteresan bir maç izledik. Hakikaten anlatılır gibi değil. Kalli, Hakan Şükür ve Lincoln gibi iki hücum silahı yokken, Türkiye'nin en yetenekli hücumcularından birini, belki de en yeteneklisini sağ kulvara hapsetti.
Yetenekleri Hasan Şaş'ın, dörte birini bulmayacak isimlerle hücum etmeye çalıştı. Galatasaray'ın, Denizlispor karşısındaki bütün tehlikeleri kanattan geldi, golü öyle buldu, ataklarını bu şekilde yarattı. Ama hâlâ Hasan Şaş geride kalıyor. Hasan dün başarılıydı, ama görev bölgesinde yapılan değişiklik hem Galatasaray'a hem de Hasan'a büyük bir haksızlıktır.
Denizlispor'un teknik patronu Güvenç Kurtar ise Hasan'ın sağ bekte oynamasını hiç kullanmak istemedi. Kalli'nin ne büyük bir hata yaptığını Yusuf'u sol çizgiye çekseydi görürdü. Güvenç gibi kurt bir hoca bunu nasıl yapmadı hayret doğrusu.
Kaldı ki, Hasan'ın defansın sağında görev yapması bir zaruretten kaynaklanmıyordu. Hakikaten bazı şeylere hayret etmemek mümkün değil. Yani bu kadar zaafiyetlerden istifade edememek nasıl olur...
Hiç baskı yemeden oynayan Hasan başarılı bir görüntü verdi. Ama baskı yediğinde de sarı kartı gördü. Oyundaki taktik zaafiyet bu kadar olabilir. Galatasaray'ın hatalarına rağmen ev sahibi Denizlispor yenilmemeyi büyük bir başarı saydı. Galatasaray'a fazla adamla hücum etmeyi deneseydi, sonuca gidebilirdi, ama ikinci devrede sadece kontrataklarla gol bulmayı planladı. Cesur olsaydı maçı kazanmanın hiç de zor olmadığını hem görürdü hem yaşardı.
Israr etmesin
Neticede Galatasaray belki de sezonun en rahat deplasman maçını oynadı. Bu karşılaşmada üç puan almak kendi yarattığın işlerden değil, ancak ve ancak takımların yapacağı büyük hatalardan kaynaklanırdı. Dün akşam da öyle oldu.Galatasaray rakibinden daha fazla pozisyon buldu. Ama şu bir gerçek ki, Denizlispor'un defansı belki de sezon başından bu yana ilk defa bu kadar zaafiyet gösterdi. Mücadele açısından baktığımızda ise iki takım oyuncularının çok koştuklarını ve ayakta kalmaya çalıştıklarını gördük.
Maçta güzel ve hoş hareketler de vardı. Fakat maçlar kazanılırken de kaybedilirken de hatalar, eksikler mutlaka görülmelidir. Hakem, Galatasaray aleyhine öyle bir penaltı verdikten sonra son dakikada Denizlispor'un pozisyonunu 'es' geçemezdi.
Dün akşam şunu da gördük ki, Türkiye'de taç atışlarının yüzde 70'i yanlış kullanılıyor. Taçlar, futbolcular tarafından ilk defa mı kullanıldı. Niye şimdiye kadar tekrar edilmedi de dün akşam tekrar edildi. Şimdiye kadar kullandıklarından bir farkı yoktu. Hakem Bünyamin Gezer atışları sık sık tekrar ettirmek zorunda kaldı. Burada eksik kimdeydi, bunu tartışmak lazım.
Sözlerimi yine Hasan Şaş'la bitirmek istiyorum. Kalli dün akşamki sonuca bakarak Hasan'la ilgili kararında ısrar etmesin. Bu en başta Hasan'a yapılan bir kötülük olur.
mdenizli@milliyet.com.tr

Cafe