Altında bir alıp üç veriyoruz
Kaz Dağı'nda altın aranması bu konudaki tartışmaları alevlendirdi. Şirketler, çıkardıkları altının sadece yüzde 2'sini devlete veriyor. Ham altın yurtdışında rafine ediliyor. Bu altın Türkiye'ye iki katı fiyata dönüyor. Türkiye, 1 liralık takı ihracatına karşılık 3 liralık altın ithal ediyor
Tuğba Tekerek
Türkiye'de takı üretimi dünyanın pek çok ülkesinden daha fazla olduğu için altın madenciliği faaliyetinin elzem olduğu öne sürülüyor. Ancak uzmanlar, çıkarılan altın yurtdışında rafine edildiği ve Türkiye'ye iki kat fiyatla geri döndüğü için ülkenin altın madenciliğinden çok büyük bir kazanım elde edemediğini savunuyor.
Altın Madencileri Derneği, Kaz Dağı'nda altın çıkarılmasıyla ilgili tartışmaların ardından yayımladığı raporda, Türkiye'nin takı üretiminde dünyada ikinci olduğunun altını çizdi. Raporda "(Altını) üretmezsek ithal etmek zorundayız" denildi.
Yurtdışında rafine ediliyor
Öte yandan İstanbul Altın Rafinerisi Başkanı Ömer Hallaç, çıkarılan altının diğer cevherlerle karışık halde bulunduğunu, ihraç edilen bu altının yurtdışındaki rafinerilerde işlendikten sonra Türkiye'ye ithal edildiğini belirtti. Hallaç, "Türkiye 6 milyar dolarlık altın ithal ediyor. Ancak işlenmiş altın ihracatı 2 milyar dolar" dedi.Buna göre takı hammaddesi için ödenen dövizin yalnızca üçte birlik kısmı takı ihracatından döviz olarak kazanılıyor. Hallaç, ihraç edilen 2 milyar dolarlık takıda kuyumculuk sektörünün yarattığı katma değerin sadece 200 milyon dolar olduğunu, geri kalanın hammaddeye yani yurtdışından ithal edilen altına gittiğini belirtti.
İstanbul Altın Rafinerisi'ndeki altın işleme standartlarının yurtdışıyla aynı olduğunu söyleyen Hallaç'ın verdiği bilgilere göre, bu durum "vergi mevzuatında gözden kaçan detaylar"dan kaynaklanıyor. Maden şirketleri çıkardıkları ham altını yurtdışındaki rafinerilere sattıklarında elektrik, su gibi giderlerin KDV'sinden muaf oluyor. Ancak şirketler, altını Türkiye'deki bir rafineriye sattıkları zaman bu giderlerin bazıları için KDV ödemek zorunda kalıyor. Bu nedenle maden şirketleri altını ihraç etmeyi tercih ediyor.
Ham altın yarı fiyatına gidiyor
Jeoloji Mühendisleri Odası adına konuşan jeoloji yüksek mühendisi Tahir Öngür ise ham altın fiyatının, rafinerilerde işlendikten sonra ithal edilen altının fiyatının yaklaşık yarısı kadar olduğunu belirtti.Öngür ayrıca maden şirketlerinin altını yurtdışında kurdukları şirketlere, dünya borsalarındakinden daha düşük fiyatla sattıklarını, bu nedenle Türkiye'nin olması gerekenden daha az döviz kazandığını belirtti.


Türkiye'nin taşı toprağı altın mı?
Altın madenciliğini konu alan filmlerden akıllarda kalan sahne: Kahramanlar ellerinde eleklerle altını topraktan ayırırlar. Bu, altının toprakta, damarlar halinde bulunması demek.
Türkiye'de ise altın damarları yok, cevher toprağın özünde. Yani deyim doğru: Türkiye'nin taşı toprağı altın! Ancak bu altını topraktan ayırmak için gerekli olan elek, siyanür.
Jeoloji yüksek mühendisi Tahir Öngür, Güney Afrika, Kanada, Avustralya gibi ülkelerde önceki yıllarda üretilen altınların yüksek tenürlü (toprağın içindeki altın miktarının yoğunluğunun yüksek olduğu) madenlerden çıkarıldığını, şimdiyse siyanür yöntemiyle 1 ton topraktan 1 gram altının çıkarılabildiğini söyledi.
İTÜ Çevre Mühendisliği Fakültesi'nden Prof. Dr. İlhan Talınlı ise 1 gram altın çıkarılırken 1.4 ton çamur formunda atık oluştuğuna dikkat çekti. Talınlı, "Bergama'dan çıkacak altının değeri 159 milyon dolar. Atığın EPA'nın (ABD Çevre Koruma Enstitüsü) kriterlerine göre, atığın temizlenmesi için 1.2 milyar dolar lazım" dedi. Talınlı sanayinin diğer alanlarında siyanür kullanıldığında atık miktarı az olduğu için o atığın düzenlemeler çerçevesinde arıtıldığını ancak madenden çıkan atığın arıtılmasına, atık miktarı yüksek olduğu için, yanaşılmadığını söyledi.
| Sıra Ülke Üretim (Ton) | ||
| 1 | Hindistan | 695 |
| 2 | Türkiye | 303 |
| 3 | İtalya | 284 |
| 4 | Çin | 257 |
| 5 | ABD | 220 |
Kaynak: Altın Madencileri Derneği
| Altın talebi | Miktar (ton) | Pay (%) |
| Kuyumculuk | 2.712 | 73 |
| Endüstri ve dişçilik | 420 | 11 |
| Para ve madalya | 591 | 16 |
| Toplam | 3.723 | 100 |
Kaynak: Altın Madencileri Derneği
| Maden | Miktar (ton) |
| İzmir-Bergama-Ovacık | 26.8 |
| İzmir-Seferihisar-Efemçukuru | 31.6 |
| Uşak-Eşme-Kışladağ | 105.8 |
| Balıkesir-Havran-Küçükdere | 9.1 |
| Eskişehir-Sivrihisar-Kaymaz | 5.8 |
| Gümüşhane-Mescitli-Mastra | 12 |
| Çanakkale-Kirazlı-Akbaba | 10 |
| Artvin-Cerattepe | 37.5 |
| Toplam | 240 |
Kaynak: MTA'nın 2000 yılı verileri. MTA'nın bugünkü toplam işletilebilir rezerv tahmini 350 ton.
| Ülke | İşletilebilir | Muhtemel |
| rezerv (ton) | rezerv (ton) | |
| G. Afrika | 6.000 | 36.000 |
| ABD | 2.700 | 3.700 |
| Avustralya | 5.000 | 6.000 |
| Rusya | 3.000 | 3.500 |
| Endonezya | 1.800 | 2.800 |
| Kanada | 1.300 | 3.500 |
| Çin | 1.200 | 4.100 |
| Peru | 3.500 | 3.500 |
| Türkiye | 600* | 6500 |
| Diğer | 16.400 | 19.500 |
| Toplam | 41.500 | 90.000 |
Kaynak: Altın Madencileri Derneği
* MTA'nın tahmini 350 ton.
Bilinen rezerv takı olsa bir yılda biter
Gerek maden şirketlerinin raporlarında gerek Enerji Bakanı Hilmi Güler'in ifadelerinde Türkiye'de 6 bin 500 ton altın çıkarılabileceği ifade ediliyor. Buna göre Türkiye dünyada altın rezervi açısından Güney Afrika'dan sonra ikinci sıraya yerleşiyor.
Buna karşılık jeoloji yüksek mühendisi Tahir Öngür, "Türkiye'nin diğer bazı ülkelerden daha fazla altın barındırması muhtemel. Ancak 6 bin 500 ton rakamı saptırılarak kullanılıyor" dedi. Öngür, bu spekülasyonların Prof. Dr. Ayhan Erler ve Dr. Vedat Oygür'un yaptığı tahminlere dayandırıldığını belirterek bu iki bilim insanının 9 ayrı potansiyel tahmini yaptığını ve bu tahminlerin 1730 ile 6 bin 490 ton arasında değiştiğini anlattı.
Öngür, "Bugün bilinen ekonomik olarak işletilebilir rezerv 300-350 ton" dedi. Maden Tetkik Arama Kurumu'ndan alınan bilgilere göre bugün itibariyle bilinen rezerv 350 ton. Türkiye'de kuyumculuk sektörünün bir yıllık altın tüketimi 303 ton. Yani neredeyse bilinen altın rezervi kadar!
Öte yandan Altın Madencileri Derneği ise bilinen ve işletilebilir rezervin 600 tona kadar çıktığını dile getiriyor.
Bergama çalışıyor, Kışladağ'da faaliyet durdu
Bugün Kaz Dağı'yla gündeme gelen siyanürlü altın çıkarma konusundaki tartışmalar ilk kez 1989'da İzmir'in 100 kilometre kuzeyinde Bergama Ovacık'taki aramalarla kamuoyunda duyulmuştu. Yıllar süren bir hukuk mücadelesinden sonra, 2001'de Ovacık madeninden altın çıkarılmaya başlandı. Madeni halen, işletmenin hisselerini 2005'te Amerika merkezli NewMont Mining'den satın alan Koza Altıncılık işletiyor.
250 ton rezervle Türkiye'nin en büyük altın madeni Uşak'ın Kışladağ ilçesindeki madende ise üretime 2006 yılında başlandı. Avrupa'nın da en büyük madeni olduğu belirtilen bu madendeki deneme üretimi çevrecilerin açtığı dava üzerine Danıştay'ın temmuz ayında aldığı kararla durduruldu.
Kanadalı Eldorado Gold şirketinin yüzde 100 hissesine sahip olduğu Tüprag'ın işlettiği maden için mahkemenin nihai kararı bekleniyor.
Devletin 'altın payı' yüzde 2
Kanunlara göre, şirketler madenden çıkardıkları altının ocakbaşı satış fiyatının yüzde 2'sini devlete ödüyorlar. Yani ocaktan çıkan 100 gram altının sadece 2 gramının satış fiyatının karşılığı devlete gidiyor.

Cafe