30 Ekim 2007 / Salı 13:20
Erdoğan: Türkiye kendi göbeğini kendisi kesecek konuma geldi
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin, bölgenin barış ve istikrarının yegane
teminatı olduğunu belirterek, "Irak’ın giderek istikrarsız bir hale
geldiği ortamda, bu istikrarsızlığın komşu ülkeler açısından potansiyel
riskler taşıdığı bilinmektedir" dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada,
Cumhuriyetin ilan edilişinin 84. yıl dönümünü tam bir duygu birliği ve
gururla kutlamanın heyecanını hep birlikte yaşadıklarını söyledi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını, duygu birliğini daha da
derinleştirmek, milletin hiç bir ferdini dışarda bırakmadan,
birbirlerine ve Cumhuriyete sadakatlerini en üst düzeyde göstermek için
çok anlamlı bir fırsat olarak gördüğünü bildiren Erdoğan, şunları
söyledi:
"Bugün, Atatürk’ün ’en büyük eserimdir’ dediği Cumhuriyetimizin temel
değerleri etrafında her zamankinden daha güçlü bir şekilde kenetleme
günüdür. Biz, başından beri vurguyu sadakatle yaptığımız, ’tek millet,
tek devlet, tek bayrak, tek vatan’ anlayışını ve bu değerlerimizi daha
gür bir sesle yüceltme zamanındayız.
Türkiye Cumhuriyeti, İstiklal Savaşı’ndan başlayarak, pek çok zorluğu
yenerek bugünlere geldi. Birinci Dünya Savaşı sonrasının zor şartlarında
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, Türk milletinin
bağımsız yaşama iradesine sahip çıktılar. Bu iradeyi büyük bir
kararlıkla ve dirayetle omuzladılar. Yokluk ve imkansızlıklar içinde
bile umutsuzluğa kapılmayan aziz milletimiz, inanç ve kararlıkla
sürdürdüğü Kurtuluş Savaşını zaferle neticelendirdi. Devraldığımız bu
mirası aynı yüksek ruh ve şuurla her geçen gün daha da güçlendirerek
Türkiye’yi, o hedeflediğimiz muasır medeniyetin ötesine taşımakta
kararlıyız."
Cumhuriyetin kuruluş ideali olan bu hedefe bugün, her zamankinden daha
yakın olduklarını belirten Erdoğan, "Ne mutlu ki bize milletimiz,
birlik ve beraberlik içinde Cumhuriyeti bütün değer ve kurumlarıyla
özümsemiş, Türkiye’yi çağdaş dünya devletleri içinde hak ettiği saygın
konuma yükseltmek için gerekli olan iradeyi her zaman ortaya koymuştur"
diye konuştu.
GÜVEN VE İSTİKRAR
Türkiye’nin etrafında yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen, demokratik
gelişme ve ekonomik kalkınmasını birlikte sağlayarak bölgesinde istikrar
ve refah ihraç eden bir ülke haline geldiğini söyleyen Erdoğan, bunda
son yıllarda yakalanan siyasi ve ekonomik istikrarın payının çok büyük
olduğunu ifade etti.
Milletçe bu güven ve istikrar ortamını koruyarak, birlik ve beraberliği,
bütünlüğü koruyarak, buna sahip çıkacak, Cumhuriyetin temel değerlerini
her türlü sosyal ve siyasi tartışmanın üzerinde tutmaya devam
edeceklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Irak’ın işgali ve akabindeki süreçte bölgemizde taşların yerinden
oynamaya başladığı hepimizce malum. Irak’ın giderek istikrarsız bir hale
geldiği ortamda bu istikrarsızlığın komşu ülkeler açısından potansiyel
riskler taşıdığı bilinmektedir.
Türkiye, yaslandığı dış politika geleneğine uygun bir tarzda bölgede
akan kanın durması ve istikrarın yeniden sağlanması için üzerine düşen
tarihi sorumlulukların şuurunda olarak elinden bütün barışçı ve insani
gayreti göstermiştir. Türkiye, bölgenin barış ve istikrarının yegane
teminatıdır.
İsrail-Filistin ihtilafından, Lübnan sorununa, Irak’taki kaostan Suriye
ve İran etrafında yaşanan tartışmalara kadar her konuda Türkiye, yapıcı
katkısını dost ve kardeş bir ülke olarak ortaya koymuştur.
Bölgede her ülke ile iyi ilişki kurabilen, bir istikrar unsuru olarak
Türkiye’nin yüklenmiş olduğu bu misyon etkisini artırarak
sürdürmektedir. Bugün Türkiye’de yaşanan terör hadiseleri, bir ölçüde
bölgenin istikrarsız hale getirilmesiyle ve meydana gelen otorite
boşluğuyla da bağlantılıdır."
Erdoğan, Türkiye’nin başından beri Irak’ın yanında olduğunu, toprak
bütünlüğü ve siyasi istikrarı için elinden gelen gayreti samimiyetle
gösterdiğini hatırlatarak, Türkiye’nin bu hafta sonu önemli bir
toplantının ev sahipliğini üstlendiğini bildirdi.
Genişletilmiş Irak’a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısının
ikincisinin 2-3 Kasım tarihlerinde İstanbul’da yapılacağını belirten
Erdoğan, Irak’a komşu ülkeler inisiyatifini Türkiye’nin başlattığını
anımsattı.
Bu toplantıların önemini vurgulayan Erdoğan, bu süreçte oluşturulan
"Güvenlik, Enerji ve Iraklı Mülteciler" başlıklı üç çalışma grubuna da
katıldığını ifade etti.
"HAYATİ DERECEDE ÖNEMLİ"
Başbakan Erdoğan, İstanbul’daki toplantının Irak’ın geleceği ve bölge
açısından hayati derecede önemli olduğu kadar, toplantıya katılacak ülke
temsilcileri ile gerçekleştirilecek temaslar dikkate alındığında da
kritik bir öneme sahip olduğuna işaret etti.
Erdoğan, "Türkiye, bölgede barış ve istikrar açısından elinden gelen
gayreti gösterirken, bölgenin barış ve istikrarını en büyük darbeyi
vuran terörizm konusunda gereken desteği maalesef görememektedir" dedi.
Kuzey Irak’ta yuvalanan terör örgütünün hain saldırılarına karşı
uluslararası camianın ilgi ve desteğini artırmak için uzun süredir yoğun
çaba harcadıklarını belirten Erdoğan, İngiltere ve Romanya
ziyaretlerinde bu konuları ayrıntılarıyla değerlendirdiklerini bildirdi.
İngiltere ile "Stratejik Ortaklık Belgesi"ni imzaladıklarını dile
getiren Erdoğan, bu arada Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın da 11 ülkeyi
ziyaret ettiğine dikkati çekti.
Erdoğan, terörizmin dış desteğinin kesilmesi için bütün diplomatik
yollara başvurmaya devam ettiklerini kaydetti.
"KENDİ GÖBEĞİMİZİ KESECEĞİZ"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, ülkede yaşanan terör olaylarıyla ilgili olarak,
"Türkiye, kendi göbeğini kendi kesme noktasına gelmiştir. Kendini
koruyacak güç ve kararlılığa da sahiptir. Millet olarak huzur ve
istikrarımızı, bölgedeki güç hesaplarına asla kurban vermeyeceğiz. Bunu
da artık herkesin öğrenmesi lazım" dedi.
Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, terör olaylarına
değindi. Hafta sonunda ABD’ye gerçekleştireceği ziyarete işaret eden
Erdoğan, bu görüşmenin, hem Türkiye, hem bölge, hem de ABD için önemli
olduğunu vurguladı. Başta ABD Başkanı Bush olmak üzere tüm
muhataplarına, Türkiye’nin terör konusundaki kararlılığını ve milletin
hissiyatını bir kez daha açık ve net şekilde ifade edeceğini belirten
Erdoğan, "Hem stratejik ortak ve müttefikimiz olan, ayrıca bölgedeki
konumu nedeniyle Irak ile ilgili konularda öncelikli sorumluluğu bulunan
ABD’den, terörist odaklara karşı acilen somut adımlar beklediğimizi
açıkça ifade edeceğiz" dedi.
Türkiye’nin dünyanın dört bir yanındaki terör örgütlerine karşı da
kendisine yönelik teröre karşı da duruşu, kararlılığı ve samimi
duruşunun ortada ve net olduğunu belirten Erdoğan, bunu Afganistan,
Somali, Kosova ve Bosna-Hersek’te gösterdiğini kaydetti. Türkiye’nin
küresel terörizme karşı bugüne kadar yaptıklarının da herkesin malumu
olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Türkiye, şimdi kendisine yönelen terör örgütüne karşı uluslararası
camianın ve dost ülkelerin de aynı net ve samimi duruşu sergilemesi,
somut adımlar atması gerektiğini düşünmektedir ve bunu kendilerine ifade
edeceğiz.
Türkiye, kendi göbeğini kendi kesme noktasına gelmiştir. Kendini
koruyacak güç ve kararlılığa da sahiptir. Bunu da herkesin iyi anlaması
lazım. PKK terörü, herkes için bir samimiyet testidir. Bu testin,
bölgenin ve bundan sonraki ilişkilerimizin kaderini belirleyecek önemde
olduğunu da ifade edeceğiz. Millet olarak huzur ve istikrarımızı,
bölgedeki güç hesaplarına asla kurban vermeyeceğiz. Bunu da artık
herkesin öğrenmesi lazım.
İnanıyorum ki bu görüşmeler neticesinde Türkiye’nin sabrının sona
geldiği, terörün sonunu getirecek adımların tartışmasız bir kararlılıkla
atılacağı noktada olduğu, çok daha iyi anlaşılacaktır."
"YOL HARİTASIYLA SÜRECE BAĞLANMASINI İSTEYECEĞİZ"
Terörün, sadece bir ülkenin içinde yeşermeyeceğini, terörün uluslararası
boyutununu da olduğunu anlatan Erdoğan, Türkiye’deki terör örgütünün de
uluslararası destekleriyle şu anda güç bulduğunu söyledi. Terör
örgütünün sırtını dayadığı yerler olduğunu kaydeden Erdoğan, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Bu sırtını dayadığı yerleri de Amerika ile açık ve net konuşacağız.
Yataklık eden ülkeler vardır, bunları kendileriyle açık ve net
konuşacağız. Şu anda uyuşturucu pazarlamasının en önemli kaynaklarından
bir tanesi olduğunu konuşacağız ve tüm bunlar, parasal kaynaklar olarak
terör örgütüne akmaktadır.Amerika, zaten terör örgütünün elindeki
silahlarını kabul etmiş durumdadır. Bunların da açık ve net izahını
isteyeceğiz. Bunların çözülmesinin bir an önce gerçekleşmesini, bunun
artık bir yol haritasıyla sürece bağlanmasını isteyeceğiz.
Şunu unutmayalım; ülkemiz büyük bir ülke... Milletimiz büyük bir millet.
Türkiye, adımlarını kendi öz iradesiyle atma kabiliyetine sahiptir. Kim
bunu tartışma konusu yapıyorsa, bu ülkeye, bu millete haksızlık eder.
Ancak dünyanın bir parçası olduğumuzu ve diplomasinin bazı gerekleri
olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Bu dünyada biz yalnız
yaşamıyoruz. Tarih boyunca cephedeki kazanımların, masada nasıl
kaybedildiğini de iyi hatırlayalım. Diplomaside sadece siyah ve beyaz
yok, ara renk ve tonlar da vardır. Bunu da unutmayalım. Uluslararası
ilişkilerde, ülkelerin üstüne oturduğu denge siyasetlerinin, iç
yapılarının etkisini de küçümsemeyelim. Eğer biz AB üyesi ülkeleri,
Ortadoğu ve Körfez ülkelerini yoğun bir şekilde dolaştıysak, bunun
hedefi hep buna yöneliktir.
Şunu da unutmayalım ki; Türkiye’nin milli menfaatleri ve uluslararası
güvenlik hassasiyetleri, hiçbir ülkenin iç siyaset hesaplarına ya da
afaki senaryolarına da feda edilemez, feda edemeyiz. Türkiye her ülkeye
gider, derdini anlatır. Ha, anlaşılmıyorsa veya birilerinin hesabına
uymuyorsa, o zaman Allah’a şükürler olsun, biz bu ülkenin kendi
menfaatlerini koruyacak gücünü ve kararlığını biliyoruz, gereken neyse
bunu da yaparız. Bunu da açıkça söylüyoruz."
Gereken temasları yapacaklarını, görüşmeleri sürdüreceklerini,
Türkiye’nin tezlerini en açık, en anlaşılır ve en güçlü şekilde
anlatacaklarını belirten Erdoğan, "Biz, dostluğun ve müttefikliğin
gereğini yapacağız ama ardından da bunun karşılığını bekleyeceğiz" dedi.
Güvenlik güçlerinin bölgede yoğun bir çalışma yürüttüğünü, aralıksız
olarak operasyonlara devam edildiğini ifade eden Erdoğan, "Terör,
Türkiye’nin yaklaşık 30 yıllık bir meselesidir. 30 yılda bu millet
teröre çok can ve şehit verdi" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, Türk milletinin terörle mücadelede çok fedakarlıklarda
bulunduğunu, Türkiye’nin hukukun içinde kalarak, terörle mücadele
ettiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin terörle mücadele ederken,
demokrasiden, ekonomik istikrardan, toplumsal bütünlükten taviz
vermediğini de kaydetti.
"Bu sürecin uzun soluklu olduğunu unutmadan hareket etmek, sağduyu
zeminini kaybetmemek durumundayız" diyen Başbakan Erdoğan, devlet ve
millet olarak kazanılan tecrübeye uygun olarak, terörist eylemlerin daha
serinkanlı bir şekilde göğüslenmesi gerektiğini bildirdi.
"MİLLET, KARDEŞLİK İKLİMİNİ MUHAFAZA EDECEKTİR"
Erdoğan, şunları söyledi:
"Mevcut konjektürde, terör, ayrılıkçı bir kalkışma olmanın ötesinde,
bölge dengeleriyle bağlantılı yeni gruplar da içermektedir. Türkiye
Cumhuriyeti, hükümetiyle, silahlı kuvvetleriyle ve diğer ilgili
kurumlarıyla aklıselimi kendisine rehber edinerek, terörün üstesinden
gelecektir. Bunda hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. Milletimiz de
terörün amaçlarının farkındadır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra
da kendisine yakışan vakarı gösterecek, kardeşlik iklimini, toplumsal
birliğini muhafaza edecektir.
Şunu herkes bilsin ki iktidar sorumluluğu hamaset, acelecilik ve dar
görüşlülük kaldırmaz. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Türkiye’nin
menfaatlerinin, huzurunun, birliğinin sonuna kadar takipçisidir. Bize
yakışan menfaatlerimize, birliğimize yönelen saldırıları, devlet olmanın
sorumluluğuyla, ağır başlılığıyla, hukukun içinde kalarak etkisiz hale
getirmektir."
Başbakan Erdoğan, "Ne hamasetle ne de omuzlarında sorumluluk
taşımayanların heyecanıyla hareket edilemeyeceğine" işaret ederek,
devletin bütün birimleriyle meselenin arkasında olduğunu, aklın
rehberliğinde, en etkili kararları almak ve uygulamak konusunda teyakkuz
halinde olduğunu söyledi.
TELEVİZYONDA YORUM YAPANLAR
Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:
"Zaman zaman bazı televizyon kanallarında görüyoruz. Çeşitli, güya bu
alanlarda tecrübe sahibiymiş... Çıkıp orada konuşanları görüyoruz.
Yaptıkları tek iş var: Tahrik etmek...Bunlar sadece tahrik memuru olarak
görev yapıyor. Buradan çok açık ve net söylüyorum: Sıfatı ne olursa
olsun, hangi görevde olursa olsun, ister emekli ister muvazzaf olsun,
kim olursa olsun.... Bunlar, bu ülkenin birliğine, beraberliğine
saldırmaktan başka bir şey değildir. Çünkü bunların sırtında herhangi
bir sorumluluk yok. Sadece oraya gelip, acaba biz buradan şu anda
hükümeti nasıl köşeye sıkıştırırız, yaptıkları bu.
Hükümetin ve kurumlarımızın görevi bellidir. Ama biz şu anda devlet
olarak kurumlarımızla dayanışma içerisinde bu süreci işletirken, kalkıp
da televizyon televizyon dolaşmak suretiyle ülkenin birliğine, kusura
bakmasınlar, kurşun sıkanlar, karşısında bizi bulacaktır.
Bu işleri çok çok iyi biliyorlarsa, girerlerdi bir partiye, oralarda
siyasete soyunurlardı ve siyasete soyunmak suretiyle de ülkenin
kaderinde söz sahibi olurlardı. Niye girmediler siyasete? Ama yok.
Bunlar sorumluluk alamazlar, taşın altına ellerini sokamazlar. Bizim
birliğe ve beraberliğe ihtiyacımız var. Bir şehidimiz olduğu zaman
ciğerimizin nasıl dağlandığını onların hiçbirisi bilemez, bunu sadece
Allah bilir."
"KENDİ GÖBEĞİMİZİ KESECEĞİZ" AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ülkede yaşanan terör olaylarıyla ilgili olarak, "Türkiye, kendi göbeğini kendi kesme noktasına gelmiştir. Kendini koruyacak güç ve kararlılığa da sahiptir. Millet olarak huzur ve istikrarımızı, bölgedeki güç hesaplarına asla kurban vermeyeceğiz. Bunu da artık herkesin öğrenmesi lazım" dedi. Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, terör olaylarına değindi. Hafta sonunda ABD’ye gerçekleştireceği ziyarete işaret eden Erdoğan, bu görüşmenin, hem Türkiye, hem bölge, hem de ABD için önemli olduğunu vurguladı. Başta ABD Başkanı Bush olmak üzere tüm muhataplarına, Türkiye’nin terör konusundaki kararlılığını ve milletin hissiyatını bir kez daha açık ve net şekilde ifade edeceğini belirten Erdoğan, "Hem stratejik ortak ve müttefikimiz olan, ayrıca bölgedeki konumu nedeniyle Irak ile ilgili konularda öncelikli sorumluluğu bulunan ABD’den, terörist odaklara karşı acilen somut adımlar beklediğimizi açıkça ifade edeceğiz" dedi. Türkiye’nin dünyanın dört bir yanındaki terör örgütlerine karşı da kendisine yönelik teröre karşı da duruşu, kararlılığı ve samimi duruşunun ortada ve net olduğunu belirten Erdoğan, bunu Afganistan, Somali, Kosova ve Bosna-Hersek’te gösterdiğini kaydetti. Türkiye’nin küresel terörizme karşı bugüne kadar yaptıklarının da herkesin malumu olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Türkiye, şimdi kendisine yönelen terör örgütüne karşı uluslararası camianın ve dost ülkelerin de aynı net ve samimi duruşu sergilemesi, somut adımlar atması gerektiğini düşünmektedir ve bunu kendilerine ifade edeceğiz. Türkiye, kendi göbeğini kendi kesme noktasına gelmiştir. Kendini koruyacak güç ve kararlılığa da sahiptir. Bunu da herkesin iyi anlaması lazım. PKK terörü, herkes için bir samimiyet testidir. Bu testin, bölgenin ve bundan sonraki ilişkilerimizin kaderini belirleyecek önemde olduğunu da ifade edeceğiz. Millet olarak huzur ve istikrarımızı, bölgedeki güç hesaplarına asla kurban vermeyeceğiz. Bunu da artık herkesin öğrenmesi lazım. İnanıyorum ki bu görüşmeler neticesinde Türkiye’nin sabrının sona geldiği, terörün sonunu getirecek adımların tartışmasız bir kararlılıkla atılacağı noktada olduğu, çok daha iyi anlaşılacaktır."
Güvenlik güçlerinin bölgede yoğun bir çalışma yürüttüğünü, aralıksız olarak operasyonlara devam edildiğini ifade eden Erdoğan, "Terör, Türkiye’nin yaklaşık 30 yıllık bir meselesidir. 30 yılda bu millet teröre çok can ve şehit verdi" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, Türk milletinin terörle mücadelede çok fedakarlıklarda bulunduğunu, Türkiye’nin hukukun içinde kalarak, terörle mücadele ettiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin terörle mücadele ederken, demokrasiden, ekonomik istikrardan, toplumsal bütünlükten taviz vermediğini de kaydetti. "Bu sürecin uzun soluklu olduğunu unutmadan hareket etmek, sağduyu zeminini kaybetmemek durumundayız" diyen Başbakan Erdoğan, devlet ve millet olarak kazanılan tecrübeye uygun olarak, terörist eylemlerin daha serinkanlı bir şekilde göğüslenmesi gerektiğini bildirdi.
|
|
|
|