30 Ekim 2007 / Salı 14:40
Ahmet Türk: Bütün partiler elimizi taşın altına koyalım
DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, "Kürdü’yle,
Türkü’yle omuz omuza İstiklal Savaşını veren insanlar, bugün de omuz
omuza çatışma sürecini atlatmaya yönelik ortak akıl koyabilir.
İnsanımızın geleceği burada. İnsanımızın mutlu olduğu yer bu ülke..."
dedi.
Türk, partisinin grup toplantısında, "Anadolu topraklarını özgür vatana
dönüştürmek için yürütülen Kurtuluş Savaşı sonucunda kazanılan
Cumhuriyeti kutladığını" söyledi.
Anadolu halkının omuz omuza verdiği mücadele sonucunda tarih açısından
önemli bir eser yaratıldığını ifade eden Türk, "Sevgi ve inançla
bütünleşen mücadele sonucunda oluşan Cumhuriyet, hepimizin ortak
değeridir, hepimizin ortak katkısıdır. Ancak, çağdaş demokratik
değerlerle Cumhuriyeti beslemediğimiz için bugün birçok sorunla karşı
karşıyayız. Anadolu ve Mezopotamya kültürünün eseri olan Cumhuriyeti,
farklı kimliklerinden ve inançlarından dolayı bir halkın sadece hitap
ettiği bir Cumhuriyet olarak değerlendirmek, bence en büyük yanılgıdır"
diye konuştu.
"KORKTUĞUMUZ GELİŞMELERLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ"
"Uzun süreden beri farklı kimliklerin ve inançların inkarıyla adeta
büyüyen bu sorunu ortak akıl, ortak mantıkla ele alıp çözmeyi
beceremezsek korkarım ki acılı süreci uzun bir süre yaşamış olacağız"
diyen Türk, hiçbir insanın bu acılı süreci yaşamak istemediğini söyledi.
Siyasi partilerin halkı tahrik eden açıklamaları olduğunu ileri süren
Ahmet Türk, "Bugün istemediğimiz, ürktüğümüz, korktuğumuz gelişmelerle
karşı karşıya kalabiliriz" diye konuştu.
DTP’nin ölümlerden haz duyan bir parti olarak gösterilmeye çalışıldığını
öne süren Türk, şöyle devam etti:
"Oysa DTP, sorumluluğunun bilincinde, demokratik, barışçıl bir sürecin
gelişmesi için her türlü katkıyı yapmak için çalışmalar içinde. Bu kanın
durması için gerçekten birçok şey yapmak için çaba gösteriyor. DTP, ’kan
dursun’ dediği için adeta suçlandı. DTP, barış istediği için suçlandı.
Ama birileri adeta halkı karşı karşıya getirmek için kışkırtıcılık
yaptı. Kimse bunun hesabını sormuyor. Ülkeyi bir iç çatışmaya götürecek
mantığa kimse karşı çıkmıyor. Ama DTP’nin barışçı demokratik siyasetini
adeta görmemezlikten geliyor ve DTP hedef haline getiriliyor."
"İNSANIMIZIN MUTLU OLDUĞU YER BU ÜLKE"
"Bütünleşmeyi, birlikteliği, 1920’lerin ruhunu yakalamak için parti
olarak, insan olarak, bölge olarak hazırız" diyen Ahmet Türk, şunları
kaydetti:
"Kürdü’yle, Türkü’yle omuz omuza İstiklal Savaşını veren insanlar,
bugün de omuz omuza çatışma sürecini atlatmaya yönelik ortak akıl
koyabilir. İnsanımızın geleceği burada. İnsanımızın mutlu olduğu yer bu
ülke. Ama mutlu olmak için de beklentileri var. İnsanlarımız özgürce,
eşitçe, kardeşçe bir ülkenin yurttaşı olmak için çaba gösteriyor.
İnkarcı politikalar kardeşliği sağlamayacağı gibi birliği beraberliği de
sağlamaz. Bunu artık herkesin görmesi gerekiyor. Biz bu düşüncelerimizi
açıkça ifade ettiğimiz için bugün istenmeyen bir parti, bugün adeta
hedef haline getirilen bir parti konumuna getirildik. Ama inanıyorum ki
yarın çocuklarımız bu süreci bizden ve diğerlerinden çok daha iyi
değerlendirecek ve gerçekten demokrasinin, barışın, birlikteliğin
anlamını çok iyi bir şekilde ortaya koyacaktır."
"HEP BİRLİKTE ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYALIM"
"TBMM’de bulunmak bizim için de bir şans" diyen Ahmet Türk, "Türkiye
için de bir şans. Biz bu şansı kullanmak için her şeye hazırız.
Ortaklaşmak için her şeye hazırız, ortak projeleri üretmek için hazırız.
Ancak, bizim sorumluluğumuz olduğu kadar diğer siyasi partilerin de bu
konuda sorumluluğu var. Bizden sorunlarla ilgili demokratik bir diyaloğu
isteyen bir mantık yok. Bizden istenen tek şey var, gelin birilerini
kınayın..." diye konuştu.
Türk, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunu çok açık söylüyorum; Sayın Başbakana, siyasi partilere bir çağrı
yapmak istiyorum. Ortaya koyun projenizi hep birlikte elimizi taşın
altına koyalım. Şiddet ve silaha karşı hep birlikte duralım. Ama sizin
istediğiniz sorunların çözümü değil. Bizi halkımızın karşısında
hiçleştirmeye yönelik bir politikadır sizin istediğiniz. Evet sorunların
çözümüne katkımızı istiyorsanız, bunun yolu ve yöntemi farklıdır. Ama
istenen bu değil. ’Hiçleşin’ diyor, ’Kişiliğinizden, onurunuzdan ödün
verin’ diyorlar. Bu sorunların çözümüne katkı sağlamaz. Böyle bir
mantığı asla kabul etmeyiz. Böyle bir anlayışa asla gelmeyiz."
"BU ACILI SÜRECİ SONLANDIRABİLİRİZ"
Cumhuriyetin, var olan kimliklerin, kültürlerin kaynaştığı bir rejim
olduğunu vurgulayan DTP Grup Başkanı Türk, "Eğer cumhuriyeti sadece bir
sistem olarak değerlendirirsek, o cumhuriyetin içini demokratik
değerlerle dolduramazsak o cumhuriyet, halkın cumhuriyeti olmaktan
çıkar" dedi.
Ahmet Türk, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Hassas bir süreçten geçiyoruz. Sorunları çözme konusunda inanıyorum ki
büyük bir şansımız var. Sorunu barışçıl, demokratik yöntemlerle çözme
konusunda halen şansımız var. Bunun doğru kullanılması gerekir. Sınır
ötesi operasyonlarla sorunların çözümüne katkı sunamayız. Buna gerek
olmadan da bu ülkede birlikteliği, kardeşliği sağlayabiliriz. Yeter ki
birbirimizi dinleyelim. Yeter ki geçmişte birbirimize güvendiğimiz gibi
de bugün de birbirimize güvenelim. Bence bu konuda halen yapılacak çok
şey var. Biz şimdiden tekrar tekrar bu süreci demokratik bir sürece
eğriltmek için bu ülkede barışı gerçekleştirmek için demokratik
reflekslerin öne çıkmasını tekrar istiyoruz. Eğer bu duyarlılığı hep
birlikte gösterebilirsek bu acılı süreci sonlandırabiliriz."
|
|
|
|