30 Ekim 2007 / Salı - 16:35
CHP'li Ateş: Su sorunu belediyenin değil AKP'nin fiyaskosudur
CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun, DSİ Genel Müdürü olduğu dönemde hazırlanan bir raporda, "Kızılırmak suyunun 2. sınıf su olduğu ve içme suyu olarak kullanılamayacağı belirlenmiştir" denildiğini iddia etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında, Ankara’daki su kesintisiyle ilgili verilen soruşturma önergesi üzerinde, önerge sahibi olarak söz alan CHP’li Ateş, Ankara’nın su sorunun, aslında Türkiye’nin yönetim sorunu olduğunu öne sürdü.
"Bu sorunda, ihmal, suistimal, plansızlık ve oturulan koltuktan bunların seyredilmesi var" diyen Ateş, Başkent’in, Türkiye’nin en pahalı suyunu kullandığını iddia etti.
"MUSLUKLARINDA SU AKMAZ AMA CADDELERİNİ SU BASAR"
Ateş, "Ankara’nın musluklarında su akmaz ama caddelerini su basar" dedi.
DSİ Genel Müdürlüğünün, Ankara’nın uzun yıllar su sorununu çözecek planlar yaptığını ifade ederek, DSİ’nin, yurt dışından, Başkentin su sorununu çözecek 250 milyon dolarlık kredi bulduğunu, ancak ihaleyi Ankara Büyükşehir Belediyesinin mi yoksa DSİ’nin mi yapacağı konusunda karar verilemediği için bunun gerçekleşmediğini savundu.
CHP’li Ateş, Ankara’nın su sorununu çözeceği belirtilen Kızılırmak suyunun fizibilitesinin olmadığını ileri sürdü. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in, "Bu suyun içilmez olduğuna yönelik bir siyasi partinin kampanyası, muhalefeti var" diyerek partisini suçladığını ifade eden Ateş, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın da suyun içilebileceği yönünde açıklamaları olduğunu kaydetti.
Bütün bu açıklamalar yapılırken, Ankara’nın su sorununun halen devam ettiğini belirten Yılmaz Ateş, 2 aydır barajlardaki doluluk oranının hep yüzde 1 seviyesinde seyrettiğini söyledi.
CHP’li Ateş, Bakanlar Kurulu sırasında oturan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun, DSİ Genel Müdürü olduğu 2005 yılının Aralık ayında yaptırdığı ve altında imzası bulunan raporun 199. sayfasında, "(Kesikköprü ve Kızılırmak’ı kastederek) Baraj göllerinin suyunun 2.
sınıf su kalitesinde olduğu ve içme suyu olarak kullanılamayacağı belirlenmiştir" denildiğini iddia etti. Ateş, "Bunu muhalefet olsun diye mi yapıyor, yoksa burada bir bilim adamının yaptırdığı bir rapor mu söz konusu? Bu bilim adamı şimdi bakan" diye konuştu. "Burada kirli olan sadece getirtilmek istenen su değil, ihalenin kendisi de kirli" diyen Ateş, Kızılırmak suyuyla ilgili olarak ortada çok ciddi iddialar olmasına rağmen hiç bir şey olmamış gibi davranılamayacağını söyledi. Ateş, konuyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığının da "sessiz kaldığını" öne sürerek, "Konuyla ilgili olarak biz soruyoruz, gazeteciler soruyor ama belediye başkanı ağız dolusu küfürler ediyor" dedi. Ortada bir yönetim zafiyeti olduğunu ileri süren Ateş, "Sayın Veysel Eroğlu, Ankara’da su kıtlığı yok diyor, evet doğru, Ankara’da su kıtlığı yok. Kıt olan, akıl kıtlığıdır" diye konuştu. Yılmaz Ateş, kimsenin bu sorunla ilgili olarak bana ne deyip bir kenara çekilemeyeceğini belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başkentin su sorunuyla ilgili olarak, "Küresel ısınma oldu. Belediye başkanı ne yapsın?" diyerek, Melih Gökçek’e sahip çıktığını söyledi. Bir gazetenin, su sorunuyla ilgili olarak, "Belediye başkanı fiyaskosu" başlığı attığını kaydeden Ateş, "Bu belediyenin fiyaskosu değil, Adalet ve Kalkınma Partisinin fiyaskosudur" ifadesini kullandı.
Yorumlar (7) |
|
|
|
|
Agzi
olan konusuyor
[19:17 - zekeriya keles] yazarın tüm yorumları
Siz
düzeltseydiniz
[18:52 - zekeriya keles] yazarın tüm yorumları