30 Ekim 2007 / Salı - 16:40

Baykal: Türkiye saygın olduğunu göstermeli

      CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’nin artık bir karar noktasına geldiğini belirterek, "Eğer müdahale kararı alırsak, bu Türkiye’nin bu bölgede oyun oynanamayacak, şaka yapılamayacak, haksızlıkların hedefi haline dönüştürülemeyecek, saygı görmesi gereken ciddi bir ülke olduğunu herkese öğretecektir" dedi.
      Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, terörün Türkiye’nin temel sorunu haline geldiğini söyledi.
      Nitelik değiştirmeye başlayan terörün, sistematik biçimde toplu saldırı yöntemi uyguladığını anlatan Baykal, "Hakkari’nin Dağlıca bölgesindeki çatışma sonrası 8 askerin rehin alınıp, sınır ötesine götürüldüğünü" kaydetti. Baykal, Türkiye’nin güney sınırında dağların bittiği ovaların başladığı noktalarda güvenlik kordonu oluşturması gerektiğini ifade etti.
      Türkiye’nin, önüne gelenin saldırısına hedef olmaktan çıkmak istiyorsa, bu saldırıların bir bedelinin olacağını göstermesi gerektiğini belirten Baykal, şöyle konuştu:
      "Eğer bu kadar Türkiye’ye hakaret eden, haksız saldırılar yapan, silahlı kuvvetlerimizin 8 mensubunu alıp götüren ve ondan sonra da ’bunlar terörist değil’ diye onları himaye etmeye devam eden çevrelerin karşısında aciz, etkisiz, sessiz kalırsa, bu güç coğrafyada gelecekte huzur bulmamız olağanüstü zordur. Artık Türkiye, bir karar noktasına gelmiştir. Alacağımız ya da almayacağımız karar, geleceğimizi çok ciddi şekilde etkileyecektir. Eğer müdahale kararı alırsak, Bu Türkiye’nin bu bölgede oyun oynanamayacak, şaka yapılamayacak, haksızlıkların hedefi haline dönüştürülemeyecek, saygı görmesi gereken ciddi bir ülke olduğunu herkese öğretecektir. Eğer bu kararı almazsak, Türkiye’nin bu bölgede saygınlığı çok ciddi şekilde tartışmaya açık olacaktır. Caydırıcılığı kaybolacaktır."
     
     BAŞBAKAN ERDOĞAN’A ELEŞTİRİ.
      Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti grubunda yaptığı konuşmasının "Türkiye’nin bu olaya müdahale etme kararlığında bazı kuşkuların ortaya çıkmasına neden olduğunu" öne sürdü. "Başbakan Erdoğan’ın ABD’ye yapacağı ziyaret öncesinde yeni bir üsluba yönelme ihtiyacı içine girmek durumunda kaldığını üzüntüyle gözlemlediğini" ileri süren Baykal, "Söz konusu olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın itibarı değildir. Söz konusu olan 84. kuruluş yıldönümü kutladığımız Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarıdır, saygınlığıdır" dedi.
      İktidarın terörü doğru teşhis edemediğini, tam tersine şımarttığını iddia eden Baykal, "Eve Dönüş Yasası, Kuzey Irak’a 1 milyar dolar karşılığında askeri müdahale yapılmayacağına ilişkin anlaşmanın imzalanması ve terör örgütünün kurucusuna pişmanlık yasasından yararlanma olanağı getiren düzenlemenin Meclise getirilmesinin yanlış politikaların olduğunu" savundu.
     
     "DEMOKRATİK İLERLEMELER SAĞLANDI"
      Türkiye’de hiç kimsenin etnik kimliği dolayısıyla hak mahrumiyeti içine girmesinin söz konusu olamayacağını anlatan Baykal, anadilin konuşulması, anadilde yayın yapılması konularında bir süreden beri ciddi, iyi niyetli açılımlar ve demokratik ilerlemeler sağlandığını kaydetti. Suriye’de Kürt kökenli insanların siyasete katılma hakkı bulunmadığını, başka ülkelerde ciddi ayrımcılıklar olduğunu vurgulayan Baykal, bunların yanlış ve insan haklarına aykırı olduğunu da ifade etti.
      Türkiye’de terörü mazur gören bir tavır takınarak hiçbir sorunun çözülemeyeceğini belirten Baykal, terör karşısında takınılan gevşek tavrın, ülkedeki sevgi, barış ve kardeşlik ortamını zehirleyeceğini kaydetti. Şirin gözükerek, terörün ortadan kaldırılamayacağını anlatan Baykal, gelinen noktada, iktidarın izlediği politikanın iflas ettiğini ileri sürdü.
      Terörün yanlışlığı konusunda bir ulusal mutabakatın ortaya konulması gerektiğini anlatan Baykal, terörün dini, imanı, etnik kimliği, ırkı olmayacağını kaydetti. Baykal, "Türk de terör yapar, Arap da terör yapar, Kürt de terör yapar, Çerkez de terör yapar. Kim yaparsa yanlış yapar... Bir Kürt terör yaparsa, yanlış olan onun Kürt olması değildir.
      O Kürt kimliği hepimizin gönlündedir. Hepimiz onu, o Kürt kimliğiyle severiz, bağrımıza basarız. Yanlış olan onun terör yapıyor olmasıdır, yanlış olan terördür" diye konuştu.
      Türkiye’nin tarihi sınavdan geçtiğini, bu topraklarda birlikte yaşama iradesinin sınava sokulduğunu anlatan Baykal, "Bu olaylara teslim olan, göz yuman, eli kolu bağlı olduğu için, kadroları, yapısı, siyasi desteği onu gerektirdiği için karar alamayan, Türkiye Cumhuriyeti’ni savunamayan siyasi iktidarların elinde Türkiye’nin çok büyük güçlüklerle karşı karşıya kalabileceğini" söyledi. Baykal, "Bunun böyle olmadığını herkes göstermek zorundadır. Gözler Türkiye’nin üzerindedir. Türkiye’nin gözleri de iktidarın üzerindedir. Tezkere dediler tezkereyi çıkardık, milletçe arkasındayız" dedi.
      Hükümetin, Hakkari’nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen saldırılarla ilgili yayınların durdurulmasına ilişkin kararın yürütmesinin Danıştay tarafından durdurulmasına itiraz etmesini eleştiren Baykal, sözlerini, "Kendi halkından kaçarak teröristi kovalayamazsın. Teröristi kovalayacaksan halkınla el ele vermek zorundasın" diyerek tamamladı.
     

     
Yorum yaz
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun




© Copyright 2007 Milliyet.