Yanlış iddia!
Ve GOOL'ün sürekli bir şeyler iddia eden yöneticisi ve yorumcusu Göktuğ Sevinçli, Beşiktaş - İstanbul Belediye maçından sonra şöyle iddia ediyor: "Ben şunu iddia ediyorum. Kanat oynayan bir takım, kanatlarını kullanan bir takım çift santrafor oynayamaz. Beşiktaş entresan bir şekilde çift santrafor oynayacağım diye ne yaptı? Tek ön libero oynattı. Tek ön libero oynatacağım diye, ne yaptı? Kanatlara, "ön liberoya destek verin, içerde kalın" dedi. Sevinçli böyle diyor da, Belediye maçından önceki 3 maçını kazanmış Beşiktaş'ın hangi sistemle oynadığını dahi bilmiyor galiba... Bilse, der mi bu lafları...
Sevinçli bunları söyleyince, üzerinden 3 gün geçmiş maç üzerine, af buyurun kendimi tutamadım, benim de söyleyeceklerim var:
Beşiktaş kazandığı son üç maçını 4-3-3 dizilişiyle oynadı. Bazı oyuncular değişse de sistem değişmedi... Yani Belediye maçında olduğu gibi tek ön liberoyla...
Beşiktaş, Sevinçli'nin bilgisayarında çizdiği gibi 4-3 arkada Delgado yani 1-2 sistemiyle de oynamadı. Belki Ertuğrul Hoca bunu istemiş olabilir, ama Beşiktaş ilerde Bobo, Burak ve Delgado ile, arkasında 3 tane orta sahayla oynadı. Tıpkı Gençlerbirliği, Trabzonspor ve Liverpool maçında olduğu gibi...
Sadece Belediye maçında 4'lü defansın kenar oyuncularının yani Ali Tandoğan ve İbrahim Üzülmez'in oyuna katkısı pek olmayınca ortaya böyle Sevinçli'nin yanlış görmesine yol açan tablo çıktı. (Liverpool'a atılan 2. goldeki İbrahim Üzülmez'i gözünüzün önüne getirin bir, bana hak vereceksiniz...)
Tabii burda esas İstanbul Belediye takımını incelemek lazım. Beşiktaş'ın bekleri mi çıkamadı, yoksa Belediye mi çıkartmadı? Alanları nasıl kapattı?
Karşı takımın oynadığı oyunun hakkını vermek lazım önce, sonra da iddiada bulunurken iyice düşünmek lazım...
Son diyeceğim ve tekrar edeceğim şudur ki: Beşiktaş, Belediye maçına gelene kadar son 3 maçını 4-3-3 sistemiyle kazandı. Tabii ki aynı sistemle çıkacak maça... Bunu değiştirmenin ve değiştirmedi diye hocayı eleştirmenin hiçbir anlamı yok. Tabii ki Bilgin Abi'nin dediği gibi BENCE...
Sistem anti-patisi olan bana da böyle bir yazı yazdırdı ya şu yorumcular... Neyse...
Bir of çeksem...
Her hafta Roberto Carlos'un maceralarını yayınlayan Carlos delisi program Verkaç'ta Bülent Ülgen yorumcuları için öyle bir tartışma konusu attı ki ortaya... Ben de yorumcuların bilumum seviyesini gördüm böylece... Off ki ne off!!!
Bülent Ülgen: Elimde UEFA'nın resmi Şampiyonlar Ligi dergisinin Ekim-Kasım sayısı var. TOP 205 diye bir araştırma yapılmış. Bu seneye kadar tüm zamanların en iyi 205 takımı. İlk sırada Real Madrid 398 puanla, 17. sırada Galatasaray 128 puanla. 51. sıradaki Fenerbahçe 47 puana sahip. 68. sıradaki Beşiktaş'ın ise 38 puanı var. Şimdi burada tartışmayı açıyorum, kim büyük?
Ersan Çelik: Fenerbahçeliler bu dergiyi tanımayacaklardır. Ben gerçekleri söylüyorum. Gerçekleri tarih yazar, tarihi de... En önemli araştırma şirketleri araştırma yapıyor. Her seferinde Galatasaray'ın taraftarı fazla çıkıyor. Ama nedense Fenerbahçeliler bunu kabul etmiyor. Ama GS 205 takım arasında 17. sırada.Cem Arslan: Ya 2000'de bir kupa aldınız, daha ne kadar bunu konuşacaksınız?
EÇ: Fener 100 senede hiç alamadı. Yok! Bir tane alın, ondan sonra konuşun.
CA: Bu kupayı FB'ye laf sokuşturmak için kullanıyorsun.
EÇ: Siz alsanız, sen kimbilir neler yaparsın. 205 takım. İlk sırada GS'nin Süper Kupa'yı elinden aldığı R. Madrid, 17. sırada GS.
CA: 17. sıradaysan bir Bordeaux'ya niye yeniliyorsun o zaman?
EÇ: Ben de sana Pendik'i mi hatırlatayım?
CA: Kupayı aldınız 2000'de. 2007'ye geldik. İstikrar var mı?
EÇ: GS bir kupanın üstüne yattı dersen, ben de o kupadan 100 yılda FB neden bir tane alıp da üstüne yatmadı derim. Cevap versene...
Osman Tamburacı: 1 - Ailenin bir çocuğu varsa 2. kardeş gelene kadar o çocuk tektir. Ne zamanki bu UEFA Kupası'nın üzerine Avrupa'dan başka bir kupa gelir, o zaman bu UEFA Kupası unutulur. 2000'de alınması pek önemli değil, ondan sonra kimin neler yapacağı önemli... 2- FB ilk 50'ye bile girememiş. 205 takım arasında 51. olduğuna göre Avrupa futbolunun çeyreği FB, yüzde 25. Ayrıca GS 17, FB 51'inci. 3 tane 17, 51 eder. 3 misli GS, FB'nin. Ben bu istatistikten bunu anlıyorum...
CA: FB'nin 3 katı iyi olan bir takıma ben 6 tane atmışım yani...
EÇ: GS de Türkiye Kupası'nı alırken 5 tane attı...
Bla bla bla... Küçük çocukların bile artık yapmadığı tartışma sürdü gitti... Sözde gazetecilerin düştüğü durumları gördüm, üzüldüm...
Oysa Lefter Küçükandonyadis ne güzel demiş: Fener'siz Gaassaray, Gaassaray'sız Fener olmaz.
Haftanın çelişkisi:
Vedak Okyar: Şöylebir inancım vardı: Bütün oynamayanlar bu maçta oynayacak, hem kendilerini göstermek için bu sıkıntı yaşanmayacaktı, hem de maç daha kafa kafaya olacaktı.
Göktuğ Sevinçli: Hocanın burda biraz ağırlığını koyması lazım. Hoca da yumuşak yüzlü. Net tavırları yok...
Vedat Okyar: Rotasyon rotasyon diyoruz ya. Sezon başında yapıyordu bunu... ("Allahım güç ver bana sığındım sana, bu ne dayanılmaz bir acı sabır ver bana..." Önceki haftalarda da yorumcular, yorumcularımız "Takımı çok değiştiriyorsun, takımla çok oynuyorsun" demiyor muydu Sağlam'a? Hadi Ertuğrul Hoca takımı değiştirdi diyelim, o zaman da "galip takım değiştirilir mi, niye değiştirdin" diye hesap sormayacaklar mıydı? Tabii ki soracaklardı... Onların varlık sebebi o... Ne olursa olsun beğenmemek...)
Satıyorlar... Sattılar!
Holosko 2010 yılına kadar Vestel Manisaspor'un malıdır. Bizdeki her futbolcu gitmek isteyebilir ama Holosko'nun bonservis bedeli 6 milyon 100 bin avrodur.
(Vestel Manisaspor Asbaşkanı Arif Koşar)
İyi misin?
Galatasaraylı 5-0 bitecek maça mı, yoksa mağlubiyete mi yansın! Yanmasın hatta kendini "alkole falan" versin... Hatta Feldkamp kendini tokatlasın...
(Bahri Havadır Akşam)
Eveeeeettt!
En pesimist, en kötü yorumları yapan kişilerden biriyim Fenerbahçe takımı hakkında. Hem geçen sene, hem de bu sene...
(Gürcan Bilgiç - 6 Pas, Show TV)
Bir dahakine Abi!
Ümit'in bir alışkanlığı var biliyoruz. Hakeme, rakibe elini kolunu kaldırmak, itiraz etmek. Oysa dün akşam ona iki tane net gol atma şansı geldi. Ümit; hakemle uğraşacağına o golleri atıp, Galatasaray'a 3 puan kazandırsana!
(Turgay Şeren - Akşam)
Öğretiver ne olacak!
Kazım Kanat: Taç atarken ayak kalktığında kural hatası mı olur? Nasıl olacak ayaklar?
Kemal Belgin: Sen bilmiyorsan, ben sana öğretemem ki.
(Santra - ATV)
Ne iyi dedin!
Şimdi çık yazılı ve görsel basının önüne, bu takımla bir yere gidemeyeceğim de... Kaybeden adam gibi sağlıklı bir Fatih Terim ol. Dip Not: Artık sen benim için sadece Terimsin... Ama hiç bir zaman o mazideki 'Fatih' Terim değilsin!..
(Ziya Şengül - Star)
Roberto Carlos'u tanıyalım 6:
Böyledir Roberto Carlos. Bir yüzü cin gibi zeki ve kurnaz, diğer yüzü duygusal ve yufka yürekli. 11 yıl birlikte yaşadığı Real Madrid'den ayrılırken acı çekiyordu. Bakmayın çapkınlığına ve çalımına... Real Madrid onun benliğine işlemiş vazgeçilmez bir sevgiliydi.
(Korkut Göze - Hürriyet)
Nasıl istersen!
Hakancım bana kız, bana vur; ama beni anla!
(Ahmet Çakar - 6 Pas, Show TV)
O da seni seviyormuş!
Trabzonspor benim sevgilim. Ben çok seviyorum Trabzonspor'u.
(Serdar Bali - 6 Pas, Shov TV)
yakantop@gmail.com

Cafe