
AB, farklı kimliklere özel haklar istiyor
Raporda, vatandaşların yasalar önündeki eşitliğinin, kimliklerini korumak isteyenlere etnik köken, din ya da dil temelinde özel haklar sağlanmasını engellememesi gerektiği vurgulandı
AB Komisyonu, azınlıklar konusunda geçen yıl kullandığından farklı bir söylem kullandı. 2006 raporunda "Lozan Antlaşması kapsamı dışında da azınlık olarak adlandırılabilecek toplumların varlığına" işaret edilmişti. Bu yıl da Lozan'a atıf yapılan belgede, Türk yetkililerin Türk vatandaşlarını azınlığa ya da çoğunluğa bağlı bireyler olarak değil, yasalar önünde eşit haklara sahip bireyler olarak gördüğü belirtildikten sonra "Bu yaklaşım, Türkiye'nin, kimliklerini korumalarına olanak tanıma amacıyla bazı vatandaşlarına, etnik köken, din ya da dil temelinde özel haklar sağlamasına engel oluşturmamalı" ifadesi kullanıldı. Raporda, Türkiye'nin azınlıklara ilişkin yaklaşımında değişiklik olmadığının altı çizildi. Raporda öne çıkan diğer unsurlar ise şöyle:
367 iması: Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda şüpheler var. Anayasa Mahkemesi'nin Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunu, oylamada 367 mevcut sayısının bulunmadığı gerekçesiyle iptal etmesi, Mahkeme'nin tarafsız olmadığı iddialarının ve güçlü siyasi tepkilerin gündeme gelmesine neden oldu. Yüksek mahkeme yargıçlarının belirlenmesinde hükümet ve yargı arasındaki ilişkilerde yaşanan gerginlik sistemin düzgün ve etkili bir şekilde işlemesine yardımcı olmadı. PKK: Temmuz seçimleri, Güneydoğu Anadolu'daki seçmenlerin daha iyi temsil edilmesine olanak sağladı. AB'nin de terörist örgütler listesinde olan PKK'nın saldırıları nedeniyle bölgede durum kötüleşti. PKK'nın sınır aşan nitelikteki terörist eylemleri Türkiye açısından bir güvenlik sorunu oluşturuyor. Yılbaşından bu yana yüzlerce terör eylemi gerçekleştirildi. Tüm ülke çapında sivilleri hedef alan eylemlerde artış var. Güneydoğu'ya yönelik geniş kapsamlı bir strateji oluşturulmadı. 301 değişmeli: Şiddet içermeyen görüşler için açılan davalar ve verilen cezalar endişe kaynağı. 301. maddenin ilgili AB standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. Bu durum TCK'nın 215., 216., 217., 220. ve 288. maddeleri için de geçerli. Hrant Dink cinayeti Türk toplumunda dayanışma yarattı ancak faillere destek verenler de çıktı. Polisin ihmali konusunda tam soruşturma gerekli. Dokunulmazlık kısıtlanmalı: Yolsuzlukla mücadele alanında yapılması gerekenler var. Parlamenterlere ve kamu görevlilerine sağlanan geniş çaplı dokunulmazlık sınırlandırılmalı. Yolsuzlukla mücadele stratejisi geliştirme alanında adım atılmadı. Yolsuzluk yaygın ve yolsuzlukla mücadelede sınırlı gelişme kaydedildi. Dini özgürlükler: Aleviler, cemevi açma konusunda zorluklarla karşılaşıyor. Cemevleri ibadet yeri olarak tanınmıyor ve kaynak aktarılmıyor. Zorunlu din dersiyle ilgili olarak Türkiye'nin AİHM kararına uygun düzenlemeye gitmesi isteniyor. Heybeliada Ruhban Okulu'nun kapalı olması, Fener Rum Patriği'nin "ekümenik" sıfatını kullanmasına izin verilmemesi de eleştiriler arasında yer alıyor. Kürtçe yetersiz: Filmler ve müzik programları dışında Kürtçe yayınlara zaman sınırlaması uygulanıyor. Bu iki alan dışında Türkçe altyazı uygulamasının zorunlu olması çok ağır bir teknik yük oluşturuyor. Türkçe dışındaki dillerin siyasi alanda kullanılması yasak. Sur Belediye Başkanı'nın, çokdilli hizmet uygulaması nedeniyle görevden alındığının altının çizildiği belgede "Anadili Türkçe olmayan çocuklar, dillerini Türk kamu okul sisteminde öğrenemiyorlar. Bu tür bir eğitim ancak özel eğitim kurumları aracılığıyla sağlanabilir" deniliyor.
Laiklik vurgusu zayıf kaldı
GÜVEN ÖZALP Brüksel
Özellikle cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Avrupa Birliği Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'in açıklamalarında yaptığı güçlü laiklik vurgusuna İlerleme Raporu'nda rastlanmıyor. Laiklik konusuna, "yol haritası" niteliğindeki Strateji Belgesi'nde yer veriliyor. Belgede bu vurgu, "Seçim döneminde geleneksel olarak hassas olan konularda açık tartışma yaşandı ve duyarlı sivil toplum demokrasi ve laik devlete bağlılığını ilan etti" ifadeleriyle yer buluyor.
İlerleme Raporu'yla birlikte yayımlanacak 58 sayfalık belgede şu vurgular yapılıyor:
Türkiye'yle üyelik müzakereleri sürmeli. AB, müzakerelerin devamı konusundaki taahhütlerini yerine getirmeli ve teknik şartlar yerine getirildikçe başlıklar açılmalı. Müzakere sürecinin hızı Türkiye'nin reformlardaki hızına bağlı olacak. Müzakerelerin paylaşılan hedefi, tüm üyelerin de onayladığı gibi üyeliktir. Türkiye, temel hak ve özgürlükleri sağlamlaştıracak reformlar konusunda ilerlemeli. Türkiye'nin çevresindeki gelişmeler ışığında bu zor olabilir. Reformların uygulanması 2005'ten bu yana pürüzlü ve yavaş. Türkiye'nin reform taahhüdü AB'nin güvenliği ve istikrarı açısından önemli. Türkiye, Batı ve İslam dünyası arsında eşsiz bir arabulucu. Türkiye, AB ile zengin gaz ve petrol kaynakları arasında ana geçiş noktası olma ptansiyeline sahip. İyi komşuluk ilişkileri kilit önemde. Ek Protokol tam olarak uygulanmalı.