
|
|
|
 |
|
|
TMSF’nin acelesi niye?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Kiminle konuşsak hep aynı davalara takılıp kalıyor. Sanki İzmir’in gündeminde başka konular yok, sanki bu şehirde bir iki dava sonuçlanmasa yatırım yapılmayacak, proje geliştirilmeyecek.
Oysa Türkiye gibi İzmir de büyüyor.
Hem sanılanın aksine kente yatırım yapmak isteyenlerin iştahı son yıllara göre çok daha fazla artmış durumda.
İstanbul bir dünya kenti ancak çok hızlı ve fazla büyüdü.
İstanbul’a taşınmak isteyenlerin sayısı bir hayli fazla olsa da kendine alternatifler arayanların sayısı da hiç de az değil.
İzmir kuşkusuz İstanbul’dan sonra yaşanılacak ve çalışılacak kent konumunda.
Siz bakmayan Anadolu kaplanlarının son dönemdeki çıkışına...
Kayseri, Adana, Gaziantep, Eskişehir’deki yatırımların sayısı artsa da İzmir ile boy ölçüşecek durumda değil.
İzmir rekorlar kıran ihracatın üçte birinin yapıldığı liman özelliğini koruyor ve bu pozisyonunu daha da güçlendiriyor.
O yüzden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun hafta sonunda yayınladığımız iki röportajındaki sözlerini anlamlı buluyorum.
Öyle ya da böyle İzmir’de ''çözümsüzlük sembolü'' olmuş Hilton, Dünya Ticaret Merkezi gibi iki büyük projenin bir şekilde artık sonlandırılması gerekiyor.
* * *
Hilton aslında İzmir kamuoyunun unuttuğu bir konuydu.
Ancak geçtiğimiz günlerde TMSF, İzmir Hilton Oteli’nin sahibi olan İzmir Enternasyonal Otelcilik A.Ş’deki yüzde 5 oranındaki iştirak payı için satışa çıkmaya karar verdi. Süreç İzmir’in aleyhine gelişiyor.
1987 yılında iyi niyetle başlanan projenin sonu hüsranla bitebilir. Belediye onca zamanda kasasına bir kuruş bile koymadığı gibi yakın bir gelecekte mülkü de tamamen kaybedebilir.
Oysa burası bu kentin en değerli arazilerinden biri. Parayla almaya kalksanız alamazsınız.
İzmir Enternasyonal Otelcilik A.Ş.’nin bugün itibariyle 45 milyon dolar borcu var.
Daha önce mağazaların satışından elde edilen gelir de buharlaşmış gözüküyor.
Bugünkü kira gelirleriyle borcu ödemeye kalksanız en az 10-15 yıl daha geçmesi gerekiyor. Bu sefer de karşınıza otelin restorasyon problemi çıkacak.
Yani neresinden bakarsanız bakın İzmirlilerin zararı oldukça büyük.
Dünya Ticaret Merkezi’nde de gelinen nokta hiç de parlak değil. Başlangıçtan bu güne 10 yıl geçmiş durumda ve henüz küçük bir adım bile atılmış değil. TMSF bastırıyor, ihale iptal oldu ama baskının artarak devam ettiği konusunda bilgiler geliyor.
* * *
Haraç mezat buranın satılmasına herkesin karşı çıkması gerekir. Verilen mücadelelerden sonra herkesin ikna olabileceği bir uzlaşma zemininin yakalanması gerekiyor.
Başkan Aziz Kocaoğlu’nun bir yandan TMSF ve Güçbirliği temsilcileriyle görüşürken, bir yandan da eski başkanlardan Yüksel Çakmur ile bir araya gelmesini önemli bir gelişme buluyorum. Çünkü Çakmur davacı konumunda ve ısrarı devam ediyor.
Anlaşılıyor ki; başkanın burasıyla ilgili somut önerileri var. Örneğin opera binasını bir başka yere taşımak, kamuya ait alanları arttırmak, İzmirlilerin daha fazla kullanabilecekleri mekanlar yaratmak gibi...
Hatırlatıyorum...
TMSF anlaşılmaz bir şekilde aceleci davranıyor. Ve İzmir kamuoyunun bu süreçte uzlaşmadan başka bir seçeneği kalmıyor.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|