
İlerleme Raporu'nda övgü ve eleştiri yan yana
Güven Özalp - Brüksel
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun 6 Kasım'da açıklayacağı İlerleme Raporu'nda ekonomiyle ilgili olarak genel anlamda olumlu bir tablo çizilse de önemli eksiklerin de altı çiziliyor. Türkiye'nin AB müktesebatına uyum alanında birçok alanda ilerleme kaydettiği rapordaki vurgular arasında yer alıyor. Raporda altı çizilen belli başlı övgü ve eleştiriler şöyle:
ÖVGÜLER:
Türkiye işleyen bir pazar ekonomisi olarak görülebilir. Yapısal zayıflıkları gidermek amacıyla hazırlanan kapsamlı reform programını uygulaması halinde orta vadede AB içindeki rekabetçi baskı ve pazar güçleriyle başa çıkabilir. Yeni hükümet, mali konsolidasyon ve yapısal reform alanında güçlü taahhütlerde bulundu. Güçlü lira ve mali disiplin, yüksek borçlanma maliyetlerine ve bazı pazar türbülanslarına rağmen, kamu açığını düşürdü. Büyüme sağlamlığını sürdürdü. Doğrudan yabancı yatırımlar, özellikle Türk şirketlerinin yabancı kurumlarca satın alınması yöntemiyle net bir şekilde arttı ve makroekonomik denegesizliklerle bağlantılı risklerin azaltılmasında daha büyük bir rol oynadı. Malların serbest dolaşımı, mali hizmetler, trans Avrupa şebekeleri, bilim ve araştırma alanında AB müktesebatına uyum alanında önemli ilerleme sağlandı.
ELEŞTİRİLER:
2007 sonu bütçe hedefini yakalamak için bazı düzeltici önlemler alınmalı. Gıda ve hizmet fiyatları ve ücretler nedeniyle enflasyonist baskı arttı. Ana politika değişikliklerine gidilmemesi durumunda, hükümet ve Merkez Bankası tarafından belirlenen 2007 sonu enflasyon hedefi tutmayabilir. Giderek büyüyen cari açığın büyük bölümü hâlâ kısa vadeli sermaye akışıyla finanse ediliyor. İşgücü pazarındaki yapısal sertlikler iş yaratılmasını ve kadın istihdamını engelliyor. Özelleştirmenin hızı yavaşladı. Bölgesel farklılıklar yüksek. Devlet yardımındaki şeffaflık eksikliği, etkin ekonomi politikası üretilmesi açısından zarar verici bir niteliğe sahip. Sosyal güvenlik sistemi ve enerji sektöründe öngörülen reformlar ertelendi. Kayıtdışı ekonomi iş ortamını etkiliyor ve hükümetin ekonomi politikalarını uygulama kapasitesini etkiliyor. Türkiye, AB'yle gümrük birliğinden kaynaklanan bazı yükümlülüklerini yerine getirmedi. Ekonomi alanında hükümet ve kurumlar arasındaki görev dağılımından kaynaklanan eşgüdüm eksikliği var. Orta - uzun vadeli reform ve bütçe çalışmaları yapılamıyor.