Üçbuçuğun ikisi, biri, hikayesi...
Galatasaray aylarca santrfor aradı.
Sonunda...
Nonda'yı buldu.
Ve aldı.
* * *
Niye bu kadar uzun sürdü?
Ve...
Niye Nonda?
* * *
Galatasaray'ın 2.5 santrforu var.
İkisi Şükür ve Karan.
Buçuğu Özgürcan.
Hasan Kabze ve Necati gönderilirken, onun kalmasının sebebi omertayı (mafyanın sessizlik anlaşması) bozmaması.
* * *
Şükür ve Karan, oynamayınca hemen kırılıyorlar.
Haklılar.
Kendi açılarından.
Biri Türkiye'nin en kariyerlisi, sahanın içinde her işi yapan tek santrforu, diğeri tek vuruşta en becerikli golucüsü.
İkisinin de özellikleri çok az santrforda var.
Ama öyle ortak özellikleri var ki, hiçbir santrforda yok.
Topla bir metre gidemiyorlar.
Topu bir metre kaptırmadan süremiyorlar.
Topla bir adam geçemiyorlar.
* * *
Nonda Hakan ve Ümit'in sahip oldukları özelliklere sahip.
Onlarda olmayan özelliklere de.
Topla, onların yapamadıklarını da yapıyor.
Ama...
Galatasaray Yönetimi tarafından, diğer adaylara tercih edilmesine sebep olan özelliği, diğer iki santrforun becerdiklerini becermesi değil, beceremediklerini becermesi de değil, onlar Kalli tarafından tercih edildiğinde, sorun çıkarmadan oturmayı becerebilmesi...
"Niye Nonda?"nın cevabı da bu.
Ve...
Bence tabi
Biraz karışık...
Farkındayım...
Galatasaray'ın santrforlarının hikayesi de biraz karışık.
Farkındamısınız?
* * *
Mesela Kone gelse giderdi.
Geldiği hafta.
İyi ki gelmedi...
* * *
Monaco'daki Nonda da bu şartlarda gelmezdi Galatasaray'a.
Roma ona bol geldi, Blackburn da dar.
İstanbul cuk oturdu.
İçinde, hem Monaco hem Roma var, yüzlerce Blackburn var.
Galatasaray da cuk oturdu.
Bir oynayacak bir oturacak...
Yavaş yavaş dönecek eski günlerine...
Eğer dönebilirse.
* * *
Galatasaray, Nonda'dan daha iyisini almazdı.
Bulsa da almazdı..
Alsa da oturtamazdı.
Oturtsada tutamaz.
Ve...
Şu Nonda'nın bir kara kutusu var mı?
Varsa içinde neler var?
Karısına, kayın biraderine, mahalle arkadaşlarına, neler anlatıyor?
ŞENOL GÜNEŞ'E
Yazmıştım...
Şenol Hoca'ya sormuşlar:
- Niye Kore'desin?
Soran bizim F.
Bana takıklardan.
Olayı anlatan da o F.
Güneş "devletin, milletin televizyonunda Bilgin Gökberk futbol yorumluyorsa, ne işim var bu ülkede" gibilerinden bir şeyler söylemiş.
Bence söylememiştir.
Yani sallayan da F.
Yine de...
Eğer söylemişse...
Devletin, milletin televizyonundan ayrıldım, haberi olsun.
Özledik onu.
RADYOSPOR
Reytingler belli oldu...
Teşekkür ediyorum, beni dinlediğiniz için.
Çok dinlediğiniz için.
Ve...
Orası Real Madrid gibi, kimler var kimler
Hepsi futbol konuşuyor.
Ve...
Tek futbol konuşmayan, konuşturmayan adam (ben) çoook dinleniyor.
Sebebini onlar düşünsün.
İyi ki varsınız.
Siz olmazsanız olmam.
Onlar olmasa da.
Ve...
İyi ki onlar da var.
2 KASIM 2007, BİZ
Futbol Federasyonu Başkanı tartışılıyor.
Milli takımın teknik direktörü de.
Milli takımın kaptanı da.
Ne mi var bunda?
Daha ne olsun?
Üçü de kendi işlerinde hiç tartışılmaması gereken isimler .
Üçünün de Türk Futbolu'na verdikleri ortada.
Kimsenin gıkını çıkarmaması lazım.
Ve...
Herkez gak guk ediyor.
Sebebi biraz kendilerinde arasınlar.
İşlerine gelmesede...
* * *
Türkiye'nin spor yazarları derneği eski başkanı, işi gücü bırakmış dedikodu yapıyor.
Belden aşağı.
İş mi bu?
Hemde Milli takımın teknik direktörü ve kaptanıyla ilgili.
Ve...
Başkanlar böyle yaparsa...
* * *
Bir tarafta milletin federasyonu, takımı...
Bir tarafta milletin medyası, millet.
Araları buz gibi.
Ve...
Ne biçim iş bu?
* * *
Milli takım kaptanı, spor yazarlarına kol gösterdi.
Kime olduğu anlaşılmadı.
Bazı spor yazarları üzerlerine alındılar."
"Bana yaptı dediler"...
* * *
Federasyonun bir yöneticisi kaptanına "öbür koluna da kaptanlık bandı takalım" demiş.
* * *
Arkadaşları antrenmanda kaptana kolundaki sakatlığı gösterirken "dikkat et, yanlış anlaşılmasın" diye şaka yapmışlar.
* * *
Şakaya bak!
* * *
Üç Büyükler, milleti üçe bölmüş.
Üç Büyükler'in gözü dönmüş taraftarı da Milli takımı...
Kimse farkında değil.
Hala değil.
* * *
Türkiye'nin en önde gelen yorumcularından biri, spor yazarlarına "terbiyesiz" dedi.
Spor yazarları ayağa kalktı.
Herkes üzerine alındı.
TSYD onu mahkemeye verdi.
Karar oy birliğiyle alındı.
Onunla hala iş yapanlar var medyada, çoğu dernek üyesi.
Nasıl bir oy birliği bu?
Açtıkları dava iş olsun diye mi?
* * *
Ulkenin Avrupa kupalı tek takımı ligin başından beri seyircisiz oynuyor...
Batıya açılan penceresi...
O bile böyle.
* * *
Milli Takımının cezası yeni bitti.
* * *
Trabzon'daki olayları biliyorsunuz...
* * *
Beşiktaş ve Fenerbahçe de sık sık seyircisiz oynuyorlar.
* * *
Kulüplerin birleşmesinden kurulan birliğin yarısı, Federasyon Başkanı'na karşı.
Başkan da onlara karşı.
Federasyon Başkanı'yla Kulüpler Birliği Başkanı'nın arası...
İstanbul-Sydney arası.
* * *
Milli takımın teknik direktörü, her basın toplantısında, kurunun yanında yaşı da yakıyor.
* * *
Milli takımın kaptanı "kol bir kişiyeydi" diyor ama tümüne gibi yapıyor.
* * *
TSYD, Milli takımın kaptanını, Milli maç öncesinde protesto ediyor.
* * *
Dünyanın sayılı futbol adamlarından, centilmen Zico'ya, artık hakaret ediliyor.
* * *
Bir başka centilmen Gerets iş başındayken, başka bir teknik direktörle sözleşme imzalanıyor.
* * *
Centilmen Del Bosque ve başına gelenler...
Biliyorsunuz.
* * *
Uzatmak istemiyorum daha fazla...
* * *
Hala "Norveç'i yenemezsek sonumuz olur" diyorlar.
Avrupa Şampiyonası'na gidemezsek, belki bir başlangıç olur.
Son çoktan olmuş.
Sonumuz da...
Ve...
İş olsun diye yazdım.
Takılmayın.
Ve...
Tabii bence.
bilgingokberk@mail.com

Cafe