
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
"Kamil Ağa"dan anılar...
GAZETECİDEN, gazetelerden hoşlanmayan siyasi iktidarların ellerinde iki baskı aleti bulunurdu; biri gazetelerin ilanları, ikincisi de cezalar...
Cezalar nihayet birkaç gazetecinin canını yakar, biraz özgürlük nutukları atılır, basın özgürlüğü masalı temcit pilavı gibi sofraya konurdu.
Ama ilan buna benzemezdi, gazete kapandı mı, özgürlük filan unutulur, can pazarı başlardı.
Dikkat ederseniz, hep "di'li geçmiş" zaman içinde yazıyoruz, o zamanlar öyleydi, diyoruz...
* * *
KAMİL Yazıcı'nın "Ortak Akıl" adını verdiği anılarında böyle bir bölüm var.
"Kamil Ağa, kulakları çınlasın, Fikret Otyam'ın çocukluk arkadaşı, gazete yönetiminin bir isteği var. Kamil Ağa'nın da hemşerisi olan bir bakan Cumhuriyet'e ilan vermemeleri için iş çevrelerine, büyük sanayi kuruluşlarına baskı yapıyordu, gazetenin durumu çok kritikti. Fikret Otyam İstanbul'a geldi, çocukluk arkadaşı Kamil Ağa'ya durumu anlattı..."
"Kamil Ağa" dinledi ve şöyle dedi:
"Vallahi bize çok baskı yapıyorlar; ama ben okuduğum gazetenin ölmesini istemem. Cumhuriyet'in laik okuyucuları var, hoş bir gazete, onun ölmesini istemem."
Sonra ne olur?
"Kamil Ağa", Fikret Otyam'a verdiği sözü tutar, ilanları verir.
* * *
EVET, kitabın adı (Ortak Akıl) Tahtakale'deki bir hırdavatçı dükkânından Anadolu Holding'e uzanan azmin öyküsü...
Özel hayattan başarılı iş hayatına kadar her alanda eşinin ve ortağının akıl ortaklıkları...
* * *
BİR zamanlar, gazetelerde, televizyonlarda çok konuşulan bir reklam vardı: "Bira, bu kapağın altında". İktidardaki Özal'ın ANAP'ı bu reklamlardan hoşlanmadı, bira satışlarına yasaklama getirdi. Yani kapağın altındaki birayı sattırmamak için ellerinden geleni yaptılar. Oysa "Efes Pilsen" için devlet teşviki vardı. Devlet, istese bu teşviki vermez ya da bu yatırıma girmeyin derdi.
Hayır, tam tersi, hem teşvik veriyor, hem de sattırmamak için direniyordu.
Kamil Yazıcı o günleri anarken, "Turgut Özal niye böyle yaptı?" sorusunun cevabını şöyle veriyor:
"Çünkü Turgut Bey siyasi dünyamıza takunyalılar diye adlandırılan kitleye şirin görünmek istiyordu. Nitekim biraya yasaklama getiren kanunu o amaçla çıkarmıştı."
* * *
"KAMİL Ağa"da Özal'la ilgili anı çok, kimlerle anısı yok ki!
Bir gün rahmetli arkadaşı Nuh Kuşçulu telefonla aramış, "Turgut Bey MESS'in başkanı olmak istiyor ve Vehbi Bey buna razı olmuyor" demiş...
Vehbi Koç'u ikna etmek Kamil Yazıcı'ya kalmış. Vehbi Koç, Turgut Özal'a niçin karşı olduğunu şöyle açıklamış:
"Kamil, Turgut Bey'i maddi bakımdan tatmin etmemiz mümkün değildir, çok maaş ister."
"Kamil Ağa" sonunda Vehbi Koç'u ikna etmiş:
"Ağabey, bu iş için ne kadar ayırdıysan onu söyle, geri kalanını ben tamamlarım."
Vehbi Koç böyle razı olmuş.
"Kamil Ağa"ya göre Turgut Özal MESS Başkanı seçildi, iyi de başkanlık yaptı.
Bakkal çıraklığından sanayinin zirvesine...
Her kula nasip olmaz, ama her kula ibret olur.
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe