
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Rice'a baskı
5 Kasım'da Washington'da gerçekleşecek Bush-Erdoğan zirvesi öncesinde Ankara'ya gelen ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, ülkesinin PKK'yı "terör örgütü ve ortak düşman olarak gördüğünü" açıklayarak Türkiye ile etkili işbirliği yapacaklarını söyledi.
PKK'nın artan saldırıları karşısında Kuzey Irak'taki varlığına son vermek üzere "sınır ötesi" harekâta hazırlanan Türkiye, ABD başta, Irak yönetimi ve BM üzerindeki diplomatik baskısını da artırıyor.
İstanbul'daki Irak'a komşu ülkeler zirvesi öncesi BM'nin de "sürece dahil olması" yönünde karar çıkarılırken Başbakan Erdoğan'ın AB heyetine Genelkurmay İkinci Başkanı Ergin Saygun başkanlığında komutanların da heyete alınması, Türkiye'nin diplomatik çabaların sonuçsuz kalması halinde "askeri seçeneği" uygulamaya koyma konusundaki kararlılığını yansıtıyor.
Dışişleri Bakanı Ali Babacan da, Rice ile görüşmesinin ardından, Türkiye'nin artık "eylem" beklediğini belirtti.
Babacan'ın Rice'a ABD'nin Irak'taki egemenliğini hatırlatarak, "Irak'ın merkezi hükümetinin kuzeyde imkânları yoktur. PKK ile mücadele imkânları sınırlı. Kuzeydeki yönetimin PKK ile mücadelede siyasi iradesi konusunda ise bizim kuşkularımız var" diye yaptığı değerlendirme gerçekçidir. Babacan, fiziksel imkânların birleştirilmesi konusunda ABD'nin "anahtar rol" oynayacağını söylerken, "Siz bir şey yapmayacaksanız, bize engel olmayın" mesajını Rice'a iletmiştir.
Bu görüşmenin devamı Beyaz Saray'da Başbakan Erdoğan ile ABD Başkanı Bush arasında yapılacak.
ABD'nin, Türkiye'nin Kuzey Irak'a 1995 yılında girmesine benzer şekilde yüksek bir kara gücüyle harekât yapmasına karşı olduğu açık. Ancak bir ayda 45 askerini PKK saldırılarına kurban veren, 8 askeri de kaçırılan Türkiye'nin "Barzani ve Irak yönetimi istemiyor" diye durumu seyretmesi de olanaksız.
Sınıra büyük bir güç yığıldı ve şehit cenazelerinde büyük tepki gösteren kamuoyu, "terörün önlenmesi"ni bekliyor. Hükümetin de Meclis'ten aldığı "yetkiyi" bir şekilde kullanması gerekiyor.
Dönüşü olmayan yola girildi!
ÇANKAYA'NIN AÇIKLAMASI: Dünkü yazımızda Erdal İnönü'nün ölümü üzerine Pembe Köşk'teki taziye ortamını anlatırken Cumhurbaşkanı'nın eşiyle birlikte gelmesi yerine telefonda alınan başsağlığı dilekleriyle yetinildiğini aktarmıştık.
Erdal Bey'le uzun yıllar siyaset yapmış aileye çok yakın bir arkadaşımın verdiği bu bilginin "gerçeği yansıtmadığı" Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nce açıklandı. Dün tekrar sordum: Cumhurbaşkanlığı Özel Kalemi tarafından ziyaret isteği iletilmiş. Olay yazdığım gibi gelişmiştir. D. S.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe