Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 04 Kasım 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Otomobil    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
BU KİTABI KALEMSİZ OKUMAYIN!
Postmodern hikâyeler

Sadık Murathan Mungan okurları için 2007 oldukça verimli geçiyor. Şöyle ki, ilk önce yazarlarının "Kağıt, Taş, Kumaş" adlı oyun kitabını okudular. Sonra, sinema yazılarından oluşan "Kullanılmış Biletler"ini. Ardından "Büyümenin Türkçe Tarihi"ni. Ve şimdi de "Yedi Kapılı Kırk Oda". Bizden söylemesi, ufukta bir de şiir kitabı var!

ZEYNEP SIRMA

Modern edebiyatın postmodern okumaları. "Yedi Kapılı Kırk Oda" için söylenebilecek ilk şey bu. "Yedi Kapılı Kırk Oda", adı üstünde yedi hikayeden - "Dumrul ile Azrail", "Kan Kalesi", "Robinson ile Crusoe", "Hamlet ile Hitler", "Wagner Körfezi", "Güvercin Gömleği"- oluşuyor. Bu da söylenebilecek ikinci şey. Üçüncü olarak ise, "Yedi Kapılı Oda"nın, bundan yirmi yıl önce, 1987'de yayımlanan ilk "Kırk Oda"dan oldukça farklı bir yerde durduğu.
Şöyle ki, Doğu ve Batı ekseninde gelişen (ya da Doğu'yla Batı'yı birleştiren) hikayeler anlatan, yaşadığını yazan bir Murathan Mungan yok. Artık, "Ben bir yazarım! Hayır bu öykünün yazarı değilim, yanlış anlaşılmasın, ben de sizler gibi burada bir konuğum yalnızca. Bunu bir edebiyat şakası, üslup şirinliği olarak yaşamayacak kadar görmüş geçirmiş, hatta bu çeşit numaralardan sıkılmış biriyim;" diyen bir Murathan Mungan var.

Bir zihin oyunu
Hayatımızın bir zihin oyunu olduğunu söylüyor.
Yaşadıklarımızın kodlanmış birer kurgu olduğunu kaç kişi kavrıyor diye soruyor. İdrak acısının altını çiziyor. Melezleşmenin altını çiziyor. Billurlaşmanın altını çiziyor. "Biliyorum," diyor "Wagner Körfezi"nde ("Yedi Kapılı Kırk Oda", Üçüncü Kemer. 6. hikayede) "Herkes benden aşk hikayeleri bekliyor. Gün günden aşksızlaşan bir dünyada buzluğa kaldırılmış hayatlar ve donmuş kalpler için yüksek çözünürlükte iyi paketlenmiş aşk hikayeleri istiyorlar! Kalbim piyasaya açılıyor; kendime ısmarlıyorum, olmuyor. Hayatıma ısmarlıyorum, gene olmuyor. Kader hediye etsin diyorum, etmiyor."
Peki, bütün bunlardan yola çıkarak bu bir kırılmadır, bu bir manifestodur diyebilir miyiz?
İsterseniz, diyebilirsiniz tabii.
Ama bizden demesi: Siz siz olun, şu postmodern zamanlarda, yazar kısmının söylediklerine pek itibar etmeyin. Neticede, kurmaca bu. Sanat bu. Öyküleme bu. Tam çözdüm, buldum dersiniz, paat bir de bakarsınız ki yazarınız - hele ki, yazının farklı disiplinlerinde ürünler, yapıtlar veren bir yazar ise - yolculuk bu demiş, çoktan başka bir yolu tutmuş bile.

"Hepimiz bir adayız!"
Anlayacağınız, karşınızda tekli bir Murathan Mungan yok. Çoklu metinler var. Göndermelerle, köprülerle, anahtarlarla dolu metinler. Mesela "Hamlet ve Hitler"de, ağır, politik, 'yabancı' bir metin karşınıza çıkıyor. "Kan Kalesi" ve "Dumrul ve Azrail"de, yerel ve lirik metinler. "Mavisakal"da mesafeli, soğuk, ölümcül bir metin.
Bununla birlikte, sadık Murathan Mungan okuyucularına şunu da söyleyelim ki, kitabı okurken kaleminizi yanınızdan eksik etmeyin.
Çünkü, Murathan Mungan külliyatında hiç değişmeyen bir şey var ki, o da (Mungan'ın şair kimliğinden olsa gerek) şu: "Yedi Kapılı Kırk Oda"da da altı çizilecek çoook satır var. "Herkes bir kere kanı dinler," gibi. "Bazı anlar içinde yaşanırken değil, ancak yazıldıklarında görülürler," gibi. "Hepimiz bir adayız" gibi. "Kaderimiz başka bir hayat gibi uzaktan geçerken, can simidi sözcüklerin, okyanusa bırakılmış içi sahibini arayan mektuplu şişelerin, gözümüzün önünde canlanan yazılmış rüyaların kıyılarına vurduğu bu adanın çok yapraklı tropikal görünüşlü bitkileri arasında gülümsüyoruz; hayat ve yazıdan ne kadar kardeş olunursa o kadar oluyor ve gülümsüyoruz," gibi. "Ölüm bile bizi birleştiremiyordu," gibi.


KITAP
 Edebiyatın Akdenizli kahramanları
 Gülümse
 Ölümsüzlüğün müziği
 Postmodern hikâyeler
 Çocukların okur hakları
 "Harry Potter"da mahalle baskısı
 Şerif Mardin ve Türkiye'de modernleşme
 Bir yaşam boyu yolculuk
 Hrant'ı nasıl bilirsiniz?
 Onu konuşmuyor olabilirdik
 Seyahat eden ilk Türk gazeteci
 Gençlere müfredat dışı öyküler
 Tek beyinde iki farklı yaşam
 Annales Okulu'nu nasıl bilirsiniz?
 İhmal edilmiş şiirin antolojisi
 Korkunun krallığı
 Bir arayışın anlatısı
 Serinkanlı bir kitap
 Atatürk'ün bütün eserleri
 Göldeki 'esrarengiz' kadın
 Tarık Günersel'in "İzler"i
 Kitap vitrini





© 2006 Milliyet