
|
|
|
 |
|
|
IRKÇILIĞIN PANZEHİRİ POTTER!
"Harry Potter"da mahalle baskısı
Harry Potter serisi, J.K. Rowling'in yazarlığının doruğuna ulaştığı "Harry Potter ve Ölüm Yadigarları" ile şanına yaraşır bir şekilde sona eriyor.
ASLI ONAT
Harry Potter and the Deathly Hallows"un yayımlanmasıyla fantastik edebiyat tutkunlarının hayatını derinden etkileyen serilerden biri daha sona erdi. İtiraf etmek gerekir ki boşluktayız. Hayatımızda Hogwarts, Harry, Ron, Hermione, Hagrid ve diğerleri olmayacak artık.
Mecburen başka kitapların karakterleriyle avunmaya çalışacağız... Harry Potter serisinin yaratıcısı J.K. Rowling de ne yazık ki fantastik türde başka bir çocuk kitabı yazmayacağını açıklamış bulunuyor.
Ekim itibariyle kitabın Türkçe çevirisi "Harry Potter ve Ölüm Yadigârları" da raflardaki yerini aldı. Kitabı büyük bir hızla Türkçeye kazandıran Sevin Okyay ile Kutlukhan Kutlu'ya teşekkür borçlu olduğumuzu belirtmek gerek bu noktada.
"... Ölüm Yadigârları", Rowling'in tüm serideki başarısını daha da iyi takdir ettiğimiz bir kitap. Yazarla karakterinin kaderleri burada da benzeşiyor. Harry gibi hayatı değişen, üstüne üstlük dünyanın en zenginleri arasına giren Rowling de yazarlığının doruğuna çıkıyor. Okyay'ın bir demecinde belirttiği gibi çok iyi bir kurguya sahip olan kitap, J.K. Rowling'in baştan beri bir bütünü neredeyse kusursuz bir şekilde tasarlamış olduğunu, geçmişe yapılan ustaca göndermelerle gösteriyor.
Dumbledore'un geçmişi
600 küsur sayfalık kitabın finali, orijinal İngilizce baskı yayımlandığında marifetmiş gibi basın yayın organlarında yazılıp çizilmişti. Okurlarımıza bu saygısızlığı yapmadan, kitabın birkaç önemli noktasına dikkat çekmeye çalışalım. Bunlardan biri Harry Potter'ın "... Ölüm Yadigarları"nda hayatının muhasebesini yapıp zaman zaman kendisini de sorgulayarak, bir nevi bilgelik düzeyine ulaşması.
Ayrıca -Harry'nin de kendi kendisine itiraf ettiği gibi- şimdiye dek ezelden beri varolmuş bir bilge kişi gibi algıladığımız Profesör Dumbledore'un geçmişi hakkındaki şaşırtıcı ayrıntıları öğrenmek, son derece çarpıcı.
Ölümcül düello
Beşinci kitapta hortklukların -yani Harry'yi bebekliğinden beri öldürmeye çaışan Voldemort'un ruhunu parçalara bölerek içlerine yerleştirdiği çeşitli nesnelerin- varlığını öğrenmiştik. Ve Voldemort'u yenebilmek adına teker teker yok edilmeleri gerektiğini...
Harry bu işle uğraşırken, kitaba adını veren Ölüm Yadigarları meselesi çıkıyor karşısına... Bu ad altında toplanan üç nesneden biri zaten onun olan, serinin takipçilerinin de çok iyi bildiği bir giyecek. Nesnelerin diğer ikisini de bulan, ölümün efendisi oluyor, bu da Voldemort'u alt etmenin bir alternatifi Harry için... Ölümcül düelloya doğru yaklaşırken bir yol ayrımında kalan Harry, doğru yolu gene Hermione, Ron ve içgüdüleri sayesinde buluyor.
Rowling'in safkan, kötü büyücülerin 'bulanıklar'a (annesi ve babası büyücü olmayanlara) ve muggle'lara (büyücülük yeteneği olmayan, sıradan insanlara) uyguladığı 'mahalle baskısı' ve ötesindeki mezalim, insana ister istemez Nazilerin Yahudilere yaptıklarını hatırlatıyor.
Serinin önceki kitaplarında da değinilen bu 'kan' meselesinden anlaşılıyor ki dünyada yükselen ırkçılık Rowling'i de rahatsız ediyor. Bundan böyle ırkçılık karşıtı bireyler yetiştirmenin bir yolu da onlara Harry Potter'ı okutmak olacak demek ki.
|
|
|

|
|