
|
|
|
 |
|
|
HEYECANLI BİR MACERA DAHA...
Göldeki 'esrarengiz' kadın
Philip Marlowe bu sefer kendini dağlara vuruyor. Ama dönüp dolaşıp geleceği yer, onunla ve yazarı Raymond Chandler ile özdeşleşmiş olan Los Angeles.
Sevin Okyay
Yirminci yüzyılın yalnızca en iyi polisiye yazarlarından değil, en iyi yazarlarından biri olduğu söylenen Raymond Chandler'ın tamamlanmış yedi kitabı var. Olur olmaz her polisiyenin çevrildiği bir dönemde, onların tamamının da Türkçe'ye kazandırılmasını hep istemişimdir.
Daha önce "The Big Sleep / Büyük Uyku" Metis Yayınları'ndan Fatih Özgüven'in nefis çevirisiyle çıkmıştı. Yaşı tutanlar hatırlar, "The Lady in the Lake / Göldeki Kadın" da vaktiyle Hayat'ın kitapları arasındaydı. Kimin çevirdiğini hatırlamıyorum ama eski üslupta, akıcı bir çeviriydi. Hani Türkçesi iyidir de, orijinaline ne kadar uyduğu belirsizdir...
+1 Kitap, Chandler kitaplarındaki eksikliği giderme yolunda sağlam adımlar atıyorlar. Ahmet Ümit editörlüğündeki Chandler dizisinden daha önce, Pınar Güncan'ın çevirisiyle "Yüksek Pencere" çıkmıştı. Şimdi de, Gül Bostancı'nın çevirisiyle "Göldeki Kadın" piyasada. Diğer beş kitabın çevirileri de onları izleyecek.
Birkaç karakterli kadın
"Göldeki Hanım / Lady in the Lake" ile ilk kez, Kral Arthur'un maceraları sırasında tanışmıştım. Morgan le Fay ile ikisinin kadim ve pagan kökenleri vardır. Zaten bu esrarengiz hanım bir değil birkaç karakterdir. Chandler da bu belirsizlikten yararlanıyor. Ahmet Ümit kitabı sunarken, "Hep bir kadın vardır; bazen kurban, bazen katil, bazen de kayıp biri olarak" demiş. "Cinayetin olduğu her yerde mutlaka bir kadın vardır."
Eh, bu da noir'ın şanındandır zaten. "Hard boiled" tabir edilen, sert adamlar, tehlikeli sokaklar türünün üstadı Chandler'ın kitapları da, sinemaya uyarlandıklarında karşımıza iyi noir filmler olarak çıkmıştır genellikle. Chandler olmasa belki de (Dashiel Hammett'in varlığına rağmen) "hard-boiled" edebiyat, farklı bir tür izlerdi, belki edebiyat bile olmazdı.
Chandler'ın alter-ego'su, polisiyenin en sağlam ve sevilmeye en layık karakterlerinden Philip Marlowe, kitabın başında Chrysler'i ile dağlar tepeler aşıp işadamı müşterisi Kingsley'in kayıp karısını aramaya gidiyor. Aslında karı-koca arasında gerçek bir evlilik bağından söz etmek zor. Kadın hayli oynak, dengesiz ve sorumsuz. El Paso'dan kocasına bir mektup gönderip, jigolosu ile kaçtığını bildirmiş. Oysa jigolo Los Angeles'taki evinde ve Küçük Fawn Gölü'ndeki evde buluşmalarından bu yana Crystal'ı görmediğini söylüyor.
Sert polis Al Degarmo
İşin içinde bir de sert polis var: Al Degarmo. Marlowe'un maceralarında kadınlar gibi, kötü polislerin de eksikliği çekilmez. Zaten, müşterilerine sadakatiyle tanınmış Marlowe, hiçbir zaman polislerle iyi geçinemez. Onları küçümser, istenen zamanda istenen ifadeyi asla vermez, buna karşılık suçlamalarına karış karış cevap verir.
Marlowe, olay örgüleri de bence sağlam olan ama ille de "Kim yaptı?" üzerinde odaklanmayan yazarı Chandler'ın ne kadar başarılı karakterler yarattığının en büyük kanıtı. O zamanın ölçülerine göre orta yaşın eşiğinde, yapılı, içki seven, kadınlarla da bir sorunu olmayan bir hafiye. Ortaya ilk kez "The Big Sleep" ile çıktı, o vakte kadar kısa hikâyeler yazmış olan yazarının kaderini değiştirdi. Bu hikâyelerin hiçbirinin kahramanının adı Marlowe değildi. Ama yıllar sonra yeniden basıldıklarında, hepsinin adı değişip Marlowe olmuştu.
Çok içen, hazırcevap, sert hafiye kisvesi altında Marlowe derin derin düşünen, filozof ruhlu bir adamdır. Satranç ile şiiri sever. Mecbur kalmadıkça şiddete başvurmaz ama dövüşmekten de çekinmez. Femme fatale tayfasının oyununa gelmez. Dürüst, ahlâklı, güvenilir bir adam olsa da, çok şükür, hiç sıkıcı değildir.
"Göldeki Kadın", polisiyenin en büyük bir-iki üstadından biri olan Chandler'ın imzasını taşıyan, heyecanlı, iyi yazılmış bir Philip Marlowe macerası.
|
|
|

|
|