Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 04 Kasım 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Otomobil    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
HEYECANLI BİR MACERA DAHA...
Göldeki 'esrarengiz' kadın

Philip Marlowe bu sefer kendini dağlara vuruyor. Ama dönüp dolaşıp geleceği yer, onunla ve yazarı Raymond Chandler ile özdeşleşmiş olan Los Angeles.

Sevin Okyay

Yirminci yüzyılın yalnızca en iyi polisiye yazarlarından değil, en iyi yazarlarından biri olduğu söylenen Raymond Chandler'ın tamamlanmış yedi kitabı var. Olur olmaz her polisiyenin çevrildiği bir dönemde, onların tamamının da Türkçe'ye kazandırılmasını hep istemişimdir.
Daha önce "The Big Sleep / Büyük Uyku" Metis Yayınları'ndan Fatih Özgüven'in nefis çevirisiyle çıkmıştı. Yaşı tutanlar hatırlar, "The Lady in the Lake / Göldeki Kadın" da vaktiyle Hayat'ın kitapları arasındaydı. Kimin çevirdiğini hatırlamıyorum ama eski üslupta, akıcı bir çeviriydi. Hani Türkçesi iyidir de, orijinaline ne kadar uyduğu belirsizdir...
+1 Kitap, Chandler kitaplarındaki eksikliği giderme yolunda sağlam adımlar atıyorlar. Ahmet Ümit editörlüğündeki Chandler dizisinden daha önce, Pınar Güncan'ın çevirisiyle "Yüksek Pencere" çıkmıştı. Şimdi de, Gül Bostancı'nın çevirisiyle "Göldeki Kadın" piyasada. Diğer beş kitabın çevirileri de onları izleyecek.

Birkaç karakterli kadın
"Göldeki Hanım / Lady in the Lake" ile ilk kez, Kral Arthur'un maceraları sırasında tanışmıştım. Morgan le Fay ile ikisinin kadim ve pagan kökenleri vardır. Zaten bu esrarengiz hanım bir değil birkaç karakterdir. Chandler da bu belirsizlikten yararlanıyor. Ahmet Ümit kitabı sunarken, "Hep bir kadın vardır; bazen kurban, bazen katil, bazen de kayıp biri olarak" demiş. "Cinayetin olduğu her yerde mutlaka bir kadın vardır."
Eh, bu da noir'ın şanındandır zaten. "Hard boiled" tabir edilen, sert adamlar, tehlikeli sokaklar türünün üstadı Chandler'ın kitapları da, sinemaya uyarlandıklarında karşımıza iyi noir filmler olarak çıkmıştır genellikle. Chandler olmasa belki de (Dashiel Hammett'in varlığına rağmen) "hard-boiled" edebiyat, farklı bir tür izlerdi, belki edebiyat bile olmazdı.
Chandler'ın alter-ego'su, polisiyenin en sağlam ve sevilmeye en layık karakterlerinden Philip Marlowe, kitabın başında Chrysler'i ile dağlar tepeler aşıp işadamı müşterisi Kingsley'in kayıp karısını aramaya gidiyor. Aslında karı-koca arasında gerçek bir evlilik bağından söz etmek zor. Kadın hayli oynak, dengesiz ve sorumsuz. El Paso'dan kocasına bir mektup gönderip, jigolosu ile kaçtığını bildirmiş. Oysa jigolo Los Angeles'taki evinde ve Küçük Fawn Gölü'ndeki evde buluşmalarından bu yana Crystal'ı görmediğini söylüyor.

Sert polis Al Degarmo
İşin içinde bir de sert polis var: Al Degarmo. Marlowe'un maceralarında kadınlar gibi, kötü polislerin de eksikliği çekilmez. Zaten, müşterilerine sadakatiyle tanınmış Marlowe, hiçbir zaman polislerle iyi geçinemez. Onları küçümser, istenen zamanda istenen ifadeyi asla vermez, buna karşılık suçlamalarına karış karış cevap verir.
Marlowe, olay örgüleri de bence sağlam olan ama ille de "Kim yaptı?" üzerinde odaklanmayan yazarı Chandler'ın ne kadar başarılı karakterler yarattığının en büyük kanıtı. O zamanın ölçülerine göre orta yaşın eşiğinde, yapılı, içki seven, kadınlarla da bir sorunu olmayan bir hafiye. Ortaya ilk kez "The Big Sleep" ile çıktı, o vakte kadar kısa hikâyeler yazmış olan yazarının kaderini değiştirdi. Bu hikâyelerin hiçbirinin kahramanının adı Marlowe değildi. Ama yıllar sonra yeniden basıldıklarında, hepsinin adı değişip Marlowe olmuştu.
Çok içen, hazırcevap, sert hafiye kisvesi altında Marlowe derin derin düşünen, filozof ruhlu bir adamdır. Satranç ile şiiri sever. Mecbur kalmadıkça şiddete başvurmaz ama dövüşmekten de çekinmez. Femme fatale tayfasının oyununa gelmez. Dürüst, ahlâklı, güvenilir bir adam olsa da, çok şükür, hiç sıkıcı değildir.
"Göldeki Kadın", polisiyenin en büyük bir-iki üstadından biri olan Chandler'ın imzasını taşıyan, heyecanlı, iyi yazılmış bir Philip Marlowe macerası.


KITAP
 Edebiyatın Akdenizli kahramanları
 Gülümse
 Ölümsüzlüğün müziği
 Postmodern hikâyeler
 Çocukların okur hakları
 "Harry Potter"da mahalle baskısı
 Şerif Mardin ve Türkiye'de modernleşme
 Bir yaşam boyu yolculuk
 Hrant'ı nasıl bilirsiniz?
 Onu konuşmuyor olabilirdik
 Seyahat eden ilk Türk gazeteci
 Gençlere müfredat dışı öyküler
 Tek beyinde iki farklı yaşam
 Annales Okulu'nu nasıl bilirsiniz?
 İhmal edilmiş şiirin antolojisi
 Korkunun krallığı
 Bir arayışın anlatısı
 Serinkanlı bir kitap
 Atatürk'ün bütün eserleri
 Göldeki 'esrarengiz' kadın
 Tarık Günersel'in "İzler"i
 Kitap vitrini





© 2006 Milliyet