ŞANSAL BÜYÜKA: ATAMAZSAN ATARLAR (AKŞAM)

Beşiktaş başladı, Fenerbahçe bitirdi... Kimine göre bileğinin gücüyle... Kimine göre hakemin yanlış çaldığı bir düdükle... Ama öyle, ya da böyle, “Atı alan Üsküdar’ı geçti...” Aslında Beşiktaş, hakeme kızdığı kadar kendine de kızmalı... İki Bobo, bir Batuhan... Hatta bir- iki pozisyon daha... Atamadı Beşiktaş... Çok elverişli pozisyonları kullanamadı... Üstelik neredeyse 1-0 önde başladığı maçın ilk yirmi dakikasının mutlak hakimiydi... Orta alanda müthiş bir üstünlük kurdu... Fenerbahçe savunmasından dönen her topu karşıladı... Fenerbahçe başlangıçla birlikte yediği yumruğun etkisinden ancak bu yirmi dakikadan sonra kurtulabildi... Orta alanda Alex’in kepenkleri indirmesine, Deniz’in sezonun en etkisiz maçlarından birini oynamasına rağmen Beşiktaş’ın üstüne gitmeye, rakibi zorlamaya başladı... Roberto Carlos, Fenerbahçe’nin bu dirilişinde, bu silkinişinde çoğu maçta olduğu gibi gene başrol oyuncusuydu... Nitekim, Beşiktaş savunması ve kaleci Hakan da, Fenerbahçe’nin gol arayışlarına destek verince, önce beraberlik, sonra galibiyet golü geldi... Beşiktaş’ta Tello olsa sonuç değişir miydi? Onu bilemem ama, bildiğim bir şey var. Beşiktaş oyunun her dakikasında Tello’yu aradı... Özellikle duran toplarda... Beşiktaş’ın son saniyelerde gelen ve “daha önce faul düdüğü var” diye iptal edilen golü çok konuşulur... Semih ile Deivid’in ikinci sarı kart görüp görmeyeceği de... Hiç kuşkusuz tartışılacak başka konular da var... Beşiktaş’ın bu kadar net pozisyonları nasıl kaçırdığı... Savunmaların bu kadar bariz hataları nasıl yaptığı... Biz bunları tartışmaya devam ederken, dilerim iki takımın hocası da, Şampiyonlar Ligi maçları öncesinde bu savunmalara çare bulurlar... Eloğlu bize benzemiyor... Yakaladı mı atıyor da... Sonuç... Maç bitti, tartışmaya devam...

     
© Copyright 2007 Milliyet.