Son gülen, iyi güler!
Derbide, baştan sona keyif ve heyecan veren bir güzellikle yaşandı. Maç öncesi İsmet Arzuman üzerinden bildiri ve protesto hamlesi yapan yöneticilerin dahi bu keyfi ve heyecanı bozamadıklarını görmek güzeldi.Kadıköy'deki derbi, baştan sona keyif ve heyecan veren bir güzellikle yaşandı. Maç öncesi İsmet Arzuman üzerinden bildiri ve protesto hamlesi yapan yöneticilerin dahi bu keyfi ve heyecanı bozamadıklarını görmek güzeldi.
Adı üzerinde yapılan spekülasyonlar ve manipülasyon İsmet Arzuman'ı nasıl etkiledi derseniz, biraz ayarının bozulduğunu söyleyebilirim. Hayır, gösterdiği kartlarda abartılı davranmadı. Ama faullerin yorumunda zaman zaman ters ve anlaşılmazdı. Hele Higuain'in uzatmalarda yaptığı kafa vuruşundan önce çaldığı faul düdüğü ve golü geçersiz sayan kararı da çok garipti. Eh, Arzuman da insan, olacak o kadar. Gerisini Hilmi (Ok) Abi düşünsün.
Maç öncesi Tello'nun sakatlığı ve oynayamayacağı haberleri Beşiktaşları tedirgin ediyordu. Ama genç Serdar Özkan ve Burak Yılmaz'ın sık sık değişerek sol kanatta Şilili'ye vekaleten görevi üstlenmesi arızaları önledi. Elbette İbrahim Üzülmez'in de bunda olumlu katkısı vardı.
Beşiktaş Bobo ile golü bulduğunda, stat saatine baktım: 2 dakika 21. saniyeyi gösteriyordu. Delgado'nun Deniz'den söküp aldığı top, Bobo'nun yoluna attığı derin pas, abukluk ve kurnazlık örneği oldu.
Kadro derinliği
Beşiktaş, Saracoğlu'na son altı yılın yenilmezlik istatistiklerinden doğan bir cesaretle, ya da Liverpool önünde sergilediği takım dayanışmasını tekrarlama iradesi ile gelmişti. Özellikle ilk yarıda bu irade ve cesaretin iş yaptığını gördük. Golün dışında en az üç kez daha golle burun buruna gelip kaçırdılar. Savunmada sağlam duruyor, orta alanda Alex, Deniz ve Aurelio'ya baskı kurarak top çalıyorlar, ancak bunu pozisyona dönüştürmede zorlanıyorlardı. Kanatlarda her iki taraf da "soldan" çalıştı. Fenerbahçe sıkıntılı ilk yarıda umudunu duran toplara bağlamıştı. Beraberliği Alex'in kullandığı konerle, Deivid'in kafasından yakaladılar.Gökhan Zan'ın sakatlanıp görevi Diatta'ya bırakması, savunmadaki uyumu bozan bir Beşiktaş talihsizliğiydi.
Fenerbahçe ikinci yarıda daha baskılı ve etkili oynamaya, sık sık pozisyon bulmaya başladı. Deivid'in sık sık sağdan içeri kaçarak dışarıdan attığı şutlar Beşiktaş'ı tehdit ediyordu. Bunlardan birinde kaleci Hakan topu elinden kaçırınca "Türk Mülleri Semih" golünü atıverdi. Ertuğrul Sağlam, geriye düştükten sonra Burak-Higuain değişikliği yaptı. Son hamlesi de Batuhan Karadeniz oldu.
Fenerbahçe'de Alex, Deniz ve Semih'in çıktığı oyunda girenler Tümer, Appiah ve Colin Kazım baskılı oyunu sürdürdüler. Beşiktaş bu oyuna yanıt vermekte zorlandı. Kadro derinliği ve yıldız futbolcu farkı, Saracoğlu istatistiklerine son verdi.
Ne diyelim, son gülen iyi güler!
agokce@milliyet.com.tr

Cafe