Farklı meziyetler
Fenerbahçe'nin galip gelmesinde rol oynayan farkları ise daha meziyetli, tecrübeli, yani üstad vasıflı oyunculara sahip olmasıydıKadıköy'de futbol adına gerçekten göz kamaştırıcı ve bizim anladığımız DERBİ tarifine çok da uyan bir puan rekabeti yaşanmaktaydı.
Gerçi Fenerbahçe'nin sorunlu ve de özürlü bölgesi olan defansın göbeğindeki, ilk dakikada sırıtan kabahat, Bobo'nun çok da şık dokunuşuyla Fenerbahçe'ye pahalıya patlıyordu. Sarı-lacivertli ekip kendi evinde oynama avantajına rağmen adeta tek gollü bir yenilgi farkıyla başlıyordu oyuna...
Golden sonra kısa bir süre şaşkınlık da geçiren sarı-lacivertliler, oyunun daha yeni başladığını derhal farkediyor, ünlü rakibinin nefes aldırmayan baskı kurma planlarını kırmak için orta alandan özellikle Alex'in, genç Gökhan'ın, Vederson'un, Aurelio'nun, Carlos'un ve de Deivid'in silkinişiyle önemli hücum çıkışları kurguluyorlardı. Bu oyuncuların silkinişiyle yarışma daha da renklenmeye başlıyor, Fenerbahçe'nin karşı saldırıları, Deivid'in arka direkten yarattığı golle de devamlılığı daha da sıklaşıyordu.
Bu arada, siyah-beyazlıların, Fenerbahçe'yi oynatmama adına ısrarla uyguladığı pres çabuk basma planları eksiksiz işliyor ve Beşiktaş, kontrollü oyun mantığını büyük bir itinayla sergiliyordu Kadıköy'de...
PSV morali
Oynanan maç, ikisinin de manevi değerleri iyi bilinen yüz yıllık rekabetin dostluk zenginlikleriyle donanımlı marka takımların yarışmasıydı nihayet... Yani iki takımın da ortaya tek taraflı ağırlıklar ve kalite farkları koyabilmesi denk güçler olması açısından öylesine zordu ki...Buradaki ince farkları çizebilmek ve yorumlamak için çok yaşamış-çok görmüş gözlere ihtiyaç vardı. İsmet Arzuman'ın çok da başarıyla yönettiği dün geceki oyunun uzatmalarındaki faul düdüğünün duyulmaması, sanıyorum müsabakanın tek can sıkıcı tarafıydı. Faulün varlığı veya yokluğu tartışılabilir. Ancak bir hakem düdük çaldıktan sonra gelişen olayları müsabakanın genel havasıyla ve sonuç skoruyla tartışmamak gerekir.
Beşiktaş'ın sahadan mağlup ayrılmasına rağmen gecenin pas yanlışlarından uzak-oyun disiplininde hiç taviz vermeyen ve tempoyu yüksek tutan tarafı olduğu açıkça ortadaydı. Fenerbahçe'nin galip gelmesinde rol oynayan farkları ise daha meziyetli, tecrübeli, yani üstad vasıflı oyunculara sahip olmasıydı.
Özetlersek futbol olarak Beşiktaş'ın daha soluklu olduğu, sonuç olarak da Fenerbahçe'nin üç puanı kazanıp lige yeniden ağırlığını koyduğu bir müsabakayı izledik. Dileriz Fenerbahçe, çarşamba geceki PSV oyunu adına da yeterli morali depolamış olsun...
esenay@milliyet.com.tr

Cafe