
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
İnönü, anılar, düşünceler
Erdal İnönü aslan sosyal demokratların omuzlarında son yolculuğuna uğurlanıyor.
Siyasete, 1983'te askeri rejimden çıkılırken, Batılı anlamda sosyal demokrat bir parti kurarak soldaki dağınıklığın giderilmesine katkıda bulunmak amacıyla girmişti. 1993'te SHP kurultayında genel başkanlığı bırakırken partisi koalisyon ortağıydı! Erdal Bey, siyasetin sürekli 'muhalefette kalmak' için yapılan bir uğraş olmadığına inanıyordu. 12 Eylül rejiminin, kurucu üyelerini 'veto' ederek seçimlere sokmadığı SODEP'i 1985'te Halkçı Parti ile birleştirdikten sonra (SHP) 1991'de DYP koalisyonu ile iktidara getirmeyi başarmıştı.
Anılar ve Düşünceler adlı kitabında siyasal yaşamının 3 hedefini şöyle açıklar:
"Birincisi, beni siyasete çağıranların gösterdikleri hedefti: Demokrasimizi ara dönemin getirdiği güdümlü yapı ve davranıştan kurtarıp yeniden halka dayanan özgür bir düzen haline getirmek. Ama bunu yaparken bir askeri müdahale tehlikesiyle de karşılaşmamak.
Halkın, seçimlerde ortaya çıkan özgür iradesiyle, iktidarları değiştirebildiği bir demokratik düzen kurulmalıydı ve on yıl sonra tekrar bir müdahale ile askıya alınmamalıydı.
Meclis'i boykot etmek, ya da adayı beğenmediğimiz için Cumhurbaşkanlığı seçimini sonuçsuz noktalara götürmek gibi eylem önerilerine itibar etmedim. Bunun için beni çekingen ve ürkek davranmakla suçlayanlar oldu, olacaktır. Ben doğru yaptığıma inanıyorum.
Bana gösterilen ikinci bir önemli hedef, 12 Eylül rejiminin CHP'yi kapatarak dağıttığı sosyal demokratları toparlamak, tekrar bir araya getirmekti. Bu hedefe de birçok çabadan sonra erişebildiğime inanıyorum. Demokratik gelişme içinde bundan sonra meydana çıkabilecek bölünmelerden herhalde sorumlu tutulamam.
Siyasete girerken zihnimde yer tutmuş üçüncü bir hedefim daha vardı. CHP iktidara geldiği zaman, aydınlar memnun oluyor, ekonomi ile ilgili çevreler rahatsız oluyordu. Adalet Partisi iktidarında ise bunun tam tersi, aydınların başı derde giriyor, esnaf ve işadamları rahatlıyordu.
Ekonomiyi büyütürken aydınlarımızı rahatsız etmeyecek bir siyasal davranış mümkündür diye düşünüyorum. Bunu, Batı'daki sosyal demokrat partiler başarı ile yapabiliyorlardı. SHP'nin koalisyon hükümetinde bakanlarımız bu yolda başarı ile ilerlediler."
Sol bugün iktidarın çok uzağında.
Erdal Bey'in bir gün Doğramacı ile karşılaştığında üniversitelerin durumuyla ilgili örnek verdiği şairin dizelerindeki gibi, 'Deniz, hep yeniden başlayan deniz.' Hep muhalefette bir CHP!
İnönü'yü saygıyla anacağız.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe