
|
|
|
 |
|
|
Komik dizi sevmiyoruz
Yerli dizilerimiz arasında bizi güldürebilen kaç dizi var? "Fesupanallah", "Tatlı Bela Fadime" "Avrupa Yakası" "İki Aile", biraz "Elveda Rumeli"... "Fesupanallah" tutmayacaktı, yazdım, kaldırıldı. Şu sıra komedi soslu yerli yeni dizilerden ayakta kalan olabilir mi? Bence hayır. Son yıllarda bir tek "Avrupa Yakası" bu anlamda başarılı oldu. Yani ayakta kalabilen ender komedi dizisi. =
Bizim millet gülmeyi değil ağlamayı seviyor. Dayayacaksın acıyı, dayayacaksın kederi, dayayacaksın husumeti, kıskançlığı, gayrı meşru çocuğu, töreyi akla gelebilecek ne varsa, bu harmanı yapıp ver izleyiciye, ver izleyiciye. Gülmekten hoşlanmıyoruz, bizim için Kemal Sunal filmleri yeter. Komik hikâye yazamıyoruz Aziz Nesin'den bu yana galiba.
Komik adam var mı?
Televizyonumuzda "komik adam" var mı? İki "komik" adamın hali ortada. Kanal D'de Ata Demirer ve aynı saat diliminde ATV'de Kadir Çöpdemir. Bir atalet var üstlerinde. Ata Demirer "tiplemeleri" ile meşhur, böyle uzun soluklu bir şovu güldürerek götürmek her baba yiğidin harcı değil.
Kadir Çöpdemir bir telaş içinde. Sahnenin üstü de öyle bir karmaşa, bir renk bulamacı, bir konuk bolluğu, birbirinin içinde. Bu kalabalıktan Çöpdemir kendini bir kurtarabilse! Yani komik adamlar da yok.
TV8'de Tolga Çevik ve Salih Kalyon ikilisinden "Komedi Dükkanı"... Tiyatro esprisinde yapmışlar. Yani gülmeye hazırlıyor izleyiciyi. Üç hafta Çevik ve Kalyon'un son bölüm skeçlerine denk geldim. Oturdum izledim ama inanın gülemedim. Acaba o tiyatro dekoru içinde olmadığım için mi bilemiyorum ama gülemedim. Halbuki Tolga Çevik "Avrupa Yakası"nın şu sıralar nadir güldürenlerinden... E Salih Kalyon da yılların tiyatrocusu... Espri güzel, seçilen isimler doğru ama gülemiyorum.
Ağlamayı seviyoruz
Bakın kadın programlarına ya da sabah magazin programlarına. Nerede acı var, nerede sokağa atılmış kadın var, nerede kaybolmuş kız çocuğu var, nerede aldatılan bir ünlünün göz yaşları var, ohhh diyoruz ohh, işte bunları istiyoruz.
Niye gülelim ki? Aslında gülme ihtiyacını da bu programlarla sağlıyoruz. Ajdar ile mesela, ya da Beyaz Hoca'nın çalan telefonu ile ya da eniştesine kaçan kızına telefonda bağırıp çağıran annesinin söyledikleri ile yerlere yatıp tepiniyoruz.
Aydınlar da kızgın
Sky Türk'ün kuşkusuz iki şahsiyeti, geçtiğimiz döneme damgasını vuran isimler oldu. "Diğer kanallarda" göremeyeceğimiz iki isim; Prof. Dr. Yalçın Küçük ve Nihat Genç. Onları farklı kılan ilginç kılan, değişik kılan nedir? Öfkeleri. Bir anda yükselen ses tonları, bir anda alev topu cümleleri, nereden ne şekilde geleceği belli olmayan çıplak ama bir mayının çarpma şiddetine eşit sözcükler... Onları farklı kılan, izlenir kılan bu. Ben kaçırmıyorum. Şiddetleri ve öfkeleri arasında gülümseme kendine zor yer buluyor. Beni de etkileyen işte bu oluyor.
Kendimi de yukarıda yazdıklarımdan farklı görmüyorum ama galiba "komikliği" de pek akıllı pek zeki espriler ile de yapamıyoruz. Sevmiyoruz ama yapamıyoruz da galiba.
Her daim yayınlanır
"Haydi Gel Bizimle Ol" kuşkusuz son dönemin en iyi iş yapan formatı. Ciddi ile sulu sepken konuğu dengeleyerek izleyici kaçırmıyor. Tekrarları da bir nevi keyifli arşiv tadındadır ve izlenir. Baktım pazar sabahı da vardı.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|