Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Kasım 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdal İnönü’den demokrasi dersleri...

Görüş / Engin Önen

Kendimizi ve beğendiğimiz bazı kişileri tanımlarken, ''demokrasi'' ve ''çağdaş'' kavramlarını sıkça kullanırız. Ne kadar kolay çıkar ağzımızdan bazı kavramlar.
Ancak o kadar kolay değildir, demokrat olmak da çağdaş olmak da. Öyle tanımlandıkları halde, bu kavramları pek çok kişiye yakıştıramadığımı itiraf edeyim.
* * *
Ölümünden sonra yapılan konuşma ve yazılan yazılarda, Erdal İnönü için de, diğer birçok meziyetinin yanı sıra bu kavramları kullananların sayısı az değildi. Ama hiç yadırgamadım.
Çünkü o siyasetçi, bilim adamı ve bir yurttaş olarak demokratlığın ve çağdaşlığın hakkını veren ender kişilerden biriydi.
Sadece birkaç olayı hatırlamak bile, bu sonuca ulaşmamamıza neden olacaktır.
* * *
Eski ve yasaklı siyasetçilerin siyasete dönmeleri konusunu ANAP referanduma götürmüştü. Liberal ANAP ve bazıları yasakların sürmesini savunurken, İnönü, kendisine rakip olacak siyasetçilerin yasaklarının kalkması için, kampanya yürütmekten geri durmadı.
Kendisini devirmek için örgütlenen ve parti içinde yönetici konumlarda olan, parti içi muhaliflerini ne partiden atmayı düşündü ne de onların varlığına tahammülsüzlük gösterdi. Hatta medya ve halkın dilinde ''hizipçilik''le eleştirilen muhaliflerinden, ''bir grup arkadaş'' olarak söz etmeyi tercih etti.
Solda Yeni Oluşum çalışmalarına destek verdiği dönemlerde, aleyhinde yürütülen kampanyalarda iki temel konu kullanılıyordu. Birincisi, DEP’lileri meclise sokması eleştirileri idi. İkincisi ise Madımak katliamından sorumlu tutan suçlamalardı.
Bugün geldiğimiz noktada, demokratik bir meşruiyet uğruna İnönü’nün, DEP’lileri Meclis’e taşımada aldığı riski, tekrar hatırlamak yararlı olabilir. Hatanın bu denemede değil, bu fırsatı değerlendirememede olduğu çok açık değil mi?
* * *
Birgün Dokuz Eylül Üniversitesi’nin konuğu olarak konferans vermeye gelmişti. Konuşması salondaki akademisyen ve öğrenciler tarafından büyük bir beğeni ile izlenmişti. Sorular bölümünde, hafızam beni yanıltmıyorsa, bir hemşire, oldukça sert bir ifade ile kendisini Madımak katliamından sorumlu tutan bir eleştiri yaptı. Oldukça sakin bir şekilde, bu olayın siyasi sorumluluğunu üstlendiğini, ancak, kişisel olarak bu olayda hiçbir ihmalinin olmadığını, detayları ile anlattı. Olay öncesi vali ve Aziz Nesin ile yaptığı görüşmeleri örnek olarak verdi.
Peki, seksen yaşında bile, 301’den yargılanan yazarların mahkemelerine katılmasına kaç demokrat veya sosyal demokrat (!) onay vermiştir?

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Bu manzara çağdaş bir kente yakışmıyor
Erdal İnönü’den demokrasi dersleri...
BIE heyeti olumlu ayrıldı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

   
© 2006 Milliyet