MİLLİYET günah keçisi ilan edilen hakemleri masaya yatırdı
Güven bunalımı!
Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu'ndan beklediği desteği göremeyen, ağır eleştiriler karşısında sahiplenilmeyen hakemler kendilerini değersiz hissediyor, önemsenmedikleri kanısı artarak yaygınlaşıyor. Maddi ve manevi talepleri hiç yerine getirilmiyor
CEMAL ERSEN
Süper Lig'in geride kalan 11 haftasında hemen her kulübün hakemlerden şikayet eder hale gelmesi ve başarısızlığın onlara fatura edilmesi, Türkiye'de bu kurumun ciddi biçimde sorgulanması ve sorunlarının tartışılmasını zorunlu hale getirdi.
Özellikle son iki yılda yaşanan olaylar ve her hafta bir hakem hatasının gündeme damga vurması "Hakemler yeterli eğitimi almıyor mu?", "Futbol Federasyonu MHK'ye, MHK ise hakemlerine niçin sahip çıkmıyor?", "Hakemler kullanılıyor mu?", "Hakem derneği niçin sessiz kalıyor?", "Federasyon kulüplere neden bu kadar taviz veriyor" gibi soruları da beraberinde getirdi.
Bir tarafta futbolun günah keçileri, diğer yanda her dem hakemlerden dert yanan kulüp yöneticileri.
Bugünkü noktada sorgulanması gereken sadece hakemlerin performansı değil, performansını etkileyen faktörler ve alınması gereken önlemlerin vakit geçirmeden devreye sokulması.
Kulüp başkanları ve yöneticilerinin maçlar oynanmadan hakem üzerinden sonuçları manipüle etmeye çalışmasının, kara listeye her hafta yeni isimlerin eklenmesinin, teknik adamların sportif başarısızlığa "hakem" kılıfını uydurmayı alışkanlık haline getirmesinin, hakem yorumculuğunun hakem kıyımına dönüşmesinin önü alınamazken;
"Vurun abalıya" demek işin kolay yanı.
Madalyonun diğer yüzü ise çok farklı.
Gelin isterseniz Haluk Ulusoy federasyonunun 19 Ocak 2006'da seçimle iş başına geldiği günden bu yana, hakem müessesinde yaşanan olaylara ve gerçeklere bir göz atalım:
Ulusoy yalnız bıraktı
Bundan önceki 7 yıllık federasyon başkanlığı döneminde hakemlere yakınlığı ile bilinen Haluk Ulusoy'un son iki yıl içinde tam tersi bir tavır sergilemesi camiayı olumsuz etkiledi. Bu süre içinde federasyon başkanı ne hakem seminerlerine ne hakem yemeklerine katıldı. Ulusoy, Milli Takım'ın maç ve antrenmanlarını aksatmazken, hakemlerin davetine her defasında babasının rahatsızlığını ileri sürerek gelmedi. Futbol Federasyonu ile Merkez Hakem Kurulu arasında bir uçurum yaratıldı. Federasyon yönetimi içinde hakem camiasını temsil eden bir yönetim kurulu üyesi bulunmadığı için camianın sorunlarının iletilmesi, çözüm bulunması ve isteklerinin karşılanması mümkün olmadı. Mustafa Çulcu yönetiminin ikinci yarısı ile kendi atamasına karşın Hilmi Ok yönetimine mesafe koyan Ulusoy'un bu tavrı hakemler arasında "Sahipsiz bırakıldık" görüşünü yaygınlaştırdı. Hakemlerin maç ücretleri Avrupa standartlarının çok altında kaldı. Hakem derneği Haziran ayında yapılan mali genel kurul öncesi zam talebini federasyon iletmesine karşın bugüne dek herhangi bir artış yapılmadı.
Ayrım moralleri bozdu
Bu sezona damgasını vuran yardımcı hakem hatalarının altında doğru dürüst eğitim yapılmamasının yanı sıra antrenman ücretlerinin de ödenmemesi etkili oldu. Süper lig kadrosundaki hakemlere ayda 545 YTL antrenman ücreti verilirken, sayısı 70 olan yardımcı hakem kadrosu ayrı tutuldu, bu ayrım moralleri bozdu.Hakemlerin kullandığı malzemelerin yarıya yakını işgörmez hale geldi. Bayrak sopaları ve titreşimli uyarılar bozuldu. Yenilerinin alınması ya da tamir edilmesi talepleri karşılanmadı.Malzemeler sezon başladıktan beş hafta sonra dağıtıldı. Kalitesiz malzeme hakemlerin tepkisine neden oldu.
MHK sessiz kalıyor
Kulüp başkanları, yorumcular ve medya tarafından şiddetle eleştirilen hakemlere MHK'nin sahip çıkmaması ve sessiz kalması, hakeminin arkasında durmaması camiayı olumsuz etkiledi. Trabzonspor-Sivasspor maçının hakemi Bülent Demirlek'in ağır biçimde eleştirildiği dönemde hem federasyon hem MHK tarafından ortada bırakılması diğer hakemlerde "bize de mi aynı muamele yapılacak" endişesi yarattı.Futbol oyun kurallarının yönetici, antrenör, futbolcu ve taraftar tarafından yeterince bilinmemesi hakem eleştirilerinin haksız yapılmasına ve dozunun artmasına yol açtı.Kulüp başkanı ve yöneticilerinin hakemlere yönelik suçlamalarına ve iddialarına karşı federasyon herhangi bir yaptırım uygulamıyor. 5149 Sayılı Şiddeti Önleme yasası bu konuda yöneticilere ciddi cezalar öngörürken, yaptırımlar hayata geçirilemedi.Sezon başında süper lig hakem kadrosunun 38 kişiye yükseltilmesi, maç beklentisi içindeki hakemleri küstürdü. "Hakem maç yöneterek deneyim kazanır" tezi geçerliliğini yitirdi.
Yeterli eğitim verilmedi
Bu sezon hakemlere neredeyse hiç eğitim verilmedi. Sezon başında Riva'da yapılan seminer, nasihat şeklinde geçti. Ardından yapılan iki günlük uluslararası seminer ise göstermelik kaldı.11 hafta geride kalırken MHK bir kez süper lig kadrosundaki hakemleri İstanbul'da topladı. Yine eğitim yoktu, yardımcı hakem hataları konuşuldu.MHK başkanının en çok şikayet ettiği ve en ağır eleştirileri alan yardımcı hakemler sezon başından bu yana bir kez bile bir araya getirilmedi. Hakemlerin yönettikleri maçların CD'lerinin verilmesi talepleri pahalı olduğu gerekçesiyle dikkate alınmadı.
Destek göremiyorlar
Sonuç olarak Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu'ndan beklediği desteği göremeyen, ağır eleştiriler karşısında sahiplenilmeyen hakemler kendilerini değersiz hissetmeye başladı. Önemsenmedikleri kanısı yaygınlaştı.
Maddi ve manevi talepleri yerine getirilmediği için ciddi bir moral bozukluğuna giren camia, bazı eski hakem ve hakem hocalarının yaratmaya çalıştığı spekülasyonlar karşısında çaresiz kaldı.
Hakeme özel gözlemci görevlendirilmesi ve bazı hakemlerin MHK tarafından kollandığı düşüncesi yaygınlaştı, bu motivasyon bozukluğuna sebep oldu.
Ve tüm bu olumsuzluklar hakemin sahadaki perfomansını olumsuz etkiledi, hatalar yoğunlaştı, futbolun adalet dağıtıcıları futbolu bir numaralı sorunu haline geldi.