Hem okudum hem de yazdım
Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın organize ettiği gecede, Türk popunun gelmiş geçmiş en büyük üç star’ı Ajda Pekkan, Sezen Aksu ve Nilüfer’i izleyenler tarihi bir konsere tanıklık etti
ABDULLAH MALKOÇ
Türk popunun gelmiş geçmiş en büyük üç star’ı, 22 Ekim Pazartesi gecesi geleceklerdi bir araya. Bu üç dev isim tarihlerinde-tarihimizde ilk defa bir araya gelmeye, birlikte sahneye çıkmaya razı olmuşlardı. Konseri Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı organize ettiği, işin içinde maddi imkânı olmadığından eğitim göremeyen, yani layıkıyla okuyamayan-yazamayan yüzlerce (belki de binlerce) çocuğa bir kaynak yaratmak olduğu için bu üç dev, her zaman yapılması adetten olan ''şımarıklıkları'' yapmamış, aynı sahneyi paylaşmayı kabul etmişlerdi.
Elbette bu da kolay olmadı; hatta çok zor oldu. Bunu en iyi vakıf yöneticileri ve bu konsere büyük destek veren BKM’ciler biliyor olmalı. Konserin ilanı bile pürüz çıkarmış gibi gözüküyor. Bu tür organizsayonlarda, ''Kimin adı önce, ya da daha yüksekte yazılacak?'' mevzusu önemli hatta derin bir mevzudur; çoğunlukla çözülemeyecek ve projelerin rafa kaldırılmasına sebep olacak kadar önemli ve derin. Ama Allah akıl edenden razı olsun; ''Alfabetik sıralayalım!'' demiş birileri ve Allahtan da (soyadına göre değil de, isme göre alfabetik sıralandığı için bir çırpıda üçüncü sıraya inen) Sezen Aksu da itiraz etmemiş, bu iş çözülüvermiş.
Ya konserin ilanı pürüz çıkarsaydı...
Maazallah, Aksu ya da çevresinden biri, ''Tamam alfabetik; ama bu işin asıl raconu soyadına göre yapmaktır bu işi!'' diyebilir ve dediği anda da Pekkan’ımız üçüncü sıraya iniverirdi; iniverir ve bu üç büyük star’ın günümüzdeki mevkileri-noktaları hakkında bir durum tesbiti yapmış, ya da ‘durum’un altını çizmiş olurdu. Neyse ki olmadı böyle bir şey; Aksu’nun bu tür ''Ben önce-sen sonra; diğeri ikimizden de sonra'' manevraları ile başı hiç hoş olmamıştır. Genel olarak umursamaz! O yaptığı işe bakmıştır hep; bir hayır işine girmiş, bir sevap yapmayı kafasına koymuşsa, biraz sağından-biraz solundan törpülemeye kalkışmamış, olacakların dört başı mamur bir şekilde gerçekleşmesine-sonlanmasına gayret etmiştir. Bundan ötesi ''Yeşilçam Manevrası''dır onun için; hakikaten de öyledir.Aralarına keşke keşke keşke Nükhet Duru’yu da alsalardı-katsalardı ve ''Üç Büyükler'' gecesini, daha da muhteşem olabilecek ''Dört Büyükler'' gecesine dönüştürebilselerdi diyelim ve gelelim şarkılara. O her birinin üzerimizde çok fazla hakkı olan emsalsiz şarkılara.
Cem Davran’ın kısa bir ''günün anlam ve önemi'' konuşması ile açıldı gece. Ardından üç büyüklerimiz sahneye geldi ve bu gece için hazırlanmış özel şarkıyı söylediler: ''Gel, gel, gel, ellerini ver...''
Sonra Pekkan ve Nilüfer çekildi, Aksu, Ozan Çolakoğlu’nun idaresindeki orkestrası ile baş başa kaldı. Önce ''Gülümse'' ile salonu hüzne boğdu Aksu; ezeli ve ebedi bir ‘eğitim gönüllüsü’ olan Kemal Burkay’ın bir şirinden bestelenmiş bu şarkının ardından da ''1945'' geldi: ''Gel, asırlardan uzan da tut, ellerimi sımsıcak; yoksa bendeki çocuk da, böyle çaresiz kalacak...'' Bir iki şarkı sonra da Nilüfer’i davet etti; iki star birlikte, Onno Tunç albümünde yollarını kesiştiren şarkıları söyledi: ''Tutsak'' ve ''Yeniden Sev''.
Böyle zor bir gecenin sahne düzeni de tıkır tıkır işliyordu. Aksu ve Nilüfer şarkılarını bitirince, TEGV’nin eğitimlerine katkıda bulunduğu pırıl pırıl çocukların sözlerini aktaran bir VTR dönmeye başladı. O dönerken de Aksu’nun orkestra ve vokalistleri, yerlerini Nilüfer’inkilere bırakmaktaydı. Nilüfer de, Buğra Uğur’un yönettiği orkestra eşliğinde, oldukça ‘ağırbaşlı’ bir repertuar sergiledi. ''Yemin Ettim'', ''Çok Uzaklarda'' ve birkaç şarkı sonrasında, ''Beş dakika ara'' dedi Cem Davran.
Vitrin mi iklim mi?
İkinci yarıyı Ajda Pekkan açtı; eh, Süperstar dediklerimiz ‘assolist’ gibidir, en son çıkarlar. Assolistler de ''dediğim dedik''çidir; canları ne çekerse onu yaparlar. Pekkan, Aksu ve Nilüfer’in aksine, repertuvar seçiminde hiçbir kısıtlama kabul etmemiş ve bonkör davranmıştı; ''Best of the best'' yapacak kadar bonkör.''Vitrin''le başladı şarkılarına, ''Haykıracak Nefesim Kalmasa Bile'' ve ''Bambaşka Biri'' ile devam etti. İşin vitrin kısmı fena değildi ama diğer iki şarkı bir parça kurutulmuştu. ''Haykıracak''ı bizzat Pekkan, ''Caz yapacağım işte!'' diye ayak direterek kuruttu. ''Kapı açık, arkanı dön ve çık''ımız ise elbirliği ile kurutulmuştu; şefi-müzisyeni-vokalisti dahil, elbirliği ile.
Ama tıkır tıkır işleyen düzen, burada da imdada yetişti ve Pekkan’ın Aksu ve Nilüfer’i sahneye davet etmesi ile birlikte heyecan yeniden doruğa çıktı.
Bu bölümde, Pekkan ''Kimler Geldi Kimler Geçti''yi söyledi; o söylerken de, arkadaşları onu dinledi, büyük bir mutluluk ile seyretti onu. Sonra Aksu ''Kaybolan Yıllar''ı söyledi; saygı-sevgi sırası Nilüfer ve Pekkan’daydı. ''Kim Arar Seni'' söylendiğinde de, Aksu ve Pekkan sıvazladı Nilüfer’in sırtını; yalan-doğru bilinmez, ''Ah Nilüfer; çok severiz seni'' demeye getirdiler.
Sonra bir parça ''resmiyet'' karıştı işe; plaketler, şu bu. Ama en en en sonunda, bu üç baba ses-üç baba yorumcu öyle bir ''Arkadaş'' patlattılar ki birlikte, ancak o kadar olurdu.
GECENİN TABAN NOKTASIAjda Pekkan’ın ikinci yarıdaki kostümü. ''Bir Da€ Masalı''nda, Murat Soydan’ın Türkan Şoray’ın üstüne örttüğü battaniyeden yapılmış bir kostümdü bu. Banu Alkan’a çok yaraşır, onu Tarzan’ına ''Jane’lerin Jane’i'' gibi gösterebilirdi belki ama Pekkan’ın üstünde (en en en hafif deyimle) ‘sakil’ durmaktaydı. Pekkan bu kostümü, ''Aman Ormancı, Canım Ormancı...'' şarkısını söyleyeceği bir vakte kadar kaldırıp saklamalı.
GECENİN TAVAN NOKTASI
Sezen Aksu-Nilüfer ve Ajda Pekkan’ın ''Nostalji Turu''; ''Kimler Geldi Kimler geçti'' hakikaten de; ama kimse, hiç kimse onlar kadar sevilmedi.Albümleri de standlardaydı
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) için ilk defa bir araya gelen ve aynı sahneyi paylaşan Ajda Pekkan, Nilüfer ve Sezen Aksu, binlerce çocuğun geleceğini aydınlattı. Türkiye’nin önde gelen üç büyük sanatçısı, Pekkan, Nilüfer ve Aksu, önceki akşam Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda verdikleri konserde ilk defa aynı sahnede bir araya geldi ve unutulmaz şarkılarını, çocuklarımıza eğitim desteği sağlamak için söyledi.
Cem Davran’ın sunduğu gecede, eğitime destek olmak isteyenler için TEGV logolu ürünler de satışa sunuldu. Üç sanatçının şimdiye kadar yaptıkları bütün albümler de standlarda satışa sunuldu. Vakıf Başkanı Cengiz Solakoğlu, ''Bu konserden elde edilen gelirle beş bine yakın çocuk eğitim desteği alacak'' dedi.

