Zafer gecesi
Fenerbahçe artık Avrupa'nın en şöhretli, en formda takımlarıyla başabaş oynayacak birliktelik ve inanca sahiptirFenerbahçe Kadıköy'de "11 Altın Adamı"yla yine tarih yazıyordu PSV önünde...
Futbolda gerekli olan tüm teknik gereklerin ölçüm biçimleriyle PSV oyununa giren sarı-lacivertli ekip "sanki ders verircesine Avrupai bir oyun formatını sürüyordu sahaya"...
Defans düzeni içindeki tek korku göbekte genç Yasin'in bu çok önemli yarışmada ortaya koyacağı oyun kaliteleri üzerineydi sadece... Hatta onun yerine Önder Turacı'nın oynaması gerektiğini ısrarla savunanlar da çoğunluktaydı maç öncesi... Ancak başlayan oyunla birlikte sahayı parselleyip hatlar arasında sıcacık top alışverişi kuran sarı-lacivertli takım müthiş bir tempo ahengini yarışmaya kurguluyor, genç Yasin'in defansa mükemmel ayak uydurmasıyla da Fenerbahçe ünlü rakibini dahi hayretlere düşüren bir futbol zenginliğini sergiliyordu sahasında...
Alex'in mimarlığında başlayan sarı-lacivertli futbol gösterileri genç Gökhan'ın sağ kulvardaki müthiş defans ve atak tempoları, ikili kapışmalardan çıkardığı görkemli "fiziki kazanç grafikleri" ile hız alıyor, Kazım'ın sağ kanattaki top kullanma, şut atma, rakibin çıkışlarını kesme gibi hünerleriyle de süsleniyordu... Evet, Colin Kazım'ın müthiş vuruşu, rakibin kendi kalesine attığı gol Fenerbahçe'yi sonuç adına taçlandırma merasimiydi adeta... Bu golle perçinlenen galibiyet Fenerbahçe'nin "büyük zafer"i olarak işleniyordu sarı-lacivertli takımın futbol tarihine...
Bu arada Deniz'in orta alandaki hem hücuma hem savunmaya yaptığı katkılar göz kamaştırıyor, Fenerbahçe'nin "siyahi prensi" Aurelio ise yine geniş ve dar alanların "en önemli futbol düşünürü" rolünü çok büyük, ama yine tevazuyla oyuna işliyordu...
Büyük aktörler
Carlos-Vederson-Edu-Yasin-Volkan isimleri dün gecenin "büyük aktörleri" olarak üstün görev madalyalarını kendi emekleriyle yaratıyorlardı... Semih için fazla lafa gerek yok. O dün geceki olağanüstü çalışkanlığıyla bir kez daha bu takımda her zaman forma hakkı olduğunu ispatladı. Ayrıca da sanırım pek önemli gerçekleri hatırlattı "zaten anlaması gerekenlere"...11 Altın Adamın zafer gecesinde son söz şudur: Fenerbahçe artık Avrupa'nın en şöhretli, en formda takımlarıyla başabaş oynayacak birliktelik ve inanca sahiptir. Futbolda büyük olmanın ilk kuralı da kendinizin ve takımınızın bütünlüğüne inanmak değil midir zaten?
esenay@milliyet.com.tr

Cafe