
Melih AŞIK
Açık Pencere
AB çok şakacı!
AB Komisyonu'nun son ilerleme raporu açıklandı. Raporla birlikte bizden istenen ev ödevleri de sayıldı döküldü... TSK konuşmasın... Kıbrıs'ta limanları açın... 301. maddeyi değiştirin... Heybeliada'daki ruhban okulu açılsın... Fener Rum Patriği'nin "ekümenik" sıfatını kullanmasına izin verin, vs.
Adamlar, ağzımızla kuş tutsak bizi AB üyeliğine almayacaklarını her
fırsatta açıklıyor. En umutlu konuşanları 2050'ye tarih veriyor. Ama
verdikleri yüklü ev ödevlerini hemen yerine getirmemizi istiyorlar. Hem de bol bol azarlayıp tehdit ederek...
Bizim böyyüklerimiz bir kez olsun ağızlarını açıp bu adamlara, "40-50 yıl sonrasına tarih veriyorsunuz ama yarın üye yapacakmış gibi sıkıştırıyorsunuz, bu ne iş" diye sormuyor?
"Biz ödevlerimizi eksiksiz yaparsak ne olacak, siz de sözlerinizi yerine getirecek misiniz, tam üyelik takvimi işleyecek mi?" diye soranımız da yok...
Zaten karşı taraf niyetini saklamıyor. Sarkozy ya da Merkel bizim için "imtiyazlı ortaklık" düşündüklerini her fırsatta söylüyor... Tam üyelik falan yok. Karşı taraf verdiği sözleri tutmayacak ama biz sonuna kadar tutacağız. Ev ödevlerimizi yaptığımız gibi istenenleri de vereceğiz.. En hararetle istedikleri, hatta yanıp tutuştukları ise malum: Kıbrıs...
Kıbrıs'ı Rumların kontrolüne ve dolayısıyla kendi denetimlerine alsalar 40 gün 40 gece bayram yapacaklar...
Bandırma'daki Uğur Mumcu Caddesi'nin adı
"Mehmetçik Caddesi" olarak değiştirilmiş... Canlanıp yine yolsuzluların peşine düşecek diye korkuyorlar...
Haldun Ertem
İstemeden orman yangınına neden olanlara 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası geliyormuş.
Ormanları isteyerek talan edenlere de tonlarca ALTIN ödül olarak verilecek...
Akif Kökçe
"Başbakan Amerika'dan istediğini aldığını söyledi mi? Söyledi... O halde sınır ötesi operasyon önünde hiçbir engel kalmamıştır. Operasyon için gereken emri vermelidir... Ne duruyor?"
1 - Misvak özünün çürük önleme etkisinden bahsediliyor. Fakat misvak özünün kanıtlanmış böyle bir etkisi yok.
2 - Reklamdaki yaşlı amca küçükken misvak bulmaya gittiğini söylüyor. Misvak Türkiye'de yetişmez, sıcak ülkelerde yetişen bir ağacın köküdür...
3 - Reklamdaki yaşlı amca, dişlerinin sağlamlığını göstermek için dişlerine ''tık tık'' vuruyor. Ancak ağzındaki dişler kendi dişi değil, protez.
Konu gazete manşetlerine çıktı... Gazetelerde yer alan bu olayın Doğu'ya mahsus olduğu düşünülmesin... Geçen yıl Anadolu'nun orta yerinde... Nevşehir'in Çayili köyünde bir okul ziyaretinde çocuklarla konuşurken şaşırarak gördük ki... 9 - 10 yaşında kız çocuklarının çoğu aileleri tarafından nişanlanmış. Kimisi nişanlandığı çocuğu tanımıyordu bile. Kimisi tanıyor ama sevmiyordu. Olay özellikle kızlar için dayanılmaz bir psikolojik yük... Bir dram... Ne var ki, konu ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının gündemine girmiyor... Oysa minik beyinlerde büyük isyanlar yaşanıyor.
Hayri Özsu, Bolu'daki Köroğlu otelin böyle bir örnek olduğunu anlatıyor. Cumhuriyet Bayramı'nda 100 kişilik grupla bu otelde kalmışlar. Yaşlı genç ilk iki katı bavullar elde oflaya poflaya çıkmışlar. Oradan asansörle yukarı katlara yükselmişler. Asansörün işlediği katlarda da merdiven girişleri kilitliymiş. Hayri Bey resepsiyon görevlisine Bolu'nun ağır depremler yaşayan bir kent olduğunu anımsatınca görevli:
- Abi o iş bitti, diyerek noktayı koymuş ve eklemiş:
"Sizden başka da hiç kimse rahatsız olmadı bu durumdan..."
Bazı siyasilerin yakınları Kuzey Irak'ta müteahhitlik işleri yapıyormuş.
Bravo! Müteahhitlik alanındaki sınır ötesi operasyonda bir numaralar!
Gülhan Elmas
m.asik@milliyet.com.tr

Cafe