|
 |
|
|
İzmir’in EXPO yolculuğu
EXPO macerasının içinde en uzun soluklu yer alan ateşleyici rol oynayan Ekrem Demirtaş anlatıyor:
Bakanın kulağına eğilip dedim ki...
''Başbakanlara, bakanlara sayısız başvuru yaptık ama sonuç alamadık. Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen’le katıldığımız bir gezide, Yunanistan temsilcileri, Selanik EXPO 2008’e aday olduklarını söyleyip Türkiye’nin desteğini istedi. Tüzmen, ‘Memnuniyetle’ dedi. Kulağına eğilip, ‘Mümkün değil, çünkü biz üye bile değiliz’ dedim, çok şaşırdı. Ardından üyelik girişimini başlattı.''
BANU ŞEN
EXPO sürecine geçmişten bugüne birçok isim katkıda bulundu. Ancak kiminin görev süresi doldu, kimi de görevden ayrıldı. EXPO yolculuğunun başından sonuna uzun soluklu tek tanığı ise İzmir Ticaret Odası (İTO) Başkanı Ekrem Demirtaş oldu. Demirtaş, aynı zamanda EXPO düşüncesinin ilk şekillendiği günlerden bu yana kesintisiz, bu çalışmaların başında yer aldı. Hatta küllenen ateşi de yeniden körükledi. Demirtaş, daha önce iki denemede de sonuç elde edilemeyen EXPO’nun bu kez nasıl somut adıma dönüştüğünü ve yarıştaki geri sayımda gelinen noktayı işte şu sözlerle ifade etti:
1992’de hedef olarak seçtik
''İzmir Ticaret Odası’nın Yönetim Kurulu Başkanı olmamla birlikte, İzmir’i bir dünya kenti yapmayı en büyük hedefimiz olarak belirledim. Oda olarak hep bu doğrultuda çalışmalar yaptık. İzmir’i dünyanın marka kentleri arasına katabilmek için farklı ve özel bir olay, bir organizasyon gerektiğini düşünüyordum. 1992 yılında İspanya’nın Sevilla kentinde düzenlenen EXPO’yu gezdiğim zaman, ‘İşte bize gereken bu’ dedim. İzmir’e çok benzer bir coğrafyada, binlerce yıllık Sevilla’nın EXPO ile nasıl baştan aşağı yenilendiğini, değiştiğini ve bir dünya markası haline geldiğini gördüm. Bu gezinin hemen arkasından kolları sıvadık. 1992 yılında hazırlattığımız 15 yıllık İzmir Stratejik Planı’nda, ‘Hedef 2000 yılında İzmir’de EXPO düzenlemek’ diyerek yola çıktık. Ama Türkiye’de o yıllarda çok az insanın bildiği EXPO’ya ulaşmak tahmin ettiğimizden çok daha zor oldu.
EXPO’ları düzenleyen Uluslararası Sergiler Bürosu’na (BIE, Bureau International des Expositions) üye olmamız gerekiyordu.
1992 yılında odamızın ortağı olması nedeniyle yönetim kurulu üyesi bulunduğum İZFAŞ’ta konuyu gündeme taşıdım. İZFAŞ’tan karar çıkarttım. Fakat yine de İZFAŞ döneminde başarılı olunamadı.
Erdoğan hükümeti sahip çıktı
Bunun için 10 yıldan fazla süre boyunca bütün iktidarların başbakanlarına, dışişleri bakanlarına, diğer ilgili kurumlara sayısız başvuru yaptık ama bir türlü sonuç alamadık. 59’uncu Hükümet (1. Recep Tayyip Erdoğan döneminde) ise ilk defa bu sesimize kulak verildi ve emeklediğimiz bu yolda adeta koşarak ilerlemeye başladık.
2004 yılında Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen’le birlikte katıldığımız bir gezide Yunanistan temsilcileri, 2008 yılındaki EXPO için Selanik kentinin aday olduğunu belirterek, Türkiye’nin bu adaylığı desteklemesini istedi. Kürşat Tüzmen, memnuniyetle destek olacaklarını söyledi ama ben Tüzmen’in kulağına eğilip, ''Böyle bir destek vermemiz mümkün değil, çünkü üye bile değiliz'' deyince Sayın Bakan çok şaşırdı.
Üyeliği, Kürşat Tüzmen başlattı
Bakan Tüzmen, yurda döner dönmez, Türkiye’nin birliğe üyeliği için gerekli girişimleri başlattı. 2004’te resmen üyeliğimiz gerçekleştirildi. Üyelikten sonra da adaylık için çalışmalara başladık. Bugün Cumhurbaşkanımız olan Abdullah Gül o dönemde Dışişleri Bakanı olarak yoğun bir çalışma yaptırdı. Bakanlar Kurulu 2005 Kasım ayında, 2015 yılında düzenlenecek Uluslararası EXPO’ya Türkiye’nin aday olmasına ve bu adaylığın İzmir tarafından yerine getirilmesine karar verdi. Ondan sonraki süreç çok hızlı işledi. Önce Mayıs 2006’da, EXPO 2015’e resmen aday olduk.
Aday olma aşamasına kadar yaptığımız çalışmalara ilave olarak, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Borsası (İTB), Ege İhracatçılar Birliği (EİB), Deniz Ticaret Odası (DTO) ile birlikte bir EXPO İcra Kurulu oluşturduk. 13 ay süreyle temayı ve süreyi belirledik. Adaylık sürecinin kesinleştirilmesine katkıda bulunduk. Hükümetin kararname çıkararak yeni kurullar oluşturulmasına kadar tüm masrafları İTO harcadı. Hiç bir kurum bizim dışımızda 1 lira para harcamadı. Son dönemde EBSO, İTB ve DTO’nun maddi katkıları oldu.
Bütün dünyada büyük ilgi gören temamız, ''Herkes İçin Sağlık, Daha İyi Bir Dünya İçin Yeni Yollar''ı belirledik. Ardından da EXPO’nun yapılacağı alan İnciraltı olarak belirlendi. 59’uncu Hükümet Dönemi’ndeki destek, 60. Hükümet Dönemi’nde de aynen sürüyor. EXPO artık bir devlet ve hükümet projesidir. Hükümetin verdiği net destek elimizi çok güçlendiriyor.
En önemli dönemeçteyiz
Son bir yıldır EXPO, kentimizin en önemli gündem konusu... Gelişmeleri, toplantıları, düzenlenen sempozyumları, temasları, lobi çalışmalarını, Paris’te yapılan sunumları bütün İzmir kamuoyu büyük heyecanla izliyor. EXPO’nun kentimize neler kazandıracağını, İzmir’in bir dünya kenti olmasını nasıl sağlayacağını, nasıl büyük bir dönüşüm sağlayacağını artık her İzmirli biliyor.
Şimdi en önemli dönemeçteyiz. Milano ile girdiğimiz yarışta sonucu belirleyecek 31 Mart’a doğru geri sayıyoruz. 5 aydan kısa bir süre kaldı. Lobi ve tanıtım çalışmalarının en yoğun olduğu dönemin içindeyiz. Bugünlerde BIE İnceleme Heyeti’ni Türkiye ve İzmir’de ağırlıyoruz. 26-27 Kasım’da Paris’te çok önemli bir sunum yapacağız.
Hata lüksümüz yok
Bu dönemde hiçbir hata yapma lüksümüz yok. Odamızın, EXPO’yu kentin gündemine getirdiği 1992’den bu yana tam 15 yıl geçti. Israrla ve inatla EXPO’yu kovalıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada EXPO artık, sadece İzmir’in değil, bütün Türkiye’nin projesidir. Bu noktaya gelmek için tam 15 yıl bekledik. Şimdi ise önümüzde 150 günden az süre var. Bugüne kadar gösterdiğimiz ısrarcılığı, çalışmayı ve en önemlisi İzmir olarak kenetlenmeyi devam ettirirsek, Milano karşısında şansımız çok yüksek.
Çünkü, İzmir’de düzenlenecek olan bir EXPO aynı zamanda bu 150 yıllık organizasyona çok şeyler verecek, EXPO’ya yeni yollar açacak. Kentimizin adaylığı, bütün dünyada büyük ilgi ve destek gördü. Bu fırsatı değerlendirmek için çok hızlı hareket etmeli, sıfır hata ile çalışmalarımızı sürdürmeli ve kent olarak EXPO hedefine kilitlendiğimizi bütün BIE üyelerine göstermeliyiz.''
|
|
|

|