Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Kasım 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gündemin birinci maddesi İzmir’dir

Satır Arası / Deniz Sipahi

Meral Tamer, Milliyet’teki köşesinde geçenlerde ilginç bir yazı yazdı.
Yazısının başlığı şuydu:
''AKP, 3200 belediyeden 2500’ünü alır...''
Benim 2000’den bu yana tezim siyasetin artık yerel yönetimlerle finanse edildiği yönündeydi.
Refah Partisi’nin önce yerel seçimlerde başarı yakalamış olması, ardından partinin kapatılması ve yeni bir siyasi süreçle AKP’nin doğuşu tesadüfi değildi.
Çünkü kurulduktan birkaç ay sonra tek başına iktidara gelen bir başka parti dünyada olmamıştı.
Oysa bana göre AKP yeni değildi; Refah’ın yerel iktidar döneminde atılan tohumlar yeşermiş, aşırılıkları biraz törpülenmiş AKP hareketi merkezdeki boşluktan da yararlanarak hükümet olmuştu.
Tamer, araştırmacı Tarhan Erdem’in bir sunumundan yola çıkarak bu yazıyı yazmıştı ve benim tezimi de doğrulayan bilgiler içeriyordu.
Meral Tamer diyor ki...
''Halkın siyasette önem verdiği faktörler değişti. Bu arada kır ve kent arasında siyaseti algılamada da çok önemli bir fark kalmadı. Eski model siyasetçiler toplumdaki dönüşüme ayak uyduramayınca da 3 Kasım 2002’de oyların yüzde 34’ünü alarak iktidara gelen AKP, 28 Mart 2004 yerel seçimlerinde oy oranını yüzde 41’e, 22 Temmuz’da da yüzde 46.7’ye yükseltti. Erdem’den bir saptama: ‘AKP, hiçbir partinin olamadığı kadar bürokrasiye hakim oldu.’ Ve ardından da bir hatırlatma: 3200 belediye başkanından 1600-1700’ü AKP’li. Yerel seçimlerde bu rakamı 2500’e çıkarmak istiyorlar. Bunun hazırlığına başladıklarını da gizlemiyorlar!''
* * *
Önce referandum, ardından Kuzey Irak’taki gerginlik gündemdeki tartışmaları bir kenara itti.
Türkiye’nin bundan sonraki gündemi yaklaşmaya başlayan yerel seçimlerdir.
''Daha bir buçuk yıla yakın bir zaman var'' diye düşünebilirsiniz.
Oysa AKP’nin kurmay ekibi, gelecekteki iktidar gücünün yerel siyasetten geçtiğini çok iyi biliyorlar.
Bu yüzden hazırlıkların bu yönde yoğunlaşması beni şaşırtmıyor.
Meral Tamer’in yazısının son bölümünde Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın bir konuşması hatırlatılıyor:
''Başbakan Erdoğan bütün teşkilatı ve yerel yöneticileri toplayarak, belediye seçimleri için çıtayı daha da yukarı çeken hedefler koydu: Mart 2009’da başarımızı daha da artırmalıyız. İzmir, Trabzon, Diyarbakır ve Tunceli başta olmak üzere tüm belediyeleri kazanmak için çalışmalarınızı başlatın. Başkan adaylarınızı şimdiden belirleyin. Sevilen, düzgün insanlar olsun.''
* * *
Her zaman söylüyoruz.
Asıl seçim İzmir’de olacak.
Zannediyorum ki; AKP bu sefer Ankara’yı kaybetse üzülmeyecek ama İzmir’de yine bir hayal kırıklığı olursa bunun anlamı çok farklı olacak.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da, Türk siyaseti için artık sembol olmuş bu kenti kaptırmamak için İzmir’e daha sık gelmeye başladı.
Son bir buçuk ayda üç kere İzmir’e geldi ve her geldiğinde teşkilatta yaptığı toplantılarda yeni stratejiler oluşturmaya başladı.
Türkiye’nin önünde kritik süreçler var. Terör ve Kuzey Irak’ta gelişmeler daha uzun yıllar gündemde kalacak gibi gözüküyor. Ama asıl tehlike dünya piyasalarının her an tetikte olup herhangi bir sıkıntıda bundan en fazla zarar görecek ülke Türkiye’nin olma olasılığı...
Hükümetin ''yapılacak listesi'' uzun olmakla birlikte, siyasetin bundan sonraki birinci gündemi yerel seçimlerdir.
Doğal olarak da İzmir’dir...


dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Çimler kurudu, çirkin manzara ortaya çıktı
Devler de düşer...
Gündemin birinci maddesi İzmir’dir





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

   
© 2006 Milliyet