
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
DTP'den kendine çelme
DTP yeni yönetimi, daha ilk günden ya "kamuoyunu aldatmaya" kalkıştı ya da "bilmediği şeyleri" konuştu.Her ikisi de kendine taktığı çelmedir.
"Özerklik" isteğinin içeriği bir yana, kafalarındaki modele gösterdikleri örnek bile ne kadar yüzeyde kaldıklarını ortaya koyuyor.
Gerçekten... Yeni Başkan Nurettin Demirtaş, "özerklik" hedefini dile getirdiği konuşmada, "Bulgaristan'da Türk halkının hakları verilerek sorun çözüldü. Biz de demokratik özerklik ve anayasa ile bu sorunların çözülmesini istiyoruz" demiş. Talihsiz bir paralel kurmaya çalışmış.
Biraz araştırma yapsalardı.
Çünkü... İki modelin birbiriyle ilgisi yok.
Dün, Bulgaristan'daki, çoğunluğu Türklerden oluşan "Hak ve Özgürlükler Hareketi" adlı partinin "Genel Başkan Yardımcısı Remzi Osman" ile bu konuyu konuştum.
"Bu paralellik nereden çıktı? Böyle bir şey yok. Olamaz da... Bunu hiç düşünmedik bile.
Bulgaristan -üniter- bir devlettir. Özerk bölgeleri ve yönetimleri yoktur.Bizim partimiz de Bulgaristan partisidir.
Partinin yüzde 30'u Bulgardır.
Avrupa Parlamentosu'nda partimizden, ikisi Türk, ikisi Bulgar 4 milletvekili var.
Partimiz hükümet ortağıdır.
Partimizden başbakan yardımcısı ve bakanlar var.
Bu yaklaşım kesinlikle gerçekdışı."
Remzi Osman, gazetelerde DTP'nin açıklamalarını okuduğunu ve çok şaşırdığını" söyledi.
"Etnik kökenli parti olmaya karşıyız. Avrupa Parlamentosu'nda temsil ediliyoruz. Orada liberal partiler grubundayız. Fakat bütün bunlar üniter Bulgaristan'ın bir partisi statüsünün sonucudur" dedi.
DTP ile PKK ilişkileri tartışmalarına girerek, "Bizim partimiz bir terör örgütüyle ilişkili olamaz. Teröre ve terör örgütlerine karşıyız. PKK'nın Bulgaristan'da yasaklanmasını da biz sağladık" açıklamasını yaptı.
Bir bakıma yanlış sayılmaz.
Suriye, Irak ve İran, PKK'ya yataklık yapmıştır. Ermenistan ile Türkiye arasında diplomatik ilişki bile yok.
Fakat... Türkiye'nin batı komşusu Bulgaristan farklı bir örnek...
Coğrafyası Avrupa'da ve bir AB üyesi. 7 milyon nüfusunun 1 milyonu Türk. İktidar ortağı "Hak ve Özgürlükler Hareketi" adlı partide yoğunluk Türklerde... Lider ve yardımcıları da Türk.
Buna karşın... Hiçbirinin aklında "özerk yönetim, özerk meclis" modelleri yok. İleride "Büyük Türk Devleti" planı içinde "Türkiye ile bütünleşmek" de yok.
Onlar da evlad-ı fatihan, ama yurttaşı oldukları devlete aitler.
Resmi dil "Bulgarca"dır
Bakınız Remzi Osman ne diyor:
"Biz Bulgaristan Türkleri, Bulgarlarla birlikte komünist rejime karşı mücadele ettik. Bugünkü Bulgaristan'ın kuruluşunda Türkler ve Bulgarlar birlikte omuz verdiler. Her şeyimiz eşit ve ortak. Elbette Türkçe konuşmayı seviyoruz, ama Bulgaristan'ın resmi dili Bulgarcadır. Buna da itirazımız yok. Radyolarda ve devlet televizyonunda kısa süreli Türkçe yayınlar yapılıyor."
DTP yeni başkanı, yanlışı doğru gibi sunarken, aslında belki de eğrisi doğrusuna denk geldi.
Bu toprakların Türk ve Kürt kökenli çocukları İstiklal Savaşı'nda omuz omuza çarpışmadılar mı? Türkiye Cumhuriyeti'ni birlikte kurmadılar mı? Türkiye de üniter bir devlet değil mi? DTP, "Bir etnik parti olmayacağız. Türkiye'nin partisi olacağız" söylemiyle kurulmadı mı?
DTP özgürlüklerden ve demokratik haklardan yararlanmıyor mu?
O nedenledir ki... Bu ülkede yaşayan Kürt kökenli yurttaşlarımızın çoğu ve ana ya da babası Kürt kökenli olan nesiller, DTP kafasına uzak duruyor.
Ancak...
Tüm bunlardan sonra bir not: AB üyesi Türkiye, bu söylemi de -içimiz yansa da- sağduyu ile irdelemelidir.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

Cafe