
Meral TAMER
Hani baş başa çay içecektik Mübeccel Hanım?
Geçen yaz Prof. Dr. Nermin Abadan Unat'ın Etiler'deki evine gittiğimde beni hoş bir sürpriz bekliyordu. Bir konferans için Türkiye'ye gelmiş Amerikalı akademisyenlerin yanı sıra köşedeki koltukta bembeyaz saçları ve heybetli cüssesiyle Prof. Dr. Mübeccel Belik Kıray da oturuyordu.
Bu ulu çınarı karşımda bulunca, hemen yanına gidip kendimi tanıttım ve halının üzerine, dizinin dibine oturdum. Koleksiyon Mobilya'nın kurucusu Faruk Malhan'ın yıllardır dilinden düşürmediği efsane olan Kıray'la ikili sohbet imkânı bulduğum için heyecanlıydım.
3 - 5 cümleden sonra benim aylar önce yazdığım yazılara dönük eleştiri ve uyarılarını sıralamaya başladığında hayretler içinde kaldım. Nasıl o yazıları hemen hatırlar? O nasıl keskin bir zekâdır ki beni görür görmez, can alıcı birkaç kısa cümleyle beni günlerce düşündürecek açılımları yapar?
Mübeccel Hanım, ona ömür boyu hayran öğrencileri gibi beni de bir anda avucunun içine alıvermişti. Yazılarımla ilgili böylesine derin bakışlı uyarılara o kadar hasret kalmışım ki, kendisine telefonumu verdim ve uyarılarını beklediğimi söyledim.
69 yıllık arkadaşı
O da bana telefonunu verdi, "Ama telefonla olmaz, sen ara sıra bana çaya gel. Pek ikramda bulunamam, ama bir çay içip yüz yüze konuşuruz" dedi. Levent'te oturuyordu, ben de birkaç ay sonra Levent'e taşınacaktım. Taşınma telaşı geçince kendisini arayacağıma söz verdim. Ama olmadı.
Prof. Kıray'ın ölüm haberini duyar duymaz Nermin Abadan Unat'ı aradım; hem başsağlığı dilemek, hem de teşekkür etmek için... "69 yıllık arkadaşımı kaybettim. Onun bütün hayatının, daha doğrusu müşterek hayatımızın her aşamasını karşılıklı olarak yaşadık. Güncel sorunlara karşı çok duyarlı, Atatürk'e fevkalade bağlı, İkinci Cumhuriyet fikirlerine fevkalade karşı, tam bir Cumhuriyet kızıydı" dedi.
Malhan'a kavgayı öğretti
Koleksiyon Mobilya'nın kurucusu Faruk Malhan, Kıray'ın ateşli hayranlarındandı. Başsağlığı için aradığımda "Bize okumayı, yazmayı, topluma bakmayı, insana bakmayı, evrene bakmayı, kozmosa bakmayı ve kavgayı öğreten insandı. Feza Gürsoy, Erdal İnönü ve Cahit Arf'ın önünde eğildikleri bir bilim kadınıydı. Türkiye'yi herkesten önce o okudu" dedi.
Kıray, Malhan'ın ODTÜ'de hocası olmuş, onun alan araştırmalarında çalışmıştı. Göçün nedenlerini ölçmek için Ankara garındaki hamallara anket vermişlerdi. 1966'da İzmir şehir merkezinin gelişimi araştırmasında, 50 yıl sonraki İzmir'in haritalarını çizmişlerdi.
22 ay tutuklu kaldı
Kıray, masanın üzerine yumruğunu vuran bir kadındı. Soğuk Savaş'ın ilk yıllarından itibaren "komünist" olduğu gerekçesiyle takibe alındı, 1951'deki TKP Tevkifatı'nda tutuklanarak 22 ay hapis yattı. Daha fazla ayrıntı arıyorsanız, profesör olan 4 öğrencisinin Mübeccel Hanım'la yaptığı söyleşilerden oluşan "Hayatımda Hiç Arkaya Bakmadım" adlı kitabı öneriyorum.
Türkiye'nin ve dünyanın 20. yüzyılda geçirdiği çalkantılar, Soğuk Savaş döneminin değişim sancılarının aydınlar üzerindeki tahribatı, toplumun haksızlıkları karşısında onurlu bir bireyin tepkileri...
Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıt olan değerli bilim kadınımızı bugün Levent Camii'nden uğurluyoruz.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe