Vah, kurban!
Beşiktaş galibiyet için en net fırsatı yakalıyor, dönen top kendi ağlarına takılıyor. Vah Beşiktaş vah! Kayıptasın, eriyorsun.. Hem içerden, hem dışardan nelere kurban oluyorsun! Vah, kurban!İnönü'deki maça PAF takımıyla çıkacaklarını, "kesin olarak" açıklamış, taraftarların stada gelmemesini istemişlerdi. Cuma günü SPK'ya gönderdiği yazıda ise A takım ile oynayacaklarını beyan etmişlerdi. Aynı saatlerde teknik direktör de basın toplantısı düzenliyor, futbolcularının Liverpool maçından sonra Sivasspor maçını kazanmak azmiyle oynayacaklarını beyan ediyordu.
Her kafadan her çeşit sesin çıktığı Beşiktaş'ta dün İnönü'deki başrol taraftarındı...
Önce hakemlere daha ısınırken bir "hoşgeldin fırçası" attı taraftar... Ardından Ulusoy ve federasyona bir ara taksim geçti...
Sonra asıl bayram harçlıklarını (!) dağıtmaya başladı... Yıldırım Demirören'e "yeter" dedi... Sinan'ı da (Engin) alıp gitmesini önerdi... Sahadaki takıma gelince, ne öfke, ne de şefkat gösterdiler. Ufak bir nasihatla yetindiler: O forma kutsaldır, nasip olmaz herkese!
Biz "basın" ve "rakip takımdan" Balili de payımızı (!) aldık o öfkeli korodan...
Günün tek alkışlanan adamı Ertuğrul Sağlam'dı... Tribünler ona "adam gibi adam" olarak bakıyordu. En kötü gününde bile yine de güvenoyu almak, her teknik direktöre nasip olmayacak bir şeydi.
Sahadaki oyuna dönersek...
Ertuğrul Sağlam, Terim'in yeni gözdesi İbrahim Kaş'ı savunma göbeğinin ortasında Toraman'la eşlemiş, Diatta'yı kulübeye çekmişti. Onbirde hem Ricardinho, hem de Delgado vardı... Bobo, Higuain de sahaya sürülmüştü... Sağlam; Higuain, Delgado, Bobo ile bir tür 4-3-3 deniyor, ancak çok hücumcuya rağmen umduğu etkinliği sağlayamıyordu. Higuain ve Bobo top taşımak, derin ara pasları atmak konusunda o kadar yeterlilik gösteremediler. Attıkları şut sayısı bile yetersizdi. Sadece Bobo'nun yere paralel alçak uçuşla attığı kafa golünün pasını veren adam Higuain'di, o kadar!
Sivasspor da bu yıl kazandığı "zirve takımı" kimliğini göstermeden başladı maça... Sanki cenaze evinde sessiz ve saygılı davranan konuk gibiydiler...
Öfkeli, dertli ve gergin tribünlerden taşan negatif enerji mi, yoksa bir Balili alışkanlığı mı ? Bilemeyiz. Ama Sivaslı golcünün Toraman'a sert biçimde taban girmesi, kırmızı kartı kaçınılmaz kıldı... Bu olaydan 4 dakika sonra da, "mağdur", "suçlu" duruma düştü. Evet, sarı kartlı Toraman'ın, Mehmet Yıldız'ı çekmesi de sadece kırmızı ile sonuçlanmadı. Uyuyan Sivasspor, o hareketin yarattığı frikikle beraberliği yakaladı.
Maçın en dramatik anına gelelim... Beşiktaş Bobo ile galibiyet golünün en net fırsatını yakalıyor. Bobo ıslak bez gibi halsiz, mecalsiz... Topa vuramıyor. O top dönüp Gurbanov'un golü olarak Beşiktaş ağlarına takılıyor.
Vah Beşiktaş vah!
Kayıptasın, eriyorsun..
Hem içerden, hem dışardan nelere kurban oluyorsun!
agokce@milliyet.com.tr

Cafe