
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Kart kurt diye diye...
KÂMRAN İnan anılarında anlatır. O gün Bitlis'te önseçim vardır. Kâmran İnan da AP'den adaydır. Tatvan'da bir köylü delege ağlamaklı şekilde Kâmran İnan'a gelir, önseçimde görevli olan hâkimden şikâyetçidir. İyi Türkçe konuşup yazamadığı için hâkim kendisine herkesin önünde hakaret etmiş, bölücü ifadeler kullanmış, haysiyetiyle oynamıştır...
Kâmran İnan, delegeyi teselliye çalışır:
"Sen de git, hâkime, beyefendi, bize ne zaman Türkçe öğrettiniz de öğrenmedik de. Neden suçunuzu bana ceza olarak iade ediyorsunuz de..."
Köylü meyus meyus Kâmran İnan'ın yüzüne bakar:
"Beyim ben bunu nasıl ve nece söyleyeceğim?"(x)
Kâmran İnan bu olayın yorumunu şöyle yapar:
"Devlet kendisine (delegeye) bu imkânı vermemişti, çocuğuna da vermedi."
* * *
EMEKLİ komutanların Fikret Bila ile yaptığı önemli söyleşilerle DTP (Demokratik Toplum Partisi) toplantısında olanları okuduktan sonra, aklımıza Kâmran İnan'ın bu anısı geldi.
* * *
KOMUTANLARIN çoğu, geçmişteki Kürt politikalarının hatalı olduğunu söylüyorlar...
"Hatalıysa niye yaptınız?" deme gibi bir kolaylık olsa da en azından "Birbirlerinizin hatasını görmediniz mi, gördüyseniz niçin ısrar ettiniz?" demek herhalde yanlış olmaz...
Ve Sayın Kenan Evren...
Sizin diğer komutanlardan bir farkınız var. Onlar, nihayet askerdiler, ülke yönetiminde mutlak söz hakları yoktu.
Oysa siz ve dört kuvvet komutanı "tek güç" halindeydiniz, idama bile karar veriyordunuz. Şimdi bunca yıl sonra "O gün hata yapmışım!" demek de elbet bir erdem ama, sonuçları itibarıyla yeter mi? O gün, adamın, anadilini konuşmasını yasaklıyorsunuz, bugün "Oralara gidecek memurlar Kürtçe bilmeli!" diyorsunuz?
* * *
DİYEBİLİRSİNİZ Kİ, "Biz bu hataları yaptık, siz niye sustunuz?"
Haklısınız, ama TKP sekreteri "Laz İsmail"in (Marat) ölüm ilanını yayımlayan "Hürriyet" gazetesinin nasıl kapatıldığını, sonra da nasıl açıldığını en iyi siz bilirsiniz.
Bilmem anlatabildik mi?
Hareket toparlanmış geliyor, bazıları hâlâ "Kürt yoktur, onlar dağ Türkleridir, kar üzerinde kızakla yürürken kart kurt diye ses çıkardıkları için Kürt denmiştir" safsatasına kanıyordu...
* * *
BUGÜN DTP kongresinde yükselen seslere elbette kızacak, hiddetleneceğiz.
"Demokratik özerklik" istiyorlar.
Nedir demokratik özerklikten murat edilen?
Federasyondur federasyon...
Ulus devletin reddidir.
Onlara göre tek dil, tek bayrak, tek tarih ve tek devlet anlayışı bu çatışmayı yaratmıştır.
* * *
BİZDEN yana sual ederseniz çok yanlış yapıyorlar. İlk defa bu çapta Meclis'te temsil ediliyorlar, bunun farkında değiller.
Şiddet sadece adam dövmek, adam öldürmek, adam hapsetmek değildir.
Fikri şiddet de vardır. Bu şiddet size bir şey kazandırmadığı gibi kaybettirir de...
Bir de bakarsınız, güvendiğiniz dağlara kar yağar...
En iyisi gelin, o dağlarda birlikte yaşayalım.
—————
(x) Senatör/Timaş Yayınları
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe