|
 |
|
|
Algılama krizi bu kadar kötü yönetilir
Satır Arası / Deniz Sipahi
Daha önce de yazmıştım. Ama mecburiyetten yine tekrar ediyorum. Kimse suçlu aramasın. Tayland gezisinde krizi çıkaran da, krizi yönetemeyen de CHP yönetimidir.
CHP yönetimi derken; genel merkezden İzmir’deki yerel yöneticilere, büyükşehirden meclis üyelerine kadar geniş bir kitleyi kastediyorum.
Tipik bir ''algılama krizi'' örneği olan bu gezi başlangıçtan bugüne öylesine kötü yönetildi ki; sonunda İzmir’in yapması gereken birçok hamlenin de önüne geçmiş oldu.
Anlatayım...
EXPO’lar bugüne kadar kentlerin, bölgelerin, hatta ülkelerin geleceğinde önemli roller oynadı. Türkiye dünya fuarlarına Osmanlı’dan bu yana hep katıldı ama bir gün bile kendisi organize etmeyi düşünmedi.
Ta ki...
İzmirlilerin ısrarı devam edip, merkezi hükümetin de desteğini alarak 2015 başvurusuna kadar...
AKP hükümeti İzmir’i gözüne kestirmesinden ama daha çok bu kentin uluslar arası organizasyonlardaki başarılarını dikkate alarak BIE’ye adaylık başvurusunu yaparken İzmir’i tercih ettiğini açıkladı.
İzmir AKP için ne kadar önemliyse, CHP için de sembolik bir değer anlamına geliyor.
Son birkaç seçimde hayal kırıklığı yaşayan CHP’nin; güvendiği, inandığı tek bir şehir kaldı. 2008 Mart’ın belli olacak EXPO sonucu her iki partinin de seçim kozları arasında olacak. AKP, İzmir’e verdiği önemi göstermek için EXPO’yu kullanacak.
CHP de, elinde bulundurduğu belediye başkanlığıyla dünyanın en büyük projesi olarak gösterilen EXPO ile yıkılmaz bir kale fırsatı yakalayacak.
İşte böylesine önemli bir süreçte genel merkezle İzmir arasındaki iletişim kopukluğundan Tayland gezisi tam bir fiyaskoya dönüştü. Oysa adaylığını açıklamış bir kentin yöneticilerinin ''İzmir özel standıyla'' katılmış Türkiye’den bir heyetin Tayland’a gitmesi gayet normaldi.
Bir uçakla giden İzmir heyeti Tayland’da iki uçakla gelen Milano heyetiyle karşılaşmıştı. Milanolular aslında sadece Tayland’a değil, ikna edebilecekleri her ülkeye geniş katılımlı gruplarla ziyaret ediyordu.
Bir kenti yöneten, zaman zaman kritik kararlara imza atan insanların Tayland’a gitmesinin bir görev gereği olduğu bir türlü kamuoyuna anlatılamadı.
CHP yönetimi geziye gidenlere disiplin cezası vereceğini açıkladı.
Büşükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ne yapacağını şaşırdı.
Gitmese daha büyük bir fiyasko olacaktı.
Çünkü uluslar arası organizasyonlarda alınan randevular, diplomatik temaslar aylar öncesinden ayarlanıyordu.
Tayland’da Türkiye’nin seçtiği konu İzmir’di ve kralın özel davetlisi olarak gidiliyordu.
Bu detaylar hiç gündeme getirilmedi.
Yangına adeta benzin döküldü; geleceğe dönük stratejiler, öngörüler çöpe atıldı.
Sonrasında da sürmesi gereken geziler ertelendi, bir daha da gündeme getirilmedi.
Belirttiğim gibi Milanolular dünya turunu bir, iki kere atarken Tayland İzmirlilerin yaptığı ilk ve son gezi oldu.
Diplomatik manevralarla soğutulması, gündemden çıkarılması gereken bu konu, geçen haftadan bu yana yine konuşulmaya başlandı.
Yorumları okuyorum, yaşananlara bakıyorum.
Ve diyorum ki...
Bir kriz ancak böyle kötü yönetilir...
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|