Kuraklık ders oldu, sulamada devrim gerçekleşiyor...
Kurak geçen bir sezon ve küresel ısınma gündemiyle birlikte hükümetin basınçlı sulama sistemlerine getirdiği teşvik düzenlemesi, bu alandaki proje sayısını iki yılda 86 kat artırdı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerine göre 2005 yılında 23 olan, 2006’da 302 proje desteklenirken bu sayı 2007’de 2
bin 12’ye çıktı.
AA muhabirinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Türkiye’de özellikle yer altı su kaynaklarının yoğun olarak kullanıldığı bölgelerde yağmurlama ve damla sulama sistemlerine olan ilgi yaygınlaştı.
Türkiye’de 1 milyon 95 bin işletme, 4 milyon 261 bin hektar alanda sulama yaparken, ancak 148 bin işletme 170 bin hektar alanda basınçlı sulama yöntemlerini kullanıyor.
Bakanlığın 2007 yılında devreye aldığı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında sağlanan hibe ve kredi destekleriyle 2005 yılında 23, 2006 yılında 302 adet olan basınçlı sulama proje sayısı
2007 yılında 2 bin 12’ye çıktı.
2005-2007 döneminde toplam 2 bin 337 projeye sağlanan 65 milyon 955 bin
YTL’lik hibe desteğiyle 213 bin 263 dekar alan yağmurlama ve damla sulama sistemine geçti, programdan 31 bin 978 çiftçi yararlandı.
Ziraat Bankası da Nisan ayından bu yana tarımsal sulamayla ilgili 7 bin 76 çiftçiye 95 milyon YTL kredi kullandırdı.
Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’nın 2006-2010 yıllarını kapsadığını belirten Tarım Bakanlığı yetkilileri, sulama projelerinin desteklenmeye devam edeceğini ifade etti.
"BEDAVA VERİLSİN"
Türkiye’ye damla sulama yöntemini ilk kez getiren ve halen en büyük kapasiteyle üretim yapan Eurodrip Damla Sulama Sistemleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Güngör, son yıllarda ortalama yüzde 20 oranında büyüyen damla sulama yatırımlarının hükümetin sağladığı teşviklerle birlikte Mayıs ayından bu yana büyüme oranını yaklaşık yüzde 40’a çıkardığını söyledi.
Çiftçinin bu konuda bilinç sorununun olmadığını belirten Güngör, 1987 yılında bu yana tüm hükümetlere anlatmalarına rağmen, bu konuda bir sonuç alınamadığını, küresel ısınma gündemiyle birlikte hükümetin harekete geçerek bu yatırımların önünü açan destekleri getirdiğini ifade etti.
Teşviklerle sektörün büyüdüğünü, farklı dallarda faaliyet gösteren bir çok firmanın sektöre girdiğini, mevcut firmaların kapasitelerini önemli oranda artırdığını dile getiren Güngör, "Çiftçinin bilinçlenmeye değil, kaynağa ihtiyacı vardı. Bu gerçekleşince yatırımlar hızla arttı. Bu destekler devam ettiği sürece yatırımların artacağını düşünüyoruz. Biz de şirket olarak kapasitemizi yüzde 50 oranında artırarak yıllık 150 milyon metreye çıkardık" dedi.
Damla sulama sisteminin su kıtlığında çok kaynakların doğru kullanılmasını amaçladığını belirten Göngör, bu sistem sayesinde gelecek dönemde Türk tarımının dünya ülkeleriyle rekabet edebilecek girdilere kavuşabileceğini söyledi.
Türkiye’nin her yıl salma sulama için yaklaşık 1,5 milyar dolarlık enerji ithal etmek zorunda kaldığını savunan Güngör, şöyle konuştu:
"Bu sulama sistemi enerji, gübre ve işçilik maliyetlerini yüzde 50’ye yakın oranda düşürürken verimi de aynı oranlarda artırıyor. Güneydoğu Anadolu’da 10 bin dönüm alanı damla sulamaya geçirdik, verimlilik bir anda arttı. Bu sistemle köylüyü köyünde tutmak da mümkün olur. Ayrıca salma sulama yöntemi için kullanılan enerji için harcanan para da 1,5 milyar dolardan 500 milyon dolara çekilebilir. Bunca avantajı varken Türkiye, çiftçisine bu sistemi bedava kurdursa daha karlı çıkar." Güngör son aylarda ülkenin her yerinden büyük oranda talepler gelirken en yüksek talebin Güneydoğu Anadolu bölgesinden geldiğine dikkat ettiklerini belirtti. Bu bölgedeki işletmelerin daha büyük çaplı olduğunu ve modern tarıma karşı daha heyecanlı bir yapının görüldüğünü ifade eden Güngör, yaşanan kuraklık sonrası hiç talep görülmeyen yerlerden bile proje hazırlama talepler gelmeye başladığını kaydetti.
Abdurrahman Güngör, Türkiye’de damla sulama sisteminin sıraya ekilen bitkilerin tümüne yayılmasının mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.
Sektörde faaliyet gösteren Esen Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen de üreticinin bu yıl yaşadığı şok verim düşüşüyle tarımsal sulamanın önemini anladığını, damla sulama konusunda öğrenme ve kullanma istekliliğinin arttığını söyledi.
Bu konuda firmaların da tanıtım ve eğitim çalışması yaptığını dile getiren Esen, girdi maliyetlerini düşürmesi ve en geç 2 senede geri dönüş imkanı bulunması nedeniyle üreticinin teşvikleri kullanarak yatırıma geçtiğini ifade etti.
"ÇİFTÇİ PANİKLEDİ"
Damla sulama yatırımlarındaki artışa rağmen geleneksel sulama için taban sularının kullanılmasında kullanılan dalgıç pompa satışlarında da geçen yaz önemli bir artış yaşandı.
Pompa üreticisi Vansan Genel Müdürü Murat Can Ertöz, sektörde faaliyet gösteren firmaların 2007’de satışlarının en az yüzde 25 oranında artırdığını, ortalama satış artışının yüzde 40’lar civarında gerçekleştiğini kaydetti.
Yaz ortasında kuraklık çeken çiftçinin panikleyerek dalgıç pompaya sarıldığını belirten Ertöz, şunları söyledi:
"Kapasite artışına hazırlıklı olan firmaların satışları yüzde 80’e varan oranda arttı. İyi üreten de kötü üreten de aynı satışı yakaladı.
Taban suyunun çekilmesi nedeniyle elinde pompa bulunan üretici bile daha güçlü motor istedi. Ancak bu satış artışı çok sevindirici değil. Firma olarak çok iyi satış yaptık ama üzgünüz. Çünkü altın yumurtlayan tavuk ölüyor. Ayrıca hazırlıksız ve aniden yapılan satışlar oldu. Kalitesiz ürünlerle Türkiye gelecekte bir pompa mezarlığına dönüşebilir. Satılan her pompanın getirdiği enerji maliyetini de düşününce üzüntümüz bir kat daha artıyor."
Hükümetin
başarılı olması tarımımızı güçlendirir. .
[21:25 - kemal turan turran] yazarın tüm yorumları
Gelecek
yil icin önlemler simdiden alinmaya baslanmali
[21:18 - zekeriya keles] yazarın tüm yorumları